NEDEN AMERİKA’DA DİL EĞİTİMİ

NEDEN AMERİKA’DA DİL EĞİTİMİ

Federal cumhuriyet yönetim sistemi ile idare edilen Amerika Birleşik Devletleri, 50 eyalet ve bir federal bölgeden meydana geliyor. Yaklaşık 10 milyon kilometre kare yüzölçümü ile dünyanın en büyük ülkelerinden biri olan Amerika Birleşik Devletleri, 323 milyon nüfusu ile dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesi konumundadır. Özgürlükler ülkesi olarak adlandırılan Amerika Birleşik Devletleri, hâlâ dünyanın en fazla göç alan ülkeleri listesinde birinci sıradadır. Bu nedenle yabancı dil eğitimi almak isteyen uluslararası öğrencilerin çoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri’ni tercih eder.

Hem deniz ulaşımı hem havayolu ulaşımı açısından dünyanın kalbi kabul edilen Amerika Birleşik Devletleri, birçok milletten insanın bir araya gelerek oluşturduğu bir kültür çeşitliliğine sahiptir. Kendi ülkelerinde kıymet görmeyen bilim adamlarına kapılarını açan ve imkânlar sağlayan Amerika Birleşik Devletleri, bu sayede pek çok buluş ve icadın ana vatanı olmayı başarıyor. Gerek askerî gerek eğitim gerek sivil alanda ihtiyaç duyulan teknolojilerde zirvede yer alan ülke, eğitime verdiği önemi sahip olduğu üniversitelerin eğitim kalitesi ile gösteriyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde insanlar, alışılagelmiş şehirlerin yerine büyük eyaletlere bağlı küçük şehirlerde hayatlarını sürdürüyor. Yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nin değil dünyanın da en gözde kentleri arasında yer alan Los Angeles, sinema tarihinin yazıldığı Hollywood’un ana vatanıdır. Bir başka popüler Amerikan kenti olan New York, ülkenin finans merkezi konumundadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük ve en kalabalık şehri olan New York’ta moda ve sanatın yanı sıra spor alanında da pek çok lider firma faaliyetlerini sürdürüyor. Miami ise yerkürenin en çok turist çeken tatil kentleri arasında zirvede yer alıyor. Bir bilim kenti olan Boston, ev sahipliği yaptığı üniversiteler sayesinde pek çok bilim adamının yaşamak istediği kentler arasında yer alıyor. Bu üniversitelerin araştırma merkezlerinde görev yapan bilim adamları insanlığa ışık tutacak yeni buluşlar gerçekleştirirken ulusal ve uluslararası öğrencileri de bilim ışıkları ile aydınlatıyorlar. Silikon Vadisi ve birçok araştırma merkezinin kurulduğu San Francisco, elit semtleri ve sakin yaşamı ile bir teknoloji merkezini andırıyor. Turistik bölgeleri ve eğlence merkezleri ile ülkenin en keyifli şehirlerinden biri olan Orlando ise Walt Disney ve daha birçok harika mekânı ile çok sayıda turisti ağırlıyor.

Ülkenin resmî dili İngilizcedir ve eğitim kurumlarında İngilizce eğitim verilmektedir. Bu nedenle Amerika’da dil eğitimi almak İngilizce öğrenmek isteyenler için önemlidir. Amerikan üniversiteleri dünya üniversiteleri ile kıyaslandığında her zaman bir adım önde olmayı başarmıştır. Bu nedenle yurtdışında İngilizce eğitimi almak için Amerika’da dil eğitimi veren dünyanın en iyi üniversite ve eğitim kurumlarını tercih etmek en akıllıca yol olabilir. Amerika’da dil eğitimi almanın en büyük artılarından biri de birçok milletten insanın birlikteliği ile kurulmuş olan değişik aksanların kullanılıyor olmasıdır. Amerika’da dil eğitimi veren eğitim kurumları dışında geçirilecek vakitlerde bu aksanlar bireyin İngilizcesine büyük katkılar sağlar. Amerikan üniversiteleri dünyanın en fazla uluslararası öğrenci kabul eden eğitim kurumları olduğundan uluslararası öğrencilere özel önem göstermektedir.

Dünyanın en iyi dil okullarına sahip olan Amerika’da dil eğitimi almak için bir diğer gerekçe ise kaliteli bir eğitime sahip olmasıdır. Başarısızlığa tahammülü olmayan bir ülkedeki eğitim kurumları da başarıya odaklı bir eğitim politikası uyguluyor. Bu eğitim kurumları başarılı öğrenciler yetiştirirken Amerika’da dil eğitimi alan bireyler birçok ekonomik parametrede okul tercih edebilirler. Ayrıca Amerika’da dil eğitimi alırken yalnızca okula değil sosyal hayata da oldukça vakit ayırabilirsiniz. Eğitim kurumları Amerika’da dil eğitimi alan öğrencilerinin keyifli vakit geçirebilmeleri için bulundukları şehirlerde geziler ve organizasyonlar düzenler. Bu etkinliklere katılan öğrenci zamanla kendini oraya ait hissetmeye başlar ve başarı oranı yükselir.

Amerika’da dil eğitimi yalnızca özel eğitim kurumları tarafından değil aynı zamanda kolej ve üniversitelerin ilgili birimleri tarafından da verilmektedir. Eğitim hayatı ve sonrasında bireylerin hayatını doğrudan etkileyen süreçlerde bir adım öne çıkabilmek için Amerika’da dil eğitimi almak oldukça faydalıdır. Uluslararası alanda da yeterlilik anlamını taşıyan Amerika’da dil eğitimi alan bireyler birçok uluslararası firmada da rahatlıkla mesleklerini icra edebilirler. Dil eğitimi bu nedenle ciddiye alınması gereken bir süreçtir ve bu süreçte başarıyı ve kaliteyi arayanlar Amerika’da dil eğitimi almayı tercih edebilirler.

İndirimli Dil Okulları İçin TIKLAYINIZ

Öne Çıkarılmış Yazı

NEDEN KANADA’DA DİL EĞİTİMİ

NEDEN KANADA’DA DİL EĞİTİMİ

Yüz ölçümü bakımından dünyanın en büyük ikinci ülkesi olan Kanada, 37 milyonluk nüfusu ile en yaşanılası yerlerden biri olarak biliniyor. Anglosakson kültürüne sahip sosyal ve kültürel manada zengin bir ülke olan Kanada, hem İngilizce hem de Fransızcanın resmi dil olduğu bir ülkedir. Bu açıdan yabancı dil eğitimi için pek çok uluslararası öğrencinin tercihidir. Çok uluslu bir ülke olmasının yanı sıra sosyal ilişkileri kuvvetli ve anlayışlı insanlardan oluşan bir toplumsal yapıya sahip olması, ister eğitim amaçlı ister yaşama amaçlı olsun ülkelerine gelen göçmenlere karşı saygılı olmalarını sağlıyor. Kanada’da teknolojinin kolay ulaşılabilir olması ve siyasi gerilimlerin neredeyse hiç olmaması ise ülkeyi eğitim almak için en uygun yerlerden biri haline getiriyor.

Her yıl birkaç şehri ile yaşanabilirlik endeksi sıralamasına girmeyi başaran Kanada’da tercih edilebilecek çok sayıda şehir yer alıyor. Nüfusunun yarısından çoğunu göçmenlerin oluşturduğu ve ülkenin en büyük kenti olan Toronto, öğrencilerin de yoğunlukla tercih ettiği şehirlerdendir.  Muhteşem bir doğal güzelliği bulunan Vancauver bir liman kentidir ve şık atmosferi, moda butikleri, spor kulüpleri, plajları ile oldukça canlı bir atmosfere sahiptir. Montreal, Fransızcanın yoğun olarak konuşulduğu ve kültürel etkinlikleri ile öne çıkan bir şehirken Ottawa ise diğer şehirlere göre daha sakin ve sessiz bir kenttir. Okyanusa bakan şehir Halifax, ülkenin ticaret merkezi olmakla birlikte festivalleri, sanat galerileri ve canlı performansları ile adeta bir kültür merkezidir.

Kanada eğitim konusunda dünya standartlarının üzerinde eğitim kurumlarına sahiptir ve Kanada’da dil eğitimi almak pek çok fırsatı da beraberinde getirebilir. Kanada’da eğitim alanında okullara ayrılan gelir oldukça yüksektir. Bu nedenle kişi başına ayrılan eğitim harcaması da önemli boyuttadır. Dolayısıyla Kanada’da dil eğitimi alırken tercih edilen eğitim kurumları, öğrencilere verilecek eğitimin de oldukça kaliteli olmasını sağlar. Bu ülkedeki eğitim kurumlarının verdiği yeterlilik belgesi, öğrencilerin eğitim sürecinden sonraki hayatında onlara büyük bir fayda sağlar. Gerek iş yaşantısında gerek kültürel alanda bireylerin başarılı bir kariyere sahip olmasında önemli bir rol oynar.

Suç oranının oldukça düşük, yaşam standartlarının en üst düzeylerde ve eğitim olanaklarının çok çeşitli olması nedeniyle dil eğitiminde tercih edilen Kanada, bilgisayar ve bilgi teknolojilerinde de oldukça ileri seviyededir. Bu da Kanada’da dil eğitimi almanın önemli sebeplerinden biridir. Artık eğitim alanında pek çok kolaylık sağlayan teknolojiye kolayca ulaşabiliyor olmak, Kanada’da dil eğitimi almak isteyen öğrencileri oldukça cezbediyor.

Kanada’da dil eğitimi sonrası ücretli çalışma olanağı sunulması da öğrenciler için önemli kriterlerden biridir. Yurtdışında eğitimin belli bir bütçeyi gerektiriyor olması, hem çalışmak hem dil eğitimi almak isteyen öğrenciler için önemlidir. Dolayısıyla gerek yerleşke içerisinde gerek dışarıda yarı zamanla çalışma imkânı bulan öğrenciler, kendi bölümleri ile ilgili iş tecrübesi edinme fırsatını yakalarken diğer yandan yabancı dillerini Kanada halkı içinde pratiğe dökme şansına da erişebilirler. İster özel ister devlete ait olsun Kanada’da dil eğitimi veren kurumların kalitesi tartışılmaz.

Kanada’da dil eğitimi almak isteyen öğrenciler, bu kurumlardan alacakları yeterlilik belgelerini ülkelerindeki her kurumda ve okulda kullanabilirler. Kanada’da dil eğitimi almanın bir diğer faydası da dünyanın en demokratik ve en barışçıl toplumlarından birinin kültürünü özümseme fırsatıdır. Dünyanın en düşük suç oranına sahip kentlerinde eğitim alacak öğrenciler, kendilerini ülkelerinde gibi rahat hissedebilirler.

İndirimli Kanada Dil Okulları İçin TIKLAYINIZ

 

Öne Çıkarılmış Yazı

NEDEN AVUSTRALYA’DA DİL EĞİTİMİ

NEDEN AVUSTRALYA’DA DİL EĞİTİMİ

Avustralya’da dil eğitimi almak birçok fırsatı da beraberinde getiriyor. Ülkenin sahip olduğu kültürel değerler ve tatil beldeleri Avustralya’da dil eğitimi almayı düşünen herkesi etkileyecek kadar muhteşemdir. Güney yarım kürede bir ada ülkesi olan Avustralya, altı eyaleti, 24 milyonluk nüfusu ve yüksek yaşam standardı ile pek çok insanın ziyaret etmek istediği gözde ülkelerden biridir. Avustralya’nın sağlık, eğitim ve kişisel özgürlük gibi konularda dünya sıralamasında üst sıralarda yer alması, uluslararası öğrencilerin eğitim almak istediği ülkelerden biri olmasını sağlıyor. Ülkenin dil eğitimi alanında dikkat çekici olmasının sebeplerinden biri de tarihinde İngilizler tarafından sömürgeleştirilen bir ülke olması ve dolayısıyla İngilizcenin başlıca konuşulan dil olmasıdır.

Doğa güzellikleri ile dikkat çeken, çok sayıda milli parkı ve koruma alanı bulunan ülkenin doğal yaşam alanları uluslararası öğrencileri cezbederken eşitlikçi toplum yapısı ve sınıf ayrımcılığının olmaması da öğrencileri eğitim süreci boyunca güvende hissettiriyor. Şehircilik ve mimariye büyük önem veren Avustralyalıların kurdukları pek çok kent dünyanın en yaşanabilir şehirleri listesinin başlarında yer almayı başarıyor. Ülkenin başkenti Canberra 20. yüzyılın başlarında kurulmaya başlanırken günümüzde parlamentonun yanı sıra pek çok bakanlığa ve devlet kurumuna ev sahipliği yapıyor. Yarım milyon nüfusa sahip kentin doğası, harika mimarisi ve sakin hayatıyla biliniyor. Avustralya’nın en meşhur sembol kenti olan Sidney en eski yerleşim beldelerinden biridir. Avustralya’da eğitim, ticaret, sanayi, spor ve sanatın kalbinin attığı Sidney, renkli gece hayatı ve elit yaşam standardı ile diğer Avustralya kentleri arasında bir adım öne çıkıyor. Ülkenin diğer bir kenti Melbourne ise dünyanın en düşük suç oranına sahip ve en yaşanılabilir kentidir. Bu payeyi Melbourne kentine pek çok uluslararası kurum ve kuruluş defalarca layık görmüştür. Tatil beldeleri ile bilinen Brisbane kenti ülkenin üç büyük kentinden biridir. Avustralya’nın diğer önemli kentleri arasında ise Adelaide, Darwin ve Perth bulunuyor.

Avustralya’da öğrencilerin çalışarak yaşam masraflarını rahatlıkla karşılayabilmesi büyük bir değerdir. Bu fırsat Avustralya’da dil eğitimi almak isteyen öğrencileri de cezbediyor. Nitekim Avustralya hükümetinin yüksek ücretli yarı zamanlı çalışma imkânları, Avustralya’da dil eğitiminin uluslararası öğrenciler için paha biçilemez olmasını sağlıyor. Aylık kazanacağı para ile kira ve cep harçlığı gibi masraflarını karşılayabilen öğrenciler, ekonomik kaygılar olmadan eğitim almanın rahatlığını yaşıyorlar. Ekonomik imkânların uygun olmasının yanı sıra Avustralya’daki eğitim kuruluşlarının teknolojiyi iyi takip etmesi ve eğitim kalitesinin yüksek olması da önemli etkenlerden biridir. Avustralya’da dil eğitimi alırken hem kaliteli bir eğitim sürecinden geçebilir hem de ülkenin yüksek yaşam standartları arasında doğal güzelliklerinin keyfini çıkarabilirsiniz.

Bu kaliteli eğitime ek olarak, öğrencilerin Avustralya’da dil eğitimi sonucu kazanacakları deneyimler, eğitim sonrası iş dünyasında da büyük fayda sağlar. Özgeçmişinde Avustralya’da aldığı dil eğitimini belirten bireyler iş dünyasına çok daha kolay atılma fırsatını yakalayabilirler. Avustralya’da dil eğitimi alan öğrencilerin en büyük artısı ise güvenliktir. Birçok Avustralya kentinde suç oranı o kadar düşüktür ki polis sayısı yok denecek kadar azdır. Farklı bir ülkede güvenlik endişesi yaşamak öğrencilerin en büyük endişesi iken Avustralya halkının sağladığı yaşam standardı kabul ettikleri uluslararası öğrencileri de kucaklıyor. Uygulanan yasalar ve yönetmelikler ile tüm hakları korunan öğrenciler, Avustralya’da dil eğitimi alırken her anlamda rahat ve güvenli bir süreçten geçerler. İster aile yanı konaklamayı ister öğrenci yurtlarını ya da kiralık evleri tercih edin, Avustralya’da sorunsuz bir dil eğitimi almak mümkündür.

Öğrenciler dil eğitimi alacakları ülkede unutulmaz anlar yaşamanın da hayalini kurarlar. Avustralya’da dil eğitimi almanın sağlayacağı en büyük faydalardan biri muhteşem plajlar ve kumsallardır. Eğitim sürecinden arta kalan zamanlarda Avustralya’da dil eğitimi aldığınız kentin plajlarında denizin tadını çıkartırken böylesine muhteşem doğaya sahip ülkede büyülenebilirsiniz. Bu etkileyici serüvenin sonunda Avustralya’da dil eğitimi alan bireyler, göçmen kabul etmeye açık olan ülkeye daha sonra temelli olarak yerleşme fırsatı yakalayabilirler. Avustralya’da dil eğitimi alırken bu kültürün etkilerine açık olan bireyler kişisel olarak da büyük gelişim gösterebilirler.

İndirimli Avustralya Dil Okulları İçin TIKLAYINIZ

 

Öne Çıkarılmış Yazı

NEDEN İNGİLTERE’DE DİL EĞİTİMİ

NEDEN İNGİLTERE’DE DİL EĞİTİMİ

Atlas Okyanusu üzerinde Manş Tüneli ile Avrupa kıtasına bağlanan İngiltere, bu özelliği ile uluslararası öğrencilere çok kültürlü eğitim olanakları sunuyor. Geleneklerine bağlı 53 milyonluk nüfusu, görgü kurallarına önem veren ve kültürel etkinlikleri ile dünyaya yayılan bir medeniyeti simgeler. Futbolun vatanı olarak bilinen ülke, sanayi devriminin ilk gerçekleştiği ve hukuk sistemlerinin temellerinin atıldığı yer olarak da ün salmıştır. 19. yüzyıl boyunca dünyanın her yerine uzanan sömürgeleri nedeniyle ‘güneş batmayan ülke’ adı verilen İngiltere, İngilizceyi de tüm dünyanın ortak dili haline getirmeyi başarmıştır. Bu nedenle yabancı dil eğitiminde İngiltere en çok tercih edilen ülkelerin başında gelir.

Eğitim hayatının olmazsa olmazı haline gelen İngilizceyi anavatanında öğrenmek isteyen öğrenciler için İngiltere’de dünya standartlarını aşan çok sayıda dil okulu ve eğitim kurumu bulunuyor. Bu anlamda ülkenin her şehri, hem kültürel ve doğal şartları ile hem de kaliteli eğitim olanakları ile ayrı imkânlar tanıyor. İngiltere’nin kalbi Londra, kasvetli havasına rağmen en çok turistin ziyaret ettiği şehirlerden biri olarak ticari, politik, kültürel ve turistik bir merkez konumundadır. Çok sayıda öğrencinin tercih ettiği Birghton şehri, sanat galerileri, spor faaliyetleri, etkileyici mimarisi, tiyatro, sinema ve müze gibi kültürel mekânları ile canlı bir atmosferi barındırıyor. Ülkenin ikinci büyük şehri olan Manchester, refah düzeyi yüksek olmakla birlikte sanayi ve endüstrinin geliştiği şehir olarak biliniyor. Cambridge, ev sahipliği yaptığı Cambridge Üniversitesi nedeniyle en eski İngiliz üniversite şehri olarak anılıyor. Burada çok sayıda üniversite, kolej ve akademik binaları görebilirsiniz. Oxford da ülkenin öğrenci şehirlerinden biri olarak kabul edilir. Uluslararası alanda büyük bir üne sahip Oxford Üniversitesi ile öne çıkan şehirde adeta bir öğrenci şenliği görmek mümkündür. İngiltere’nin deniz kenarında bulunan ve tatil yörelerinden biri olarak öne çıkan şehri Bournemouth, çok sayıda dil okulu barındırıyor. Eşsiz kumsallarında tatilin keyfini çıkarırken diğer yandan kaliteli dil okullarında eğitim alma fırsatı bulmak mümkündür. Southampton ise Avrupa sanatının gözler önüne serildiği, tarihi mekânları ile görenleri mest eden ve çok sayıda kültürel faaliyetin gerçekleştirildiği bir İngiltere şehridir.

Nüfusun yüzde 25’inden fazlasının İngilizce konuştuğu ve her yıl 600 binden fazla yabancı öğrencinin İngilizce öğrenmek için İngiltere’yi tercih ettiğini düşündüğümüzde ülkenin eğitime verdiği değeri de anlamak mümkündür. Beş yaşından 16 yaşına kadar eğitimin zorunlu tutulduğu İngiltere’de hizmet veren 38 bin okulun 130 tanesi üniversite iken 115 tanesi ise yüksekokuldur. İngiltere’de dil eğitimini tercih eden öğrenciler hem İngilizceyi ana dili olarak konuşan bir kültürün içinde yabancı dillerini geliştirme fırsatı buluyorlar hem de dünyayı etkilemeyi başaran bir ülkeyi keşfetme şansına erişiyorlar. Ayrıca Cambridge Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi ile ünlenen İngiltere’de dil eğitimi, kaliteli içeriği ve donanımlı öğretmenleri ile birçok öğrencinin başarılı olmasını sağlıyor.

İngiltere’de dil eğitimi almak diğer ülkelere göre daha tasarruflu olabiliyor. Çok sayıda dil okulunun bulunduğu İngiltere’de dil eğitimi için özel dil okullarına, kolejlere ve üniversitelere başvurulabiliyor. Ayrıca yabancı öğrenciler tarafından yoğun talep gösterilen İngiltere’de dil eğitiminin daha kaliteli olması için bazı denetlemeler de yapılıyor. British Council tarafından denetlenen ve akreditasyon alınan okulların yanı sıra English-UK de dil eğitimi veren kurumları denetliyor. Böylece İngiltere’de dil eğitimi almayı tercih eden yabancı öğrenciler, güvenilir ve sorunsuz bir şekilde eğitim süreçlerini tamamlayabiliyorlar.

Ülkemize sadece dört saat mesafede olan İngiltere’de dil eğitimi almak ulaşım ve zaman tasarrufu açısından da tercih ediliyor. Kültürel çeşitliliği sayesinde dünyanın her yerinden arkadaş edinebileceğiniz İngiltere’de dil eğitimi alırken İngilizcenizi geliştirmek için çok sayıda fırsat bulabilirsiniz. Eğitim programları açısından çok geniş bir yelpazeye sahip olan İngiltere’de dil eğitimi alırken kendinize uygun olan programı seçmeniz de son derece kolaydır. Dört yılda bir değerlendirmesi ve denetlemesi yapılan eğitim kurumlarında dil eğitimi alırken İngiltere’nin kültürel dokusundan faydalanarak dilinizi geliştirme fırsatı bulabilirsiniz.

İndirimli Dil Okulları TIKLAYINIZ

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Malta’da Dil Eğitimi Hakkında Bilgiler

Malta’da Dil Eğitimi Hakkında Bilgiler

Yurtdışı dil eğitiminde İngiltere, Amerika, Kanada ve Avustralya gibi temel ülkelerin yanı sıra artık Malta da bu liste içerisine dâhil olmuş durumdadır. Küçük bir Akdeniz ülkesi olarak Malta, hem İngilizce dil eğitimi veren kurumları hem de ekonomik yaşam koşulları nedeni ile giderek artan bir oranla öğrenciler tarafından tercih edilmeye devam ediyor. Malta’nın İngilizlerin etkisinde kalarak günlük yaşam dilinden akademik dile kadar İngilizceyi kültürlerinde benimsemiş olmaları da bu ülkede alacağınız eğitimin kaliteli olacağının bir göstergesidir.

1990’lı yılların ortalarından itibaren İngilizce eğitim için önemli bir eğitim merkezi haline gelen Malta, özellikle yaz aylarında dil eğitimi almak isteyen öğrenciler ile dolup taşar. Tabii ki bunun önemli sebepleri vardır. Malta’nın uzun ve göz alıcı sahilleri, öğrencileri hem dil öğrenip hem tatil yapmak anlamında cezbetmektedir. Böylece daha fazla sosyalleşerek İngilizce konuşma düzeylerini ilerletme fırsatı bulabilirler. Yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Malta’daki kültürel zenginlikleri görme fikri de öğrencileri cezbeden diğer bir faktördür.

Dil eğitimi için gidilen ülkede geçirilecek zaman içerisinde hem ekonomik açıdan hem de ulaşım açısından yüksek maliyetler gerekmemesi öğrenciler için en önemli unsurlardan bir tanesidir. Küçük bir ada olduğu için ulaşım kolay ve ucuzdur. Avrupa Birliği’ne üye olması nedeniyle de diğer ülkeler arasında geçiş olanağı bulunur. Bu, aynı zamanda farklı milletlerden insanlarla kaynaşma anlamında da önemlidir.

Otuzun üzerinde dil okulunun bulunduğu Malta’da okul ücretleri de yaşam şartları gibi ekonomiktir. Ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenen bu okulların birçoğu da FELTOM (Federation of English Language Teaching in Malta and Gozo) tarafından akredite durumdadır. Yıl içerisinde 25 binden fazla öğrenci bu nedenlerle Malta’da dil eğitimi almak istemektedir.

Bu dil okullarında genel anlamda İngilizce eğitimi alabileceğiniz gibi özel amaçlara yönelik dil eğitimlerinden de faydalanabilirsiniz. Yoğunlaştırılmış İngilizce, akademik İngilizce, meslekî İngilizce gibi farklı amaçlar için eğitim almanın yanı sıra TOEFL veya IELTS gibi sınavlara hazırlık amaçlı veya üniversitelerin hazırlık programlarında da dil eğitimi alabilirsiniz. Bunların yanı sıra yaz okulu ve birebir programlar da mevcuttur. Tüm bu programlara 2 hafta ile 52 hafta arasında bir süre için katılmanız mümkündür.

Malta, Schengen Bölgesi ülkesidir ve bu ülkede dil eğitimi almak isteyen öğrencilerin 90 güne kadar sürecek eğitimleri için Schengen vizesi, daha uzun sürecek eğitimleri için ise Malta Öğrenci Vizesi almaları zorunludur. VFS Global firması tarafından kabul edilen Malta vizesi başvuruları sırasında deneyimli bir danışman firma ile birlikte çalışmanızı tavsiye ederiz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Malta’nın Tarihçesi ve Dil Okulları Hakkında Temel Bilgiler

Malta’nın Tarihçesi ve Dil Okulları Hakkında Temel Bilgiler

Akdeniz’in göbeğinde bir ada devleti olan Malta, İtalya’nın güneyinde, Tunus’un doğusunda, Yunanistan’ın batısında ve Libya’nın kuzeyindedir. Eski çağlarda Romalıların hüküm sürdüğü ve 19. yüzyılın başlarında İngilizlerin egemenliği altına giren Malta’da o dönemden sonra İngilizce konuşulmaya başlandı. Günümüzde ülkenin resmî dili olan İngilizce’nin öğretilebilmesi için Malta’da birçok dil okulu eğitim veriyor. Yabancı dil öğrenmek, günümüzde öğrencilerin yapması gereken en önemli görevlerden biridir. Öğrenciler imkânları dâhilinde yabancı dil öğrenmeye gayret ederken son yıllarda yurtdışında yabancı dil eğitimi almak oldukça popüler hale geldi. Dil eğitimi için yurtdışı denilince akla Amerika ve İngiltere geliyor. Ancak daha sempatik ve daha ekonomik bir alternatif arayanlar için Malta’daki dil okulları mükemmel bir seçenektir. Malta’da yabancı dil eğitimi alırken ülkenin sahip olduğu doğa imkânları sayesinde unutulmaz bir dönem yaşayabilirsiniz.

Dünyanın ve insanlığın her geçen gün daha da kaynaştığı yeni yüzyılda hızla büyümeyi başaran Malta’da birçok İngilizce eğitimi veren dil okulu hizmete açılmıştır. İngiliz hâkimiyetinin sona ermesine rağmen ülkede İngiliz kültürü hâlâ yaşıyor. Bu nedenle Malta’da yabancı dil eğitimi almak isteyen öğrenciler Avrupa kültürü ile entegre olmuş bir ülkede eğitim alabilirler. Aynı zamanda Avrupa Birliği’ne de üye olmayı başarmış olan Malta’da yaşam standartlarının yanı sıra eğitim standartları da oldukça yüksektir. Malta’daki eğitim kurumları, diğer ülkelerdeki dil okulları ile kıyaslandığında daha ekonomik imkânlarla eğitim vermektedir. Her yıl binlerce uluslararası öğrencinin eğitim ağına dâhil olduğu Malta’da dil okullarının kontrolü Malta Eğitim Bakanlığı tarafından sağlanıyor.

Amerika ve İngiltere ile kıyaslandığında hemen hemen benzer standartlarda dil eğitiminin verildiği Malta dil okullarında öğrencilerin beklentilerini karşılayabilmek adına meslekî ve akademik İngilizce’nin yanı sıra üniversiteye hazırlık için temel yabancı dil eğitimi programları da uygulanıyor. Bu nedenle Malta’da yabancı dil eğitimi almak isteyen öğrenciler, İngilizce seviyelerini ve hangi amaçla eğitim almak istediklerini danışmanlarına bildirmeli ve doğru bir tercih yapmalıdır. Malta son dönemde uluslararası öğrenci sayısını arttırırken Türkiye’den de birçok öğrenci, ülkenin daha ekonomik olması ve yüksek eğitim standardı nedeniyle bu ülkedeki eğitim kurumlarını tercih ediyorlar.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

İngiltere’de Nasıl Daha Ekonomik Dil Eğitimi Alırsınız?

İngiltere’de Nasıl Daha Ekonomik Dil Eğitimi Alırsınız?

İnsanlar kimi zaman yeterli bütçeye ve imkâna sahip olmalarına rağmen doğru tercihleri yapamadıkları için hayallerine kavuşamazlar. İngiltere’de yabancı dil eğitimi almak denilince öğrenciler maddi olarak çok büyük bir paraya ihtiyaç duyacakları yanılgısına kapılabilirler. Elbette ki bu kadar yüksek standartlara sahip bir ülkede eğitim almak belli bir bütçeyi gerektirse de dil okullarının ve ülkedeki yaşam standartlarının doğru kurgulandığında hiç de hayal olmadığını görebilirsiniz. Öncelikle uygun bir dil okulu bulabilir, düzenlenen herhangi bir kampanya varsa buna dâhil olabilir, sabırlı olarak en uygun uçak bileti temin edilebilir, standart bir yaşam maliyeti tutturulabilir ve uygun konaklama seçeneği bulunarak İngiltere’de çok da pahalı olmayan bir eğitim süreci geçirebilirsiniz.

Yukarıdaki seçeneklerin herhangi birinde yanlış tercih yapmak, eğitim hayatınızı maddi ve manevi olarak doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle yurtdışı eğitimi konusunda kendini ispatlamış bir danışmanlık firmasından yardım alabilirsiniz.

Doğru Dil Okulu Tercihi

İngiltere gibi köklü bir geçmişe sahip büyük bir ülkede birçok kent ve bu kentlerde hizmet veren eğitim kurumu bulunuyor. Fazla alternatifin olması akıl karışıklığı yaratabileceği gibi öğrenciler beklentilerini düzgün şekilde sıralarsa bu öğrencinin faydasına olabilir. Öncelikle okul için ayıracağınız maksimum bütçeyi belirleyebilir ve buna uygun olmayan dil okullarını eleyebilirsiniz. Ardından eğitim konusunda sizin beklentilerinizi karşılamayacağını düşündüğünüz okulları eleyebilirsiniz. Geriye kalan dil okulları içerisinde hangi şehirde yaşamak daha ekonomikse onu tercih edebilirsiniz. Elbette ki hayatı boyunca yurtdışına çıkmamış ve uluslararası hiçbir tecrübesi bulunmayan öğrenci, bu alanda doğru tercihleri gerçekleştiremez. Bu sebeple mutlaka bir danışmana başvurmalısınız.

Eğitim Kampanyaları ve İndirim Fırsatları

Her ne kadar yabancı dil eğitimi veren kurumlar birer eğitim kurumu olsalar da bir yandan da ticari faaliyet gösteren kurumlardır. Tüm ticari kurumlarda olduğu gibi eğitim kurumları da daha fazla öğrenci çekebilmek adına kampanyalar ve indirimler gerçekleştirebilirler. İşte bu kampanyalardan ve indirimlerden yararlanarak çok daha ekonomik bir okul seçebilirsiniz. Elbette ki bu kampanyaları veya indirimleri beklerken sürenin aleyhinize işlemesine izin vermemelisiniz.

Yurtdışı Serüveni ve Uçakla Seyahat

Yurtdışına çıkmak başlı başına bir serüvendir. Yurtdışında eğitim almanın dışında yurtdışına çıkmak bile insana birçok katkı sağlar. Yurtdışına daha ucuz yollarla çıkabilmek için de birçok püf noktası var. Bunlardan en önemlisi uçak biletinin daha uygun şartlarla satın alınmasıdır. Öğrenciler için en büyük problem, gidecekleri ülkeye ucuz bir bilet bulmaktır. Özellikle uluslararası öğrencilerin yurtdışına çıkmak için benzer tarihleri tercih ettiği dönemlerde bilet fiyatları oldukça yükselebilmektedir. Ancak planlı hareket eder, gidiş ve dönüş tarihinizi net şekilde belirleyebilirseniz gidiş-dönüş biletinizi aynı anda alarak ciddi anlamda tasarruf yapabilirsiniz. Bilet konusunda da danışmanlık firması ile çalışmanın size sağlayacağı birçok fayda bulunur. Danışmanlık firmaları, kimi zaman öğrencilere bedava uçak bileti sağlayabilirken bunun sağlanamadığı durumlarda öğrencilerin kendi imkânlarıyla elde edemeyecekleri kadar ucuz uçak bileti de sağlayabilirler.

Konaklama Planlaması

Bilmediğiniz bir ülkede en büyük endişeniz güvenlik olacaktır. İngiltere, güvenlik anlamında endişe etmeyeceğiniz nadir ülkelerden biridir. Ancak yine de yabancı olduğunuz bir ülkede kendinizi en rahat hissedeceğiniz konaklama alternatifi aile yanında konaklamadır. Eğer bir danışmanlık firması ile çalışıyorsanız onlar sizin adınıza en mantıklı aileyi tespit edip sizi onlarla irtibatlandırır. Aile yanında kalırken sabah ve akşam yemeklerini onlarla yiyebilirsiniz. Yemek kültürü olarak çok da yabancı sayılmayacağınız İngiltere’de aileler sizler için güzel yemekler hazırlayarak mutlu olmanızı sağlarlar. Ayrıca pratik yapmak için birilerini aramazsınız. Aile fertleri canı gönülden size yardımcı olurlar. Ülke sınırlarının dışına çıktıktan sonra yaşayacağınız özlemi de gidermek adına aile yanında konaklama önemlidir.

Ülkedeki Yaşam Standardı ve Maliyetler

İngiltere’de kendiniz için en mantıklı okulu tercih ettikten sonra ucuz bir uçak bileti satın alıp ülkeye ayak bastıktan sonra esas giderleri göz önünde bulundurmalısınız. En temel ihtiyaç yemek olduğu için aile yanında konaklayan öğrenciler daha ucuz maliyetlerle bu ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Sabah evde kahvaltı yaptıktan sonra okula gelen öğrenciler, marketlerden satın alınan sandviçlerle öğle yemeklerini yiyebilirler. Akşam eve gittiklerinde de yemek hazır olacağı için bu konudaki masrafları oldukça aşağı çekmeyi başarırlar. Eğer öğle yemeklerini dışarıda yemek istiyorsanız her köşe başında bulabileceğiniz fast food restoranları yerine küçük İtalyan lokantalarını tercih edebilirsiniz. Burada sıcak ve özel yemekler fast foodlar ile hemen hemen aynı maliyetlere servis edilir.

Öğrencilerin diğer gider kalemlerinden biri de yol harcamalarıdır. İngiltere’de toplu taşıma araçlarını kullanmak için aylık abonman kartlarından alarak seyahat edebilirsiniz. İngiltere’nin bazı kentlerinde öğrenciler çok daha ucuza bu kartları satın alabilirler. Ayrıca sizlere tavsiye edilen aileler arasında okula yürüme mesafesinde olan bir alternatif varsa onu tercih ederek bu masraftan da kurtulabilirsiniz.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

İngiltere’de Dil Okullarının Kalitesi ve Eğitim Programları

İngiltere’de Dil Okullarının Kalitesi ve Eğitim Programları

Eğitim, bilinmeyen bir konu veya uzmanlık alanının öğrenilme sürecidir. İnsanlar bir şey öğrenmek için farklı yollar ve yöntemler deneyebilirler. Konu yabancı dil öğrenimi olduğunda ise yapılabilecek en mantıklı tercih, o dilin anavatanında eğitim almak olacaktır. İngilizce dil eğitimi konusunda birçok ülkede birçok üst düzey eğitim kurumu bulunsa da İngiltere bu konuda zirvede yer alıyor. Dilin öğrenim sürecinde okulun ve eğitim sisteminin büyük etkisi olsa da pratik yapmak ve konuşabilmek önemlidir. İngiltere yıllar içerisinde yabancı dil eğitimi veren üniversite ve diğer eğitim kurumlarının standardını arttırarak daha fazla uluslararası öğrenciyi ağırlamayı başardı. Türkiye’den de birçok öğrenci yurtdışında dil eğitimi almak için farklı ülkelere seyahat ederek hayallerinin peşinde koşuyorlar. İngiltere ülkemize yakın konumu ve yaşam standartları nedeniyle birçok Türk öğrencinin de ilk tercihleri arasında yer alıyor.

İngiltere’nin eğitim standartları, dünyanın en eski eğitim yuvalarına ev sahipliği yapmanın da etkisi ile üst düzeydedir. İngilizlerin eğitim alanındaki göz bebeği olan ve birçok başarılı öğrenci yetiştiren Oxford ve Cambridge üniversitelerinin de aralarında bulunduğu birçok İngiliz üniversitesi dünyanın en iyi üniversiteleri arasında üst sıralarda kendilerine yer buluyor. Ülkenin sahip olduğu doğal güzelliğin yanı sıra muhteşem mimari ile dizayn edilmiş şehirler ve tarihten günümüze miras kalan kaleler, yapıtlar ve saraylar görenleri kendine hayran bırakmayı başarıyor.

Yağmurların kuşattığı bu muhteşem ülkede dil eğitimi önemli ve özel bir sektör haline gelmeyi başardı. Bunun başarılması için eğitim kurumları sıkı denetimlere tâbi tutulurken uluslararası öğrencilere birçok alanda özel hizmetler sunulması planlandı. Ayrıca Londra’da hızla artan dil okulları ve kolejlerin ardından ülkenin diğer şehirlerinde de yeni eğitim kurumları artmaya başladı. İngiltere’de eğitim veren kurumların denetlenmesi görevi, British Council ve English UK’e verilmiştir. Kurullar diğer eğitim kuruluşlarının tekel oluşturmasını ve kaliteyi aşağı düşürmesini engellemek için çalışırken müfredatın başarısını da sağlamak için görev yapıyorlar.

Öğrencilerin rahat hissetmeleri ve başarılı olabilmeleri için iki farklı eğitim programı uygulanan İngiliz dil okullarında saat aralıkları öğrencilere bırakılmıştır. Haftalık olarak planlanan programlarda öğrenciler dilerlerse haftada 20 saat ders görürler. Bu programda dersler sabah 09.00 ile 13.00 arasında gerçekleşir. Haftada 30 saatlik programı tercih eden öğrenciler ise 09.00 ile 15.00 arasında derslere katılabilirler ve bu sayede dil eğitimlerini daha hızlı tamamlayabilirler.

Öne Çıkarılmış Yazı

İngiltere’de Dil Eğitimi İçin Tercih Edilecek En İyi 5 Şehir

İngiltere’de Dil Eğitimi İçin Tercih Edilecek En İyi 5 Şehir

İnsanlık tarihinin en köklü geçmişe sahip devletlerinden biri olan İngiltere, büyük medeniyetinin yanı sıra kültürel olarak diğer ülkeler arasında da özel bir konumdadır. Ülkenin yetiştirdiği şair ve yazarların eserleri bugün dahi edebi olarak geçilememiştir. Ayrıca İngilizler birçok sporun da mucidi olarak isimlerini tarihe yazdırmıştır. Elbette bir milletin sanatsal, kültürel veya spor alanında ilerleyebilmesi için eğitim ana faktördür. İngilizler de eğitim anlamında kendilerine has bir eğitim sistemi kurgulamış ve bu alanda da hayli başarılı olmuşlardır. Kültürel ve ekonomik olarak 1900’lü yılların başında tüm dünyayı etkisi altında bırakan İngiltere’nin resmî dili İngilizce, tüm dünyanın ortak dili olmayı başardı. 21. yüzyıla geldiğimizde artık İngilizcenin diğer diller üzerinde tartışılamaz bir hâkimiyeti olduğu tüm dünya tarafından kabul ediliyor. İngilizce eğitimi için bu dilin ana vatanı İngiltere’yi tercih etmek öğrencilerin yapabileceği en doğru seçimdir. Peki, İngiltere’nin dil eğitimi alanında en gözde beş şehri hangileridir?

Londra

Geçmişte güneş batmayan imparatorluğun en önemli kentlerinden biri olan ve günümüzde İngiltere’ye başkentlik yapan Londra, yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip elit ve özel bir şehirdir. İngiliz ticareti, sanayisi ve biliminin de başkenti olan Londra’da eğitim veren dil okulları diğer şehirlerdeki dil okullarına göre çok daha kalitelidir. Londra, yabancı dil eğitimi almak isteyen uluslararası öğrencilerin tercih ettiği kentler arasında zirvede yer alır.

Yalnızca Birleşik Krallığın değil İngilizcenin de başkenti olan Londra, geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi bugün de önemini koruyor. İngiltere’nin ticari, siyasi, ekonomik ve kültürel olarak en önemli kenti olan Londra’da sosyal yaşam da bir o kadar keyifli ve zengindir. Başkentte yaşayan herkesin öğrencilere ve yabancılara alışık olması şehirdeki sosyal yaşamın da bir o kadar kolay olmasını sağlıyor. İngiliz milleti her ne kadar soğuk bir millet olarak bilinse de en kibar ve saygılı toplum olarak da öne çıkar. Alışverişte, kasalarda, bankalarda ve sosyal hayatın içinde yer alan pek çok noktada görgüsüzlükten ve kabalıktan eser göremeyeceğiniz şehirde bu konularda sorun yaşamak mümkün değildir. Bu anlamda öğrencilerin rahatlıkla sosyalleşebileceği bu şehirde dil pratiği yapmak ve bir yandan da gezerek kültürel birikimi arttırmak son derece kolaydır.

Gezilebilecek çok yerin olduğu Londra’da ücretsiz müzelerde kültürel deneyim edinmek mümkündür. İnsanlığın kültürel tarihinde büyük bir öneme sahip olan Londra çok sayıda müzeye sahiptir ve neredeyse tüm müzeler halkın kültürel olarak köklerinden uzaklaşmaması için ücretsiz olarak herkese açıktır. Ünlü İngiliz Müzesi içerisinde Osmanlı’nın da yer aldığı dünyanın farklı uygarlıklarından getirilen eserler sergilenirken Bilim Müzesi’nde ise bilim tarihinin geçmiş örnekleri ve canlandırmaları sunuluyor. Yaz aylarında tema parklarında güzel vakit geçirmenin mümkün olduğu şehirde diğer bir önemli etkinlik de tiyatrolardır. Dünyanın en köklü tiyatrolarının bulunduğu Londra’da çeşitli oyunlar, gösteriler ve müzikaller günün her saati meraklılarıyla buluşuyor. Ayrıca dünya müzik sektörünün merkezlerinden biri sayılan Londra’da her tarzdan müzik konserleri de bulunabiliyor. İngiltere’nin en önemli sanatçılarına ev sahipliği yapan şehrin publarında uluslararası pek çok şarkıcıyı keşfetmek de mümkün oluyor. Kültürel yaşam içerisinde büyük bir yeri olan spor faaliyetleri açısından da gelişmiş olan Londra’da futbola oldukça önem veriliyor. İnsanların takımlarına tutkuyla bağlı olduğu şehirde Arsenal, Chelsea ve West Ham United gibi dünya takımlarının maçları tıklım tıklım doluyor ve adeta futbol şöleni yaşanıyor.

Londra, yaşamsal giderler açısından dünya üzerinde pahalı olarak bilinen şehirlerden biridir. Bu kadar güzel ve popüler bir kentte dil eğitimi alabilmek için elbette ki bazı ekonomik koşulları yerine getirmek gerekir. Ancak Londra başka kentlere göre daha pahalı olarak görülse de kaliteli eğitim kurumlarına sahip olması ve başkent olması nedeniyle diğer kentler ile kıyaslandığında pahalı olması normaldir. Okul ücretleri haricinde ortalama öğrenci masraflarının ayda 800 ile 850 Pound arasında değiştiği bilinen Londra’da haftalık kira ücretleri 70 ile 400 Pound arasında değişiklik gösteriyor. Ulaşım ağının son derece gelişmiş olduğu şehirde, metro, otobüs, tren, bisiklet, taksi ve tur otobüslerini kullanmak mümkündür. Toplu taşıma araçlarının birbirine yakın fiyatları olmakla birlikte aylık otobüs ücreti 35 Pound olarak biliniyor. Dünyanın kozmopolit şehirlerinden biri olan Londra’da yabancı kökenli farklı insanların kendi damak tatlarına uygun yerleri bulmaları son derece rahattır. Öğrencilerin konaklama tercihlerine göre yeme seçenekleri de değişebilir. Öğrenci yurtlarında kalanlar yurtta çıkan yemekleri tercih edebileceği gibi otelde kalanlar ise “fast food” veya “meal deal” adı verilen ekonomik menülerden gereken besinleri alabilirler. Şehirde yeme içme masraflarına gelince haftalık 100-150 Pound arası olduğu söylenilebilir.

Kalacak yer ücretlerinin haftalık olarak alındığı Londra’da farklı konaklama seçeneklerinden yararlanmak mümkündür. İlk akla gelen konaklama alternatifi olan öğrenci yurtları şehirde çok sayıda mevcutken bu yurtlar şehir ile entegrasyon sorunu yaşayan öğrenciler için oldukça iyi bir seçimdir. Diğer bir seçenek olan aile yanı konaklamada İngiliz toplumunun kültürü içinde yoğrularak iyi vakit geçirebilirsiniz. Bilmediğiniz bir şehirde size yol gösterecek bir ailenin yönlendirmesi son derece önemlidir. Konaklama seçenekleri arasında yer alan İngiliz otelleri, pahalı bir alternatif olmaları nedeniyle çok rağbet görmese de parasal açıdan sorunu olmayan öğrencilerin tercih edebileceği yerlerdir. Son olarak mutfak, banyo ve oturma odalarının ortak kullanım alanı olarak belirlendiği öğrenci evleri de Londra’da çok sayıda bulunuyor. Yalnız yaşamaktan çekinen ve daha sosyal bir eğitim hayatına sahip olmak isteyen öğrenciler açısından uygun olan bir alternatif olduğu söylenilebilir.

Oxford

Dünya üniversitelerinin ilham kaynağı olan Oxford Üniversitesi’nin yer aldığı Oxford kenti, başkent Londra’ya yakın, düşük nüfuslu bir şehirdir. Şehir nüfusunun üçte biri kadar öğrencinin hayatını sürdürdüğü kentin ana çekim gücü Oxford Üniversitesi’dir. Bir eğitim ve bilim şehri olan Oxford’da dünyanın en kaliteli dil okulları uluslararası öğrencilere eğitim sağlıyor. Ayrıca yabancı dil eğitimi için şehirde bulunan tüm öğrenciler, dünyanın en eski üniversitelerinden Oxford Üniversitesi’nin kampüsü ve kütüphanesinde unutulmaz deneyimler yaşayabilirler.

Nüfusunun yaklaşık dörtte birini öğrencilerin oluşturduğu bu şehre çok farklı milletlerden uluslararası öğrenciler gelmeye devam ediyor. Ortaçağ’dan kalan binaları ile tarihin köklerini yansıtan ve tarihini modern yaşam ile bütünleştiren Oxford’da hoşça vakit geçirilebilecek çok sayıda kütüphane ve kafe bulunuyor. Şehrin tarihiyle tanışmak için en iyi seçeneklerden biri olan Oxford Müzesi öğrencilerin ilk uğrak yeri olurken Ashmolean Müzesi ve Modern Sanat Müzesi ise diğer ilgi çekici kültürel mekânlar arasında yer alıyor. Müzelerin yanı sıra kültürel alanda pek çok faaliyetin takip edilebileceği şehirde drama, dans, bale, opera ve müzikal gibi sanatsal aktiviteler de fazlasıyla bulunuyor. Canlı organizasyonların her köşede gerçekleştirildiği bu şehirde, Sheldonian Anfitiyatrosu’nun veya Christ Katedrali’nin görkemli yapısı içerisinde öğrenciler tarafından düzenlenen çok sayıda konser ve yapım da sergileniyor. Özellikle caz müziğin öne çıkarak çevreyi sardığı Oxford’da pub, kulüp, kafe ve komedi aktivitelerinin gerçekleştirildiği mekânlar da oldukça ilgi çekiyor.

Bir üniversiteler şehri olarak Oxford’da dil eğitimi almak oldukça ayrıcalıklı bir durumdur. Başkent Londra’ya yakın mesafede bulunan şehirde günün her saati ulaşım mümkün olmakla birlikte güvenli ve hareketli bir yaşam içerisinde eğitim almak mümkündür. Elbette ki böyle bir şehirde kaliteli eğitim almanın maddi karşılığı da olmaktadır. Eğitim masrafı haricinde yaşam masraflarına bakıldığında Oxford’da yaşamanın diğer şehirlere oranla biraz daha üst düzeyde yer aldığını söylemek mümkündür. Yeme içme alışkanlığı olarak genellikle dışarıda yemek yemeyi seven İngilizlere ayak uydurabileceğiniz Oxford’da farklı milletlerin damak tatlarına uygun restoranlarda yemek yenilebiliyor. Oxford’da ekonomik bir restoranda yemek yemek için yaklaşık 12 Pound ödemek gerekirken daha kaliteli restoranlarda ücret 25 Pound’a kadar çıkabiliyor. Yemeğini kendi yapacak olan öğrenciler için temel ihtiyaçlara verilecek toplam ücret ise 40 ile 50 Pound arasında değişiyor. İngiltere’nin pek çok şehrinde olduğu gibi Oxford’da da ulaşım son derece rahattır. Otobüs ve tren gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra taksiler de her gün hizmet verir. Taksilerde kilometre başına 2 ile 4 Pound arasında ücret farklılığı olabiliyor. Toplu taşımalarda ise 2 Pound’a tek kullanımlık bilet alınabileceği gibi 50 Pound’a aylık biletlerden de alınabiliyor.

Her şehirde olduğu gibi Oxford’da da öğrencilerin konaklayabileceği farklı alternatifler bulunuyor. Bunlardan en popüler olanı öğrenci yurtlarıdır. Diğer öğrenciler ile birlikte ortak yaşam alanında kalınabilen öğrenci yurtlarında hazır yemekler çıkabildiği gibi öğrenciler kendi yemeklerini yapma fırsatını da bulabiliyorlar. Daha güvenli ve eğitime katkı sağlayabilecek bir alternatif olan aile yanı konaklama alternatifinde ise öğrenciler yemeklerini kaldıkları aile ile birlikte yiyebilirken kaldığı şehrin kültürünü benimseme açısından da daha kolay bir ortamda bulunmuş oluyor. Misafirperver ve arkadaş canlısı bir ailenin yanında öğrenciler rahatlıkla dillerini pratik yapma imkânı bulabilirler. Bu seçeneklerin yanı sıra maddi durumu yeterli olan öğrenciler için otel seçeneği de mevcuttur. Oxford’da öğrencilere uygun kalınabilecek çok sayıda otel bulunuyor. Son olarak birkaç öğrenci birleşerek kiralanabilen öğrenci evleri de konaklama alternatifleri arasında yer alıyor. İster tek daire olsun ister bir dairenin tek odası olsun kiralama yöntemi ile iki veya üç kişi olacak şekilde konaklamak mümkündür.

Cambridge

Dünyanın ve İngiltere’nin en eski ve en kaliteli üniversitelerinden biri olan Cambridge Üniversitesi’nin faaliyetlerini sürdürdüğü Cambridge kenti, sakin ve sıradan bir İngiltere şehridir. Büyük şehirlerin debdebesi ve karmaşasından uzak kalmak isteyenlerin ilk tercihi olan kent, başkente yakın konumu nedeniyle ülke için özel bir yere sahiptir.

Dünya çapında kaliteli eğitim veren üniversiteleri ile öne çıkan Cambridge, 2000’li yıllara dayanan tarihi sayesinde prestijli ve kültürel açıdan zenginliği ile biliniyor. Son derece güzel mimariye sahip tarihi binalarla donatılmış olan bu şehre genç ve parlak zihinlerin kimliği yansıyor. Şehir yapısının yanı sıra kırsal alanlardaki manzaralarının da dikkatleri üzerine çektiği Cambridge, her yıl dört milyona yakın öğrenci tarafından ziyaret ediliyor. Mimari ve tarihi yapısının yanı sıra kültürel yaşamı da oldukça renkli olan şehirde çok sayıda tiyatro, modern sanatlar, sinema ve çeşitli kültürel etkinliklere rastlamak mümkündür. Şehir merkezi etrafında çevrelenmiş çeşitli müzelerinde çok sayıda tarihi ve kültürel eserin sergilendiği Cambridge’te otobüs turları da oldukça meşhurdur. Şehrin tüm turistik bölgelerinin gezilebildiği otobüs turları sayesinde öğrenciler şehrin kültürel yapısını keşfedebilirler. Ayrıca çok sayıda tiyatro salonuna sahip olan şehirde drama ve komedi türlerinde sergilenen oyun, konser ve operalar da izlenebiliyor.

Yürüyerek dolaşmanın son derece kolay olduğu Cambridge şehri, farklı ulaşım alternatifleri ile dikkat çeker. Cambridge trenleri sayesinde çevresindeki yakın şehirlerin hepsine kolayca ulaşılabildiği gibi otobüs servisleri ile şehir içinde rahatlıkla her noktaya gitmek mümkündür. Taksiler ise telefon ile çağrılabildiği gibi duraklardan da ulaşılabilir. Diğer İngiltere şehirlerinde olduğu gibi Cambridge’te de tek kullanımlık ve aylık biletler ile ulaşım sağlanıyor. Tek kullanımlık bilet fiyatı 2,40 Pound iken aylık bilet için 52 Poundluk bir ücret ödenmesi gerekiyor. İlgi çekici yemek mekânlarının bulunduğu şehirde neredeyse her sokakta öğle yemeği yenilebilecek bir mekân yer alıyor. Amerikan, İngiliz, Çin, Fransız, Yunan, Hint, İtalyan ve diğer dünya mutfaklarından çok değişik tatların tadılabileceği Cambridge’te orta seviyeli bir restoran yaklaşık 25 Pound ile leziz yemekler yenilebiliyor. Market alışverişi ise temel ihtiyaçlar için yaklaşık 35 Pound ile karşılanabiliyor. Cambridge’te konaklama ücretleri kiralık evde kalmayı tercih edenler veya öğrenci evi, öğrenci yurdu gibi seçenekler için farklılık gösteriyor. Kirada kalanlar için faturaların ortalama miktarının yaklaşık 175 Pound olduğu söylenebilir.

Cambridge’te öğrenciler için konaklama seçenekleri arasında en çok tercih edilen aile yanı konaklama oluyor. Yabancı öğrencilerin dil öğreniminde onlara yardımcı olmaya hevesli olan İngiliz ailelerinin evlerini açması, uluslararası öğrenciler için bir fırsat olarak görülüyor. Danışmanlık hizmeti veren firmaların özel olarak tavsiye ettiği aile yanı konaklama seçeneğinde bir ev sıcaklığında rahatça dil eğitimi almak mümkündür. Diğer bir konaklama seçeneği olan öğrenci evleri bir evin farklı odalarını kiralama şeklinde kullanılabiliyor. Mutfak, banyo ve oturma odasının ortak alan olarak kullanıldığı öğrenci evlerinde birden fazla kişi ile birlikte kalınabiliyor. Genellikle öğrencilerin ilk aklına gelen konaklama seçeneği olan öğrenci yurtları ise eğitim açısından ileri seviyeye ulaşmış Cambridge şehrinde önemli bir yer kaplıyor. Özellikle şehre entegre olma konusunda sorun yaşayan öğrenciler için öne çıkan bir alternatif oluyor. Daha bağımsız şekilde konaklamak isteyen ve ekonomik durumuna güvenen öğrenciler için ise bir otelde kalmak veya bir daire kiralamak seçenekleri de bulunuyor.

Brighton

Deniz kıyısında bol yağmur alan harika bir İngiliz şehri olan Brighton, birbirinden özel dil okullarına ev sahipliği yapıyor. Küçük bir yüzölçümüne sahip olan Brighton, ülkemizdeki birkaç ilçe ebatlarındadır. Yalnızca dil eğitimine odaklanmak isteyen öğrenciler, muhteşem bir doğaya sahip olan Brighton’da yabancı dil eğitimi alabilirler.

Hem yazlık bir şehir olması hem de canlı bir yapıya sahip olması nedeniyle hareketi seven öğrenciler için uygun olan Brighton, bünyesindeki dil okulları ve üniversiteleri ile kaliteli bir eğitim veriyor. Sıradışı festivalleri ile öne çıkan şehirde yapılabilecek kültürel faaliyetler arasında müze gezileri, gece kulüplerindeki eğlenceler ve büyük mağazalarda alışveriş çılgınlığı yer alıyor. Özel araçlara göre çok daha fazla kullanılan bisikletlerin caddeleri doldurduğu Brighton’da sade ve eğlenceli bir eğitim süreci geçirmek mümkündür. Sealife Center’da çeşitli deniz canlılarını izlemek, sahil kesimindeki barlarda vakit geçirmek ve mükemmel peyzajlı parklarında dolaşmak da en çok tercih edilen faaliyetler arasında yer alıyor. El sanatlarından tarihsel kıyafetlere ve resim işçiliğine kadar pek çok eserin sergilendiği Brighton Müzesi ve Sanat Galerisi şehri ziyaret edenlerin uğrak yeri olurken şehrin gezilmesi gereken parklarından biri olan Preston Park ise her gün ziyaretçilere hizmet veriyor.

İngiltere’nin tüm kentlerinde yaşam standartları ve kalitesi birbiriyle paralellik gösterse de küçük bir şehir olan Brighton daha ekonomik bir kenttir. Brighton’ı birbirine bağlayan tren hatları ve otobüs rotalarını kullanarak şehrin tüm bölgelerine ulaşım sağlamak oldukça kolay. İngiltere’nin en güzel tatil şehirlerinden biri olan Brighton’da bisikletler en popüler ulaşım araçları arasında yer alıyor. Ayrıca küçük yüzölçümüne sahip bu kentte yürüyerek de birçok noktaya ulaşmak kolayca mümkün. Toplu taşıma araçlarında tek kullanımlık bilet için 2,40 Pound ücret vermek gerekirken aylık bilet için ise 69 Pound ücret vermek gerekiyor. Evde yemek yemek kültürünün çok yaygın olmadığı Brighton’da dünyanın farklı mutfaklarından lezzetlerin sunulduğu restoranlar tüm gün misafirleri ağırlıyor. Türk damak tadına hitap eden İtalyan ve Yunan restoranlarında günün her öğünü lezzetli ve ekonomik yemekler tüketilebilir. Ayrıca global fast food restoranları da gece geç saatlere kadar hizmet veriyor. Ucuz bir restoranda 10 Pound ile yemek yenilebilirken daha lüks restoranlarda yaklaşık 25 Pound ile yemek yemek de mümkündür. Temel ihtiyaçların yer aldığı bir market alışverişi için ise yaklaşık 40 Pound vermek gerekebiliyor. Konaklama alanında ise Brighton şehrinin diğer İngiliz kentlerine göre daha ekonomik şartlara sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Öğrenci evleri, öğrenci yurtları, oteller ve aile yanı konaklama alternatiflerinin bulunduğu Brighton şehrinde öğrenciler kendilerine en uygun seçeneği tercih edebilirler. Kurumların yönettiği öğrenci yurtları, birkaç öğrencinin birleşerek kiraladığı öğrenci evleri ve aile yanı konaklama seçenekleri tek başına kalmak istemeyen öğrenciler için uygun olurken oteller ise daha özgürce konaklama fırsatı arayan öğrenciler için uygun olabilir.

Bristol

Güney İngiltere’de klasik bir İngiliz kenti olan ve diğer şehirlere göre daha ucuz ve kolay bir yaşam standardına sahip Bristol, bir öğrenci kenti olarak bilinir. Şehrin konumu başkente ve büyük şehirlere uzak olsa da eğitim kalitesi İngiliz eğitim sisteminin en iyileri arasında yer alıyor.

Geçmiş tarihinde İngiltere’nin en büyük üç şehrinden biri olan ve günümüzde de bulunduğu bölgede önemli bir yere sahip olan Bristol’de birbiri ile oldukça kaynaşmış bir toplumsal yapı vardır. Bu anlamda sahip olduğu kültürel zenginlikler ile dikkat çeken ve 1000 yıllık bir geçmişe sahip olan şehirde klasik bir İngiliz şehrinin özellikleri görülür. Kültür merkezleri, tarihi caddeleri, köprüleri, müzeleri ve renkli sosyal hayatı ile Bristol vakit geçirmek için oldukça keyifli bir şehirdir. Buna ek olarak dünya çapında en sevilen müzik gruplarından biri olan Massive Attack de bu şehirden dünyaya sesini duyurmuştur.

Şehir içi ulaşım oldukça gelişmiştir ve toplu taşıma araçları içerisinde yoğun olarak otobüsler tercih edilir. Şehrin hemen hemen her tarafına hizmet veren otobüsler ile ulaşım oldukça kolaydır. Otobüslerin yanı sıra ulusal demiryolu ulaşım ağının merkezinde yer alan şehirde trenlerle de ulaşım tercih edilebilir. Toplu taşıma araçlarında tek kullanımlık veya aylık biletler kullanılır. Tek kullanımlık bilet 2 ile 3 Pound arasında değişirken aylık bilet ise 50 ile 60 Pound arasında değişiklik gösterir. Dışarıda yemek yemek isteyenler için sayısız restoranın bulunduğu şehirde her Çarşamba ve Pazar günü açılan özel pazarlardan alışveriş yapılabilir. Caddeler boyunca sıralanan kafe ve barlar ise hem güzel vakit geçirmek hem de yemek yemek için uygun mekânlardır. Dış mekânlarda yemeyi tercih edenler için ortalama bir ziyarette 25 Pound harcamak mümkünken yemeğini kendi hazırlamak isteyenler için market alışverişine ise yaklaşık 40 ile 50 Pound arasında bir miktar harcanabilir.

Bristol’de konaklama seçeneklerine bakıldığında diğer İngiliz şehirlerine göre pek farklı olmadığı görülebilir. Her şehirde olduğu gibi Bristol’de de uluslararası öğrencileri kabul eden pek çok öğrenci yurdu bulunuyor. Dileyen öğrenciler bu yurtlarda diğer öğrenciler ile birlikte konaklayabilirken dileyenler ise İngiliz ailelerinin yanında konaklama seçeneğini de tercih edebilir. Bunların yanı sıra Bristol şehir otellerinde kalabilir veya son seçenek olan öğrenci evlerinde konaklamayı isteyebilirsiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

İngiltere Öğrenci Vizesi

İngiltere Öğrenci Vizesi Hakkında Bilgiler

Dil eğitimi için en çok tercih edilen ülkelerden biri olan İngiltere’ye gitmek için ilk aşamalardan birisi vize almaktır ve bu aşama en önemli safhalardan biridir. Çünkü bu vizeyi alamazsanız İngiltere’de dil eğitimi hayaliniz de maalesef sona erer. Dolayısıyla vize başvuru sürecine iyi hazırlanmak sizin için çok önemlidir.

İngiltere’de eğitim amaçlı olarak altı ay gibi kısa dönemli vize talebinde bulunabileceğiniz gibi iki yıllık veya beş yıllık olmak üzere uzun dönemli vize talebinde de bulunabilirsiniz. İngiltere vizesi almak diğer ülke vizelerine göre biraz daha zordur. Örneğin iki yıllık vize başvurusunda bulunmanıza ve ona göre ücret yatırmanıza rağmen yetkililer size altı aylık vize çıkarabilirler. Bu anlamda vize sürecinde görevlileri etkilemeniz, ikna etmeniz ve eğitim sürecinizin ne kadar olduğu konusunda onları bilgilendirmeniz çok ama çok önemlidir.

Alabileceğiniz farklı vize türleri vardır. Bunlardan kısa dönemli öğrenci vizesi daha rahat alınabilirken Tier 4 öğrenci vizesi ise biraz daha geniş haklara sahip olduğu için daha zor alınır. Kısa dönemli öğrenci vizesi için belirli bir İngilizce seviyesine sahip olmanız gerekmiyor ancak bu tür bir vize aldığınız zaman uzatma şansınızın olmadığını belirtelim. En fazla altı aya kadar alabileceğiniz kısa dönemli vizede çalışma izniniz de olmaz. Tier 4 öğrenci vizesinde ise en az B2 seviyesinde (intermediate) İngilizce bilmeniz gerekiyor. İngilizce seviyenizi kanıtlamak için uluslararası alanda geçerli olan bir sınava girmeniz ve sonuç belgenizi sunmanız gerekir.

Peki, kısa dönemli ve uzun dönemli öğrenci vizelerine başvururken ne tür belgelere ihtiyacınız olacak? İşte tüm belgeler ve püf noktaları…

Kısa Dönemli Öğrenci Vizesi İçin Gerekli Belgeler

– Eğitim süreciniz boyunca geçerli olacak pasaportunuzu hazır hale getirmelisiniz. Bildiğiniz gibi kabul edildiğiniz eğitim kurumunda alacağınız eğitimin süresi, en az ne kadar süreyle vize almanız gerektiğini de belirleyen en önemli faktördür. Bunun için pasaportunuzun geçerlilik süresinin buna uygun olduğundan emin olmalısınız.

– Online olarak VAFD başvuru formunu doldurmanız gerekiyor. Öncelikle bu formun Türkçe değil, İngilizce olduğunu belirtelim. Formu online olarak doldurabilirsiniz ve ardından çıktısını alarak bulunduğunuz ildeki başvuru merkezlerine teslim edebilirsiniz.

– Eskiden sahip olduğunuz pasaportlar ve vizeler sizin için görevliler üzerinde olumlu etki oluşturacaktır. Bu nedenle eğer varsa bu gibi belgeleri yanınızda bulundurun.

– Başvuru belgeleri arasında son altı ay içinde çekilmiş iki vesikalık fotoğraf da bulunuyor. Fotoğraflarınızın arka fonunun beyaz olmasına ve omuzlar ile birlikte yüzünüzü net şekilde gösterecek olmasına dikkat ediniz.

– Eğitim almayı istediğiniz eğitim kurumundan kabul edildiğinize dair belge sizin için çok önemlidir. Bu işlemi vize başvurunuzdan önce tamamlamalısınız. Bunun için öncelikle tercih edeceğiniz eğitim kurumunu araştırın ve karar verdikten sonra danışmanlar yardımı ile eğitim kurumuna başvurarak kabul edildiğinize dair belgeyi talep edin.

– Eğitim almayı istediğiniz eğitim kurumu için yapmış olduğunuz ücretin dekontunu da başvuru sırasında yanınızda bulundurmanız çok önemlidir. Her ne kadar eğitim kurumunun sizi kabul ettiğine dair belgeyi sunuyor olsanız da kuruma ödenecek ücretin dekontu sizin için daha farklı bir kanıt olacaktır. Nitekim bu aynı zamanda sizin mali yönden de sorun yaşamayacağınızı görevlilere gösterecektir.

– Daha önce almış olduğunuz İngilizce eğitimlerine dair belgeler varsa bunları da yanınızda bulundurmanızı tavsiye ediyoruz. Böylece İngiltere’ye dil eğitimi için gitme amacınızı pekiştirmiş ve uzun dönemli vize başvurularında dil seviyenizin yeterli olduğunu göstermiş olursunuz.

– İngiltere’de eğitim, konaklama ve yaşam masraflarınızı karşılayabileceğinize dair kanıt niteliğindeki belgeler başvuruda yanınızda olması gereken en önemli evraklardır. Çalışıyorsanız, üzerinize kayıtlı tapu, araba ve benzeri varlıklar varsa veya bir şirket sahibiyseniz her birine dair gerekli evrakları yanınızda bulundurmalısınız. (Maaş bordrosu, sigorta bilgisi, orijinal banka hesap ekstresi, işyeri evraklarının fotokopisi, şirkete ait banka hesapları, tapu, araba ruhsatı fotokopisi, kira geliri vb.)

– Eğer hâlâ öğrenciyseniz öğrenci belgesi, mezun olduysanız diplomanızı da yanınızda götürmelisiniz.

– Çalışma durumunda maaş bordrosu, izin belgesi ve döndükten sonra işe devam edeceğinize dair işyerinden alacağınız belgeyi de sunmanız gerekiyor.

–  Evli olanlar için evlilik cüzdanının fotokopisi.

– 18 yaşın altında olanlar için anne ve babadan alınan noter onaylı izin ve İngilizce tercümesi.

– 18 yaşın altında olanlar için Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ve İngilizce tercümesi.

Tiwe 4 Genel Öğrenci Vizesi İçin Gerekli Belgeler

– Eğitim alacağınız süre boyunca geçerli olacak pasaport

– Eski pasaport ve vizeleriniz

– İngilizce seviyenizin yeterli olduğunu kanıtlayan sınav sonuç belgesi

– İngiltere’de eğitim alacağınız kurumdan kabul edildiğinize dair belge (CAS referans numarası)

– Eğitim, konaklama ve yaşam masraflarını karşılayabileceğinize dair kanıt belgeleri (bankadan alınmış hesap dökümü, vize başvuru tarihinden en az 28 gün önce hesaba yatırılmış olan ücret dekontu, eğitim için yapılan masrafları kanıtlayacak fatura ve makbuzlar, )

– Nüfus Müdürlüğü’nden alınan Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ve İngilizce tercümesi

– İki tane vesikalık fotoğraf

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’da Yüksek Lisans İçin Hangi Sınava Girilmeli?

Amerika’da Yüksek Lisans İçin Hangi Sınava Girmeliyim? GRE mi GMAT mı?

Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek lisans yapmayı düşünenlerin girebilecekleri iki tane sınav vardır. Bunlar kısaltmaları olan GRE ve GMAT isimleri ile bilinir. Peki, hangisine girmeniz sizin için daha avantajlı? Bu sorunun cevabı için bir takım bilgiler edinmelisiniz.

Öncelikle başvuracağınız kurumun hangi sınav sonucunu kabul ettiğini incelemeniz gerekiyor. Kimi kurumlar bu iki sınavdan yalnızca birini tercih ederken kimisi ise her iki sınav sonucunu da kabul etmektedir. Her ikisinin de kabul edildiği durumda hangisini tercih etmelisiniz?

Sınav yapılarını karşılaştırmamız gerekirse; GRE sınavı 75 dakikalık 1 adet makale çözümleme bölümü, 30 dakikalık 2 adet sözlü bölüm ve 35 dakikalık 2 adet sayısal bölümden oluşuyor. Sınavın toplam uzunluğu ise 3 saat 40 dakika sürüyor. GMAT sınavı ise 30 dakikalık 1 adet makale çözümleme bölümü, 30 dakikalık 1 adet akıl yürütme bölümü, 75 dakikalık 1 adet sayısal bölüm ve 75 dakikalık 1 adet sözlü bölümden oluşuyor. Sınavın toplam süresi ise 3 buçuk saattir.

Bu sınavlara yılda kaç kişinin girdiğine baktığımız zaman GRE sınavına 655 bin öğrenci girerken GMAT sınavına ise 250 bin öğrencinin girdiğini görüyoruz. Tabii ki bunun farklı nedenleri olabilir. Kolaylık veya zorluktan ziyade kurumların tercih ettiği sınava girme zorunluluğu ve yüksek lisans yapacağınız bölüm ile daha uyumlu olan sınavı tercih etme gibi sebepler bunlar arasında sayılabilir. Nitekim GMAT sınavı genellikle işletme okuluna girmek isteyen adayların girdiği bir sınav iken GRE sınavı ise diğer alanlarda okuyacak öğrenciler için daha yaygın olarak tercih edilir.

GRE sınavında genel olarak kelime bilgisine önem verilir. GMAT sınavında ise daha çok dilbilgisine dair bilginiz ölçülür. Hesap makinesinin GMAT sınavında kullanılmasına izin verilmediği için matematik bölümünün daha zorlayıcı olabileceğini söyleyebiliriz. GRE sınavında bilmeniz gereken diğer bir şey ise belirlediğiniz konu alanına dair 7 farklı seçenekten birini tercih edebileceğinizdir.

GRE sınavının ardından üç bölüm için üç ayrı puan hesaplanır. GMAT sınavının ardından ise beş bölüm için beş ayrı puan hesaplanır. Her iki sınavda da genel puanınız da ayrı şekilde hesaplanacaktır. Puan hesabının yanı sıra yüzdelik başarınız da size sunulur. GRE sınavında sözel ve sayısal puanlar 130 ile 170 arasında olabilirken GMAT sınavında ise genel puan 200 ile 800 puan arasında değişiyor.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Anaokulundan Üniversiteye Amerikan Eğitim Sistemi

Anaokulundan Üniversiteye Amerikan Eğitim Sistemi

Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim almak istiyorsanız bu ülkedeki eğitim sisteminin ana hatlarını bilmek daha başarılı bir eğitim süreci geçirmenizi sağlayabilir. Öncelikle Amerika Birleşik Devletleri’nde Türkiye’deki gibi tüm ülkeye yayılmış yasalarla korunan bir eğitim sistemi yoktur. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 50 yıl önce faaliyete başlayan Eğitim Bakanlığı’nın görev tanımı ise daha çok denetleme üzerinedir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Eğitim Bakanlığı, eyaletlerin belirlediği eğitim prosedürünün doğru olup olmadığını denetlerken anayasaya aykırı yerel uygulamaları önlemek için denetmenler görevlendirir. Eyaletler, kendilerine bağlı şehirlerde nasıl bir eğitim sistemi uygulanacağını ve eğitim prosedürünü kendileri belirleme hakkına sahiptir. Hazırlanan prosedür ve eğitim sisteminin aksamadan çalışabilmesi için eyalet gerekli bütçeyi okullara aktarmakla sorumludur.

Eyalet yetkililerinin görevlendirdiği yerel yönetimler ve okul aile birliği üyeleri okulun laboratuvarları, kütüphanesi, spor tesisleri ve bu yapıların yapım ve onarımının gerçekleştirilmesini sağlamakla görevlidir. Ayrıca yerel yetkililer okullardaki müfredatın yanı sıra ders kitaplarının belirlenmesinde de yetkilidir. Belirlenen müfredatı öğretecek öğretmenler ve okul idarecileri de yerel yetkililer tarafından seçilir. Eğer bölgede yeni bir okul yapmak veya okula yeni bir tesis yapmak gerekirse gereken bütçeyi sağlayabilmek için yerel yetkililer şehir bütçesini kullanabilir veya mahalli vergiler çıkartabilirler.

Amerika Birleşik Devletleri’ni birçok farklı kültür ve millet meydana getirdiği için merkezî yönetim eyaletlerdeki okullardaki eğitim müfredatını ve tarzını tamamen eyalette yaşayan insanlara bırakmıştır. Bu da eğitimin kalitesini doğrudan etkilemiş ve birçok bilim adamının yetişmesinin yolu açılmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde öğretim öncesi anaokulu, bir ile üç yıl arasında eğitim vermektedir. İlk ve orta öğrenimin ardından high school eğitimi alan normal bir birey, toplam 12 senede yükseköğrenim öncesi eğitim hayatını tamamlamış olur. Türkiye’nin aksine Amerika Birleşik Devletleri eğitim kurumlarında yetenekli ve zeki öğrenciler için sınıf atlama sınavları yapmaktadır. Örneğin altıncı sınıftayken bu sınıfın gerektirdiği dersleri verecek yeteneğe ve zekâya sahipseniz bir testten geçerek yedinci sınıfa atlayabilirsiniz. Amerikan eğitim sisteminde ilk ve orta öğretim kurumlarında öğretmen olabilmek için üniversite mezunu olmak gerekiyor. Ayrıca diploma sahibi öğretmenler mezun oldukları üniversiteler veya başka üniversitelerde gerçekleşen meslekî eğitimlere, kurslara ve seminerlere katılarak çağı yakalamak zorundadır.

Teknolojinin ana merkezi olan Amerika Birleşik Devletleri, eğitim kurumlarının da ezberci olmak yerine deneme yanılma yöntemini kullanmasını tercih eder. Bu nedenle hemen hemen bütün eyaletlerdeki okullar, kitap, defter ve ezberden oluşan eğitim felsefesini reddeder. Tartışmayı, okumayı, anlamayı ve fikir yürütmeyi ön plana çıkartır. Öğretmenler, bir kitaptan bir pasajın ezberlenmesini istemek yerine öğrencilerine farklı kaynaklardan karşılaştırmalı araştırma yapma görevi verir. Bu da diyalektik düşüncenin ve araştırma alışkanlığının artmasını sağlar.

Amerikan eğitim sisteminde öğrenciler Türkiye’ye kıyasla bir yılda çok daha az ders görürken kendilerini farklı alanda yetiştirebilmeleri için teşvik edilirler. Okullarda eğitmenlerin yeteneğini keşfettiği öğrencileri o alanlara kanalize etmesi alışıldık bir durumdur. Örneğin high school (lise) eğitimi alan bir öğrenci, basketbolda veya sanat alanında yetenekliyse mutlaka bu alanlarda teşvik edilir. Öğrenci kendini yetenekli olduğu alanda geliştirmeyi başarırsa ülkenin en saygın üniversiteleri tarafından burslu olarak eğitim vermek için davet edilir.

Türkiye ile kıyaslandığında eğitim kurumlarının teknolojik yeniliklere açık olması, Amerikan okullarının en büyük artısıdır. Ayrıca ezberci eğitim yerine öğrenmeyi ve özgüveni arttırmayı hedefleyen eğitim felsefesi de kendine güvenen ve başarıya aç öğrenciler yetişmesini sağlıyor. Ayrıca high schooldan (liseden) mezun olduktan sonra üniversite eğitimi almayı düşünmeyen öğrenciler için mesleki kursların bulunması, onları eğitimin hemen ardından iş hayatına adapte edebilmeyi sağlıyor.

Amerikan üniversiteleri, dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alırken bunu sağlayan şey üniversitelerin eğitim felsefesidir. Özel ve devlet üniversiteleri tüm ülkeyi sararken yaklaşık 15 milyon öğrenci 4500 Amerikan üniversitesinde eğitim görmektedir. Amerikan üniversitelerinin yetiştirdiği bilim adamları ve ev sahipliği yaptığı bilimsel araştırmalar, yabancı öğrencilerin başvuru oranını da arttırmıştır. Amerika Birleşik Devletleri de uluslararası öğrencilere kapılarını açarak eğitim kalitesini arttırmayı ve çoğulcu bakış açısını sağlamayı hedeflemektedir.

Amerika’nın sahip olduğu genç nüfusun yaklaşık yüzde 60’ı günümüzde yükseköğrenim hayatına devam etmektedir. Bu da dünya ile kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydir. Amerikan üniversitelerini çekici kılan temel faktörlerden biri eğitim kalitesi ve bu kaliteyi sağlayan eğitim görevlileridir. Bu üniversitelerden mezun olan uluslararası öğrencilerin kendi ülkelerine döndüklerinde sağladıkları fayda yadsınamaz bir gerçektir. Ayrıca Amerikan üniversiteleri bilim üretilmesi konusunda da liderdir. Sağlık ve teknoloji alanındaki birçok buluş, bu üniversitelerin sınırlarında bulunan araştırma merkezlerinde gerçekleşmektedir.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika Seyahati Öncesi Önemli Hususlar

Amerika Seyahati Öncesi Göz Önünde Bulundurulması Gereken Hususlar

Yaz okulu, dil okulu veya üniversite için Amerika Birleşik Devletleri’ni tercih ettiğinizde vize işlemleri ve diğer süreçler için ciddi bir zaman harcamanız gerekiyor. Bu zorlu süreçte danışmanların desteği birçok konuda sizin işinizi daha kolaylaştırabilir. Eğitim kurumu ve konsoloslukta işlerinizi hallettikten sonra yolculuğa hazırlık süreciniz başlar. Bu süreçte dikkat etmeniz gereken birkaç temel konu, yolculuk sırasında ve sonrasında rahat etmenizi sağlayacaktır.

Teknolojik aletler (laptop, cep telefonu, tablet, tıraş makinesi) artık insanların birer uzvu kadar önemlidir. Bütün teknolojik ürünler şarjlı olduğundan şarj edilmeleri gerekir. Ancak ülkelere göre prizler farklılık gösterebilir. Amerika’ya giderken yanınızda mutlaka birkaç tane Amerikan prizi almayı unutmayın. Henüz gittiğiniz bir ülkede cep telefonunuzun veya diğer teknolojik cihazlarınızın şarj problemi nedeniyle çalışmaması durumunda zor durumda kalabilirsiniz.

Seyahatlerde sağlık konusu da önemli bir yer tutar. Bazı hastalıklar kısa süreli ilaç kullanımları ile sonlandırılabilse de kimi hastalıklarda bu mümkün olmayabilir. Eğer devamlı kullanmak zorunda olduğunuz ilaçlarınız varsa yanınıza almayı ihmal etmeyin. Zira gideceğiniz ülkede yeniden bazı testlerden geçme ve doktorun sizin için reçete yazmasını bekleme süreci korkunç tahribatlar yaratabilir.

Tüm cep telefonu operatörleri artık yurtdışında hizmet verirken ücretleri de normal değerlere taşıyorlar. Bu nedenle yurt dışında bir hat alarak iletişim kurmak yerine mutlaka cep telefonunuzu yurt dışı aramalara açtırın. Elbette internet aracılığıyla iletişim kurulacak pek çok program bulunuyor. Ancak acil bir durumla karşılaştığınızda ve internet çekmediğinde çok ciddi problemler yaşayabilirsiniz.

Zorlu bir sürecin ardından elde ettiğiniz hakları kaybetmemek için yasal olan tüm evrakları dikkatle korumalı ve mutlaka yanınızda bulundurmalısınız. Yanınızda bulunduracağınız tüm belgelerin fotokopilerini çekip ayrıca bagajınıza koymak yaşanma ihtimali küçük de olsa problemlere karşı tedbir anlamında önemlidir.

İlk defa yurt dışına seyahat edecekseniz yurt içi uçuşlardaki check-in işlemleri gibi işlemlerinizi kolayca halledebileceğiniz kanısına kapılmayın. Uçuş öncesi tüm işlemleri sorunsuz halledebilmek adına iki veya üç saat önceden havalimanına gitmelisiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Online MBA Nedir

Online MBA Nedir ve Ne İçin Yapılır?

Amerika’da eğitim sürecini bir üst düzeye çıkararak geliştirmek isteyenler için MBA çok önemlidir. Türkçe açılımı ile İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı anlamına gelen MBA, rekabetçi dünya içerisinde ayakta kalabilmeniz için size çok önemli eğitimler sunar. Online MBA ise bu programın uzaktan eğitim yöntemi ile gerçekleştirilen türüdür. Yani okula gitme zorunluluğunuz olmadan, yalnızca kendinize uygun saatlerdeki derslere girerek ve bilgisayar üzerinden dersleri takip edebileceğiniz bir program şekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu sayede çalışırken bir yandan eğitim sürecinizi sürdürebilirsiniz.

İş hayatınızda bir adım önde olmanızı sağlayan MBA programı sayesinde iş ağınızı geliştirme imkânı da bulursunuz. Çünkü eğitim boyunca iş dünyasındaki isimlerden ders alma fırsatınız olacaktır. Online olarak ders içeriklerine her yerde ulaşabileceğiniz bu programlara başvurabilmeniz için en önemli kriter İngilizce düzeyinizdir. IELTS veya TOEFL sınavlarından birinden alacağınız yüksek puan online MBA başvurunuzda sizi ayrıcalıklı hale getirebilir. Kimi online MBA başvurularında GMAT sınavı da istenebilmektedir. Başvurunuzun kabul edilip edilmeme durumunu etkileyecek diğer unsurlar ise lisans mezuniyet dereceniz, iş tecrübeleriniz ve yurt dışı deneyimlerinizdir.

Peki, online eğitim programları nelerdir? Hangi programlara başvurabilirsiniz ve hangi alanlarda eğitim alabilirsiniz? Online İşletme Yüksek Lisansı (MBA), Online Kamu Yönetimi Yüksek Lisansı (MPA) ve Online Uluslararası İşletme Yüksek Lisansı (Fen/MSc IB) programlarına başvuru yapabilirsiniz.

Online MBA programlarında üzerine yoğunlaşabileceğiniz pek çok alan vardır. Bu alanlar üzerine yoğunlaşarak kendinizi alanınızda geliştirme fırsatı bulabilir ve alana dair detaylara daha net şekilde hakim olabilirsiniz. Muhasebe, kurumsal strateji, ekonomi, girişimcilik, finans, insan kaynakları, uluslararası ticaret, pazarlama, bilişim teknolojileri, organizasyonel davranış, proje yönetimi ve işletme yönetimi gibi daha pek çok alan üzerine yoğunlaşabilirsiniz.

Amerika’da online MBA eğitimi alabileceğiniz üniversiteler mevcuttur. Stanford Üniversitesi, Pensilvanya Üniversitesi, Harvard Üniversitesi, Chicago Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü online MBA eğitimi alabileceğiniz eğitim kurumlarından birkaç tanesidir. Elbette ki bu üniversitelerde verilen online MBA programları değişiklik göstermektedir ve sizin de kendi yoğunlaşacağınız alana göre bu üniversiteleri incelemeniz gerekir. Kendinize ve yapmak istediğiniz iş alanına dair en uygun olan bölümü seçmeye gayret etmelisiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’da Yaşam Neden Daha Farklı?

Amerika’da Yaşam Neden Daha Farklı?

yüzyılın ortalarında keşfedilen Amerika kıtasının en güzel ve stratejik topraklarına kurulan Amerika Birleşik Devletleri günümüzde dünyanın merkezi olarak kabul edilir. Birinci ve ikinci dünya savaşlarının ardından Uzakdoğu ülkeleri ve Avrupa ülkeleri ekonomi, teknoloji, insan gücü alanlarında zayıflarken Amerika Birleşik Devletleri büyümeye devam etmiştir. Teknoloji, sanayi, bilim, spor, sanat alanlarında lider bireyler yetiştiren Amerika Birleşik Devletleri insanlığa ne vaat ediyor ki dünya genelinde pek çok insan bu ülkede yaşamak istiyor?

– Ekonomi, birçok ülke için olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri için de önemlidir. Ülkede kendi sektörlerine liderlik yapan firmalar, kişi başına düşen milli gelirin de artmasını sağlamıştır. Dünyanın en fazla milyarderinin yaşadığı ülkede, kişi başına düşen milli gelir de oldukça yüksektir. Gelir düzeyinin yüksek olması da insanların yaşam standardını yukarıya taşıyan bir faktördür.

– Kalabalık bir nüfusa sahip olmasına rağmen geniş arazileri sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan her birey geniş yaşam alanlarına sahiptir. Hayranlık duyulan Amerikan evlerinin yanı sıra halkın eğlencesi için ayrılan spor ve sanat alanları, park alanları yaşama hazzının en üst seviyede hissedilmesini sağlıyor. Doğal yaşama ve ormanlara büyük önem gösteren Amerika Birleşik Devletleri yöneticileri, imar konusunda katı kurallar uygulayarak doğanın saf kalmasını sağlıyorlar.

– Bir konuda uzmanlaşabilmek için eğitim almak gerektiği malumdur. Amerika Birleşik Devletleri de dünya genelinde her alanda iddialı olabilmek için kaliteli bireyler yetiştirmeyi tercih eder. Amerikan eğitim sistemi ve eğitim kurumları, dünyanın en iyileri arasında yer alırken eğitim kalitesini daha da arttırabilmek için alanında başarı gösteren öğretim görevlileri ve öğrenciler ülkeye davet edilir.

– Fırsatlar ve eğlence ülkesi olan Amerika Birleşik Devletleri’nde ehliyet alma yaşı 16’dır. Bunun yanı sıra araçlar ve yakıtlar da dünya geneline göre ucuzdur. 500 ile 1000 dolara ortalama seviyede bir araba satın alarak araç kullanabilirsiniz.

– Bireyler ihtiyaçları ve istekleriyle hayata tutunurlar. İhtiyaçlarınızı ve isteklerinizi ancak kazancınız orantısında karşılayabilirsiniz. Bir ürünü alacak maddi gücünüz olsa dahi kaliteli ürün bulmak da zaman zaman zor olabilir. Amerika Birleşik Devletleri pek çok uluslararası firmanın merkezi olduğundan birçok giyim markası, teknoloji markası, araba markası bu ülkedeki ürünlerini ucuz fiyatlarla satarlar. Kendi ülkenizde bir servet harcayacağınız teknolojik bir ürün Amerikalı için kolay ulaşılabilir sıradan bir ürün olabilir.

– Farklı kültür, mezhep ve milletlerin birlikteliğinin var ettiği Amerika Birleşik Devletleri oldukça zengin bir yemek kültürüne de sahiptir. Hayatınız boyunca tadamayacağınız hatta adını bile duyamayacağınız lezzetler bu ülkedeki köşe başı dükkânlarında servis ediliyor. Bu, yalnızca yemek yemek anlamında bir artı değil aynı zamanda insanın dünya kültürü ile kucaklaşması için de önemlidir.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’da Yüksek Lisans Hakkında Temel Bilgiler

Amerika’da Yüksek Lisans Hakkında Temel Bilgiler

İnsanlık geliştikçe iş hayatı da aynı derecede gelişim gösteriyor. İş hayatındaki bu gelişim, gençlerin başarılı olabilmeleri için daha fazla çalışmaları ve donanımlı olmalarını mecbur kılıyor. Bir zamanlar lise mezunu olmanın dahi yeterli olduğu anlatılırken günümüzde üniversite mezunu olmanın hatta yüksek lisans yapmanın dahi yeterli olmadığı biliniyor. Amerika Birleşik Devletleri üniversitelerinde yüksek lisans yapmak sizinle yarış halindeki herkesten bir değil birkaç adım öne geçmenizi sağlayacaktır. Yalnızca iş hayatında başarılı olmak için değil, zirveyi hedefleyen ve özgüvenli bir birey olmak için de Amerika’da yüksek lisans yapmak önemlidir. Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde 20 bine yakın üniversitenin olması ve bu üniversitelerin uluslararası öğrenci kabul etmekte hevesli olmaları, yüksek lisansın bu ülkede yapılması için önemli bir gerekçedir. Aynı zamanda üniversitelerin eğitim kaliteleri ve yetiştirdikleri başarılı bireyler bir başka tercih sebebidir.

Elbette ki bu kadar önemli artıları bulunan üniversiteler, öğrenci seçiminde bazı kriterler öne sürmektedir. Amerika’da yüksek lisans yapabilmek için en önemli kriter İngilizce yeterliliğidir. Eğer bu seviyede yeterli olacak yabancı diliniz yoksa mutlaka yaz okuluna gitmeli ve bu açığı kısa sürede kapatmalısınız.

İngilizce konusunda yeterliliğinizi ispat ettikten sonra aşmanız gereken diğer bir problem ise Amerika’da yüksek lisansın gerektirdiği ekonomik şartları sağlamaktır. Okul tercihinizde eğitim kalitesini önceleseniz de bütçenizi aşacak veya ekonomik açıdan sizi zorlayacak okul tercihlerinden kaçınmalısınız. Eğer ekonomik olarak Amerikan üniversitelerinin şartlarını karşılamakta zorlanıyorsanız burs bulma alternatifine yönelerek bu soruna böyle bir çözüm geliştirebilirsiniz.

Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim veren üniversitelerin kalitesi tartışılmaz olsa da her üniversitenin uyguladığı eğitim politikası ve kullandığı eğitim araç gereçleri sizi doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle okul tercihi konusunda titiz davranmalı, ince eleyip sık dokumalısınız. Bu konuda eğitim danışmanlarının size yol göstermesini talep etmeli ve onların fikirlerine kıymet vermelisiniz. Aynı zamanda eğitim almak istediğiniz üniversitelerde eğitim almış mezun bireyler bulup onlarla konuşursanız bu sorunun çözümünde ciddi bir adım atmış olabilirsiniz. Zira bu deneyimi tatmış birinin sizlere sunabileceği fikirler ve görüşleri kimse sizlere sunamaz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Yurtdışı Aile Yanı Konaklama

Amerika’daki Eğitim Hayatınız Boyunca Aile Yanında Konaklama

Amerika’da üniversite eğitimi, dil okulu veya başka bir eğitim programına dâhil olan öğrencilerin en çok kararsızlık yaşadıkları konu konaklamadır. Eğer eğitim sürecinizi planlarken bir danışman ile birlikte çalışıyorsanız bu konuda daha önce binlerce öğrenciye yol gösteren uzmanlar sizler için de en iyi konaklama alternatifini belirlemek için sorularınıza yanıt vereceklerdir. Aslında daha önce hiç gitmediğiniz bir ülkede konaklamak, eğitim almak ve yeni insanlarla tanışmak oldukça sıradışı bir deneyimdir. Ancak konaklayacağınız yer, sizin bu ülkede en çok vakit geçireceğiniz alan olacağı için bu tercihi doğru yapmalısınız. Danışmanların ve daha önce yurt dışı eğitim deneyimini yaşamış olan pek çok öğrencinin tercihi aile yanında konaklamadır. Öğrenci yurdu veya kiralık bir ev yerine neden aile yanında konaklamayı tercih etmelisiniz?

– Yurt dışında eğitim alan öğrenciler için en büyük problem kültür şokudur. Yabancı kültürlere ne kadar açık olursanız olun kültür şoku yaşamamanız hemen hemen imkânsızdır. Bu şokun etkilerini azaltmanın hatta sıfıra indirmenin yollarından bir tanesi de eğitim süreci boyunca bir aile yanında konaklamaktır. O kültürle alakalı yaşadığınız şok veya anlamlandıramadığınız her konuda onlarla konuşabilir ve onların yol göstericiliğine minnettar kalırsınız.

– Yabancı dil konusu, yurt dışında eğitim hayatının bel kemiğidir. Kimi zaman aile yanında konaklayan öğrenciler yalnızca yabancı dil öğrenmek için Amerika’ya giderken kimi öğrenciler ise üniversite eğitimi almak için bu ülkededir. Hangi gerekçe ile gitmiş olursanız olun ve en iyi okullarda eğitim alıyor olursanız olun pratik yapmak ve yaşamın içinde bu dilin nasıl kullanıldığını bilmek önemlidir. Aile yanında konakladığınızda sık sık pratik yapabilir ve yabancı dil konusunda eksikliklerinizi, hatalarınızı kolaylıkla giderebilirsiniz.

– Yurt dışında diğer önemli konulardan bir tanesi de güvenlik problemidir. Bir yurtta kimlerle birlikte kalacağınızı seçme şansınız yoktur. Ancak yurt dışında yanında konaklayacağınız aileler, göçmenlik bürosu ve okul tarafından denetlenir. Ayrıca o ülkede yaşayan bu aileler, öğrencilere hangi bölgelerin güvenlik sorunu teşkil edeceğini ve neler yapılırsa sorundan uzak kalınabileceğini anlatabiliyor olmaları da öğrenci için önemlidir.

– Sıcak aile yuvanızdan ayrılıp başka bir ülkeye gittiğinizde yaşayacağınız problemlerden bir tanesi de beslenmedir. Amerika’da aile yanında konaklayan öğrenciler önceden belirlenen üç öğün, iki öğün veya tek öğün şeklinde konaklama seçeneklerinden birini tercih ederler. Bu sayede yanında kaldığınız ailenin sofrasına oturarak aile özleminin yanı sıra beslenme problemini de çözebilirsiniz.

– Aile yanında konaklarken sizin talepleriniz ciddiye alınırken yurtta konaklamayı tercih ederseniz yurdun kurallarına uymak zorundasınız. Öğrenci yurtları size hiçbir konuda esneklik tanımazlar. Aynı zamanda buradaki gürültülü ortam derslerinizi de etkileyebilir. Bu küçük nedenler de aile yanında konaklamayı tercih etmenizi sağlayabilir.

Öne Çıkarılmış Yazı

Yurtdışı Vizyon Katar!

Genç Yaşta Yurt Dışına Çıkmanın Avantajları

Yurt dışına çıkıp farklı bir kültürü tanımak hemen herkesin hayalidir. Bazı milletler yurt dışı seyahatine küçük yaşlarda başlamanın insan hayatına büyük etkileri olduğunu keşfetmiş ve böyle bir kültür oluşturmuştur. Ülkemizde ise başka bir ülkeye gitmek için mutlaka büyük maddi imkânlara sahip olmanın gerektiği gibi yanlış bir kanı vardır. Oysaki bireylerin en çok öğrendiği ve karakterlerinin oturduğu dönem olan gençlik yıllarında yurt dışı gibi bir tecrübeyi tatmaları oldukça önemlidir. Unutulmaması gerekir ki hayallerin gerçeğe dönüşebilmesi için ileriye doğru bir adım atmak gerekir. Aksi halde yıllar geçer ancak hayalleriniz orada durup sizi beklemeye devam eder. Peki, bir insan neden genç yaşta yurt dışı ziyareti yapmalıdır?

– Günümüz dünyasında artık bireylerin sorumlulukları ve ihtiyaçları çok genç yaştan itibaren başlıyor. Sınavlarda ve okullarda başarısız olmayan bir öğrenci, sadece 22 yaşında üniversiteden mezun olduktan sonra hayata atılmak zorunda kalıyor. İş hayatına adım attıktan sonra uzun soluklu bir yurt dışı seyahatinin mümkün olmayacağı bilinen bir gerçektir. Aynı zamanda bir şeyler elde edebilmek için çekilecek krediler ve verilen diğer sözler, yıllarınızın geçmesine ve yurt dışı seyahatin insandan daha da uzaklaşmasına neden oluyor. Bu gerekçeler göz önüne alındığında hayatın bu yorucu temposuna girmeden ve sorumluluğun yükünü omuzlamadan önce yurt dışına çıkmak önemlidir.

– İnsanlar yaşlandıkça hayatta daha fazla lüks ve konfor arar hale gelirler. Örneğin yurt dışına hayatınızın ilerleyen yıllarında çıkmaya karar verdiğinizde mutlaka bol yıldızlı oteller ve konforlu bir seyahat istersiniz. Ancak gençlik yıllarınızda hotelde mi motelde mi yoksa bir pansiyonda mı kaldığınız, sokaktaki satıcılardan mı yoksa marketten aperatif alıp mı atıştırdığınızın bir önemi yoktur. Eğer genç yaşta bulunduğunuz ülkenin sınırları dışına çıkarsanız sahip olduğunuz yüksek enerji ile çok daha fazla şey yaşama fırsatı yakalarsınız.

– Bazı insanlar için risk almak bir hayat tarzı da olsa yaş ilerledikçe insanlar hayata dair daha da çekingen hale gelirler. Bu nedenle gençlik çağında kolaylıkla girebileceğiniz riskleri ve atılacağınız maceraları yaşınız ilerlediğinde denemeniz dahi oldukça zorlaşır.

– İnsanlar yaşadıkça ve yaşlandıkça yeni tecrübeler kazanırlar. Bir yerden sonra ise hayatın size ne öğrettiğinin bir önemi kalmaz. Çünkü siz tecrübelerinizle her şeyi bildiğinizi düşünmeye başlarsınız. Yeni şeyler keşfetmek ve yeni bilgiler öğrenmek için gençlik çağlarınızda başka bir ülkeye seyahat etmek size hayal dahi edemeyeceğiniz tecrübeler kazandıracaktır.

– Gençlik yıllarınızda biraz zorlasanız başarabileceğiniz şeyleri yapmadığınız için ilerleyen yıllarda çok büyük pişmanlık yaşayabilirsiniz. Bu nedenle gençken daha fazla kapı çalabilir, daha istekli davranabilir ve enerjinizle kendinizi ülkenin sınırları dışına atabilirsiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Bir Dil Bir İnsan, İki Dil İki İnsan

Yeni Bir Dil Öğrenmenin Olumlu Etkileri

Dil, insanoğlunun iletişim aracıdır. Birlikte yaşayan toplumlar geliştirdikleri ortak dil sayesinde nesneleri tanımlar ve bu sayede ortak bir dil geliştirirler. Bu mantıktan bakıldığında her milletin kendine ait bir dili olması doğaldır. Ancak bazı diller onları konuşan toplumların dünyadaki güçleri nispetinde zaman içerisinde önem kazanır. Kendi lisanı haricinde başka bir dil öğrenmek ihtiyacı, eski dönemlerde ticaret, ikili devlet ilişkileri ve bilim haricinde pek önemli değildi. Hatta yaratılan bazı mitlerde başka bir dili öğrenenin zihninde karışıklıklar ortaya çıktığı anlatılırdı. Yakın tarihteki bazı bilim adamları da birden fazla yabancı dil öğrenenlerin bazı ruhsal problem yaşadığı gibi saçma iddialar ortaya atmışlardır.

Dünyanın hızla globalleşmesi, iletişim teknolojisinin engellenemez şekilde duvarları yıkmasıyla artık hayal edilemeyecek kadar fazla iletişim alternatifi ortaya çıktı. Oturduğunuz yerden yalnızca bir tuşa basarak Çin’de, Amerika’da veya aklınıza neresi geliyorsa o bölgedeki biriyle konuşabiliyorsunuz. Elbette ki bu insanlarla konuşabilmek için bir lisana ihtiyaç duyuyorsunuz. Güneş batmayan imparatorluk olarak kendini tanımlayan İngilizlerin dünyaya mirası olan İngilizce herkesin kabul ettiği üzere artık insanlığın ortak lisanı olmayı başardı. Bilim adamları, yabancı dil konusunda yaptıkları araştırmalarda yeni dili öğrenmenin insanların aleyhine değil lehine olduğunu inkâr edilemez delillerle ortaya koydular.

– Beyin, çalışan ve gelişen bir organ olduğu için zihninizi yeni bir dille geliştirebilir ve bu sayede gelişim gösterebilirsiniz. Bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda orta zekâya sahip bir bireyin dahi kendini zorladığında farklı bir dili öğrenebildiği, öğrenim süresince zekâsının geliştiği ortaya çıkmıştır.

– İnsanoğlunun en büyük laneti olan ve zihindeki tüm hatıraları yok eden bunama (Alzheimer) hastalığına karşı yabancı dil öğrenmenin önemli olduğu bilim adamları tarafından gün yüzüne çıkartıldı. Başka bir dil öğrenen bireylerin diğer insanlara göre bu hastalığa beş yıl daha geç yakalandıkları artık kabul ediliyor. Aynı zamanda farklı dildeki kelimelerin akılda tutulması için gösterilen çaba, insan hafızasına çok ciddi etki ediyor. Başka bir dil bilen bireylerin hafızaları, diğerlerine göre çok daha kuvvet kazanıyor.

– Yabancı bir dil öğrenen bireylerin dikkat ve odaklanma konusunda ciddi mesafe kat ettikleri bilim adamları tarafından kabul ediliyor. Bu iki konuda da hafızanın ve insan beyninin ne kadar önemli etkisi olduğu düşünüldüğünde böyle problem yaşayan bireylerin yeni bir dil öğrenme yöntemini denemeleri faydalarına olacaktır.

Yabancı Dilinizi Geliştirmek için profesyonel Danışmanlara ihtiyacınız Olacaktır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Uluslararası Öğrenciyi En Çok Kabul Eden Amerikan Üniversiteleri

En Çok Uluslararası Öğrenciye Eğitim Veren Amerikan Üniversiteleri

Üniversite eğitimini kendi ülkelerinde almak yerine uluslararası bir seviyeye dâhil olarak eğitim almak isteyen öğrencilerin en çok tercih ettikleri ülke elbette ki Amerika Birleşik Devletleri’dir. Dünyada en çok uluslararası öğrenciyi kabul eden ülke olan Amerika’daki üniversiteler sınırlı sayıda yabancı öğrenciye eğitim verirler. Ancak bazı üniversitelerde uluslararası öğrenci sayısı, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olan öğrencilerden daha fazladır. Peki, Amerika’da en çok uluslararası öğrenci kabul eden üniversiteler hangileridir?

–  Illinois Teknoloji Enstitüsü

Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında kabul edilen Illinois Teknoloji Enstitüsü, Amerika’nın sembol kentlerinden Chicago’dadır. Yıllık sekiz bin öğrenci kontenjanı bulunan üniversite, bu sayının yüzde 50’sinin üzerinde bir rakamı uluslararası öğrencilere ayırıyor.

– Carnegie Mellon Üniversitesi

Pensilvanya eyaletine bağlı Pittsburgh kentinde eğitim veren Carnegie Mellon Üniversitesi, dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında 23’üncü basamakta kendine yer buluyor. Dünyanın hemen her bölgesinden bir uluslararası öğrencinin bulunduğu ve toplam 14 bin öğrenciye eğitim verme kapasitesi bulunan üniversitede toplam öğrenci sayısının yüzde 58’i uluslararası öğrencilerden oluşuyor.

– Stevens Teknoloji Üniversitesi

Öğrencilerine New Jersey’de eğitim veren Stevens Teknoloji Üniversitesi, 50’den fazla ülkeden uluslararası öğrenci kabul ediyor. Üniversitenin uluslararası öğrencilere sağladığı burslar sayesinde birçok öğrenci bu eğitim kurumunu tercih ederken üniversite teknoloji alanında dünyanın en iyileri arasında yer alıyor.

– Massachusetts Teknoloji Enstitüsü

Birçok öğrencinin hayallerini süsleyen ve dünyanın en iyi 10 üniversitesinden biri kabul edilen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü, uluslararası düzeyde verdiği eğitim ile pek çok bilim adamının yetişmesine de ev sahipliği yapıyor. Üniversitenin eğitim verdiği öğrencilerin yüzde 40’ı uluslararası öğrenci statüsünde eğitim alan bireylerden oluşuyor.

– The New School

Sosyal bilimler ve sanat alanında eğitim veren ve bu konularda uzman eğiticileri ile dünyada özel bir yere sahip olan The New School, değişim öğrencilerini de kabul ettiği için ciddi sayıda uluslararası öğrenciye eğitim veriyor. Bir eğitim döneminde kayıtlı olan öğrencilerin yaklaşık yüzde 30’u uluslararası öğrencilerden meydana geliyor.

– Columbia Üniversitesi

Bir eğitim kurumu olmasının yanı sıra ciddi bir kurum kültürü oturtmayı başaran Columbia Üniversitesi, dünyanın en iyi üniversiteleri arasında özel bir yere sahiptir. Üniversitenin dersliklerinde eğitim alan öğrencilerin yüzde 30’u başka ülkelerden gelen uluslararası öğrencilerdir.

– Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü

Yetiştirdiği mühendislerle bu alanda dünyanın ilk beş üniversitesinden biri olan Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü, bu unvana layık olacak şekilde öğrencilerini özenle ve dikkatle seçmektedir. Üniversite, öğrenci kabul etmek için pek çok şart öne sürse de çok sayıda öğrenci üniversitede eğitim almaktadır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’daki Öğrenci Klübleri

Amerika’da Üniversite Eğitiminiz Boyunca Dâhil Olabileceğiz Öğrenci Grupları

Üniversite eğitimi öğrenciye bir diploma sağlasa da bu eğitim süreci boyunca kişilik ve özgüvenin yerleşmesi açısından önemli bir süreçtir. Bunun farkında olan üniversite yönetimleri, öğrencilerin dersler haricinde bir araya gelerek iyi vakit geçirmeleri ve kendilerine olan özgüvenlerinin artması için öğrenci gruplarının oluşturulmasına öncülük ederler. Bazı öğrenci grupları ise üniversitede sembol olmuş olan öğrencilerin girişimleri ile meydana çıkar. Bu gruplara dâhil olmanın öğrenciye en büyük artısı, yalnızlık hissi ile memleket özlemine kapılıp eğitim hayatının kötü yönde etkilenmesini engellemesidir.

– Üniversitelerde öğrencilerin tercih ettiği en popüler öğrenci grupları, akademik ve eğitim içerikli gruplardır. Eğitim alacağınız programa uygun bölümü seçerek bu bölümde bilgi edinmek, araştırmak ve benzer hedefleri taşıyan öğrencilerle tanışmak adına önemli bir adım atmış olursunuz. Mesela iktisat bölümünde okuyorsanız muhasebe grubuna veya hukuk bölümünde okuyorsanız hukuk grubuna üye olabilirsiniz.

– Üniversiteler sadece bilim yuvaları değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal faaliyetlerin de en yoğun gerçekleştirildiği yerlerdir. Sosyal sorumluluk projeleri gibi hayata ve insanlığa dair konularda oluşturulan gruplara katılarak kendinize daha sosyal bir üniversite hayatı oluşturabilirsiniz. Bunun için hayvan hakları, çevrecilik, kimsesizlere yardım, kütüphanecilik gibi alanlarda kurulan gruplara katılabilirsiniz.

– Üniversitelerdeki öğrencilerin bir araya gelerek çıkardıkları gazete ve dergiler, oldukça kaliteli içeriklerle doludur. Bu gruplara dâhil olduğunuzda yeni yazma teknikleri ve farklı bakış açıları kazanabilirsiniz. Aynı zamanda medya grupları içerisinde radyo, film ve reklamcılık grupları da bulunur. Bu gruplarda ise Türkiye’de asla bulamayacağınız bir tecrübe elde edebilirsiniz.

– Amerikan üniversitelerinde sosyal grupların ayrı bir yeri vardır. Bu gruplarda uluslararası öğrencilerin yeni katıldıkları ülke kültürüne alışmaları için birçok toplantı ve etkinlik düzenlenir. Gruba dâhil olan birçok farklı milletten öğrenci Amerikan kültürünü tanırken kendi kültürlerini de tanıtırlar. Aynı zamanda bazı öğrenci grupları, yalnızca etnik kökene dayanabilir. Örneğin Müslümanlar Müslüman öğrenci grubu oluşturabilirken Afrika kökenliler kendilerine ait bir öğrenci grubu kurabilirler.

– Amerikan kültüründe çok önemli bir yere sahip olan spor, üniversite öğrencileri arasında da hayli popülerdir. Üniversitede oluşturulan spor kulüpleri, genelde üniversitenin spor takımlarını desteklemek ve onları motive etmek için oluşturulur. Bu kulüplere dâhil olduğunuzda üniversitenin basketbol, Amerikan futbolu veya hokey takımlarının maçlarında yer alabilir ve sporun insanlar üzerinde nasıl bir kaynaştırıcı etkiye sahip olduğunu gözlemleyebilirsiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika Yolculuğunda…

Amerika Yolculuğunda Sizi Sıkıntıya Düşürebilecek Durumlar

Amerika Birleşik Devletleri, birçok farklı kültürün ve milletin bir araya gelerek oluşturduğu bir devlettir. Kökleri sadece 400 yıl geriye gidebilen bu devletin kendine has geliştirdiği bazı toplumsal kuralları vardır. Bireyler dâhil olduğu toplumun kurallarına saygı göstermez veya bunun farkında olmazsa kimi zaman komik durumlara düşebilir. Ancak komikliğin ötesinde Amerika’da bazı yazılı olmayan kurallar var ki başınıza çok ciddi sorunlar açabilir. Eğer Amerika’ya gitmek için danışmanlık hizmeti alıyorsanız danışmanlar belli başlı birkaç konuda sizi uyarabilir. Ancak aşağıda okuyacağınız satırları ciddiye alırsanız Amerika’da geçireceğiniz günlerde sorundan uzak kalabilirsiniz.

– Pedofili insanlığın yüz karası bir olgu olup çocuklara cinsel yaklaşım ve saldırı anlamlarını taşır. Ülkemizde sokakta, parkta veya herhangi bir yerde gördüğünüz bir çocuğu sevebilir, öpebilir, hatta hediye bile verebilirsiniz. Ancak Amerika’da bu tür yaklaşımlar kötü çağrışımlara neden olabilir ve hiç unutmayacağınız kötü bir anı yaşayabilirsiniz. Aileler sizden şikâyetçi olduklarında “Biz Türkiye’de bunları normal karşılıyoruz.” gibi bir cevap vermeniz sizi kurtaramayabilir.

– Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yaşamınızda partilere ve eğlencelere katılmayı hayal ediyor olabilirsiniz. Ancak yaşınız 21’in altındaysa yasal olarak gece kulübüne girip alkol tüketemezsiniz. Bu konuda oldukça hassas olan görevlilere ısrar etmek gibi bir hataya düşerseniz, onlar kuralın ne kadar ciddi olduğunu size hatırlatmak için unutamayacağınız bir karşılık verebilirler. Elbette ki 21 yaşın altındaysanız alkol tüketemezseniz bile Irish Publardan birine oturup alkolsüz içecek tüketebilir ve eğlenebilirsiniz.

– Bizim kültürümüzün gerekliliklerinden biri de ister yeni tanışmış olduğunuz biri olsun ister uzun zamandır tanıdığınız biri olsun, karşılaştığınızda sarılmak ve öpüşmektir. Bu davranışı Amerika Birleşik Devletleri’nde herhangi birine sergilerseniz komik duruma düşebilir ve yanlış anlaşılabilirsiniz. Bu nedenle karşınızdakinin Türk olduğundan emin değilseniz kimseyi öpmeye kalkmayın.

– Amerika Birleşik Devletleri’nde eksiksiz uygulanan kurallardan biri de trafikle ilgili olanlardır. Ülkemizde olduğu gibi görünürde bir trafik polisi yoksa veya ana caddelerinden birinde değilseniz istediğinizi yapabilirsiniz gibi bir yanılgıya kapılmayın. Kırmızı ışıktan geçmek veya yayalara yol vermemek çok ciddi sonuçlar doğurabilirken sürecin sonunda ehliyetinizi bile kaybedebilirsiniz.

–  Farklı bir ülkeye giden herkes, fotoğraflar çekerek bu anıyı ölümsüz kılmak ister. Ancak fotoğraf çektiğiniz bölgelerde Amerika Birleşik Devletleri için gizlilik arz eden kurumlar varsa kesinlikle deklanşöre basmayın. Yalnızca fotoğraf makinenizi kaybetmekle kalmaz, saatlerce sorgulanabilirsiniz. Bu konunun ne kadar ciddi olduğunu anlamanız için ülkelerde gerçekleşen terör saldırılarını aklınıza getirmeniz yeterlidir. Ülkeler, bu tür saldırıları engellemek için en ufak şüpheyi dahi ciddiyetle değerlendirirler.

– Karşı cins ile olan münasebetler konusunda dikkatli olmalısınız. Ülkenin özgürlükler ülkesi olarak bilinmesi, herkesin her istediğini yapabilmesi anlamına gelmez. Karşınızdakine yaklaşırken saygı kurallarını asla çiğnemeyin ve 18 yaşından küçükler ile asla başka bir münasebet düşünmeyin.

Öne Çıkarılmış Yazı

Yurtdışı Eğitim de Neden Danışmanlık Hizmeti Alınmalıdır?

Yurtdışında Eğitim Almak İsteyenler Neden Danışmanlık Hizmeti Almalıdır?

Yurt dışında eğitim almak ciddi bir karardır ve bu kararın arkasında durabilmek için birçok doğrunun bir araya gelmesi gerekir. Sizin için doğru ülkenin hangisi olacağına karar vermekle başlayacak süreçte eğitim alınacak okulun tespit edilmesi, o okulun taleplerinin yerine getirilmesi, eğitim süreci boyunca ihtiyaç duyulacak maddi kaynağın hazırlanması ve en önemlisi yurt dışına çıkabilmek için vize işlemlerinin tamamlanabilmesi gerekir. Genellikle genç yaşlarda ve hayatının henüz baharında olan gençlerin bu kadar sorumluluk gerektiren bir süreçte hata yapmamaları hemen hemen imkânsızdır. Peki, hatasız ve mükemmel bir eğitim hayatı isteyenler kimden yardım alabilirler? Elbette ki bu konuda eğitim almış, yurt dışında ciddi kontakları bulunan ve bu işi meslek haline getirmiş danışmanlar, öğrencilere yol gösterici olmakta oldukça başarılıdırlar.

Öğrencinin talep ettiği eğitim kalitesini yurt dışında hangi üniversitenin vereceğini tespit eden danışmanlar, arkasından öğrenci ile beraber başvuru sürecinin hangi adımlardan oluşacağını ve neler yapılması gerektiğini dile getirirler. Fakat bu konuda size yardım edecek bir danışmanınız yoksa binlerce üniversite içerisinden yanlış bir tercih yapabilir, kayıt tarihlerini kaçırabilir, yapmanız gereken ödemeleri aksatabilir ve bu nedenlerden ötürü vizenin çıkmasına engel olabilirler. Danışmanlar, okulla irtibat kurulmasında, gerekli evrakların okul tarafından öğrenciye ulaştırılmasında, vize başvuru sürecinde ve öğrencinin uçak bileti almasında dahi çok ciddi katkılar sağlarlar. Öğrencinin aldığı danışmanlık hizmeti uçağa binmesi ile bitmez, gideceği şehirde danışmanlık firması ona rehberlik etmeye devam eder.

Danışmanlık hizmeti veren firmaların kadroları bu konuda uzmanlaşmış bireylerle doludur. Size verecekleri hiçbir bilgi afaki ve hayal ürünü değildir. Sizler gibi binlerce öğrenciyi yurtdışına göndermiş olmanın deneyimine sahip danışmanlar, size yol gösterirken de bu deneyimlerden faydalanırlar. Bu nedenle size rehberlik edecek ve yol gösterecek danışmanların fikirlerinden faydalanmak ve onların yardımlarıyla bu süreçte adım atmak zorlu dönemi kolaylaştırır.

Bir atasözünün dediği gibi “Danışan dağları aşarken danışmayan düz ovada kaybolur!”. Siz de hayatınızı doğrudan etkileyecek ve eğitim hayatınızın sonrasında kuracağınız hayata kalite katacak yurt dışı eğitimi için danışmanlarla irtibat kurmaktan çekinmeyin.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Yurtdışında Dil Eğitimi Almak Sandığınızdan da Kolay

Üniversite Hazırlığında Zorlanmayın, Yurtdışı Dil Okullarını Tercih Edin

Hazırlık okumak denilince ebeveynlerin ve öğrencilerin aklına boşa harcanan bir yıl gelir. Ancak dünyanın küçük bir köye dönüştüğü, iletişimin gittikçe önem kazandığı dünyada eğer siz herkes tarafından ortak dil kabul edilen İngilizceyi yeterli ve doğru şekilde kullanamıyorsanız iş hayatında başarılı olmanızın imkânı yoktur. Bu nedenle ülkemizde eğitim veren birçok üniversite öğrencilerin bir yıl İngilizce hazırlık okumalarını ve başarılı olmalarını mecburi tutuyor. Ancak üniversitenin ilk yılında hazırlık okumak ile bir senenizi kaybetmek istemiyorsanız çok daha kısa sürede, çok daha ucuza, yurt dışında bir dil okulunda yabancı dil eğitimi alabilir ve hazırlık okumak zorunda kalmayabilirsiniz. Yurtdışında eğitim veren dil okullarından alacağınız yeterlilik belgesini üniversiteye başlarken eğitim kurumuna teslim ederseniz otomatik olarak İngilizce hazırlık okumaktan muaf olursunuz.

Peki, yurtdışında dil eğitimi almanın öğrenciye diğer katkıları nelerdir?

– Türkiye’deki eğitim kurumlarının yeterli eğitim vermediği, özellikle hazırlık döneminin yetersiz olduğu birçok uzman tarafından dile getiriliyor. Öyle ki hazırlık okumuş üniversite mezunu bir birey, İngilizceyi hiçbir şekilde konuşamıyor veya yazamıyor. Bu nedenle yurtdışındaki dil okullarında eğitim, Türkiye’deki hazırlık dönemi ile kıyaslanamaz. Ayrıca yurtdışındaki dil okullarında bütün öğrenciler yabancı olduğu için ve başka bir ülkede olduğunuz için yabancı dil konuşmak zorunda kalırsınız ve öğrenme süreciniz biraz daha kolaylaşır. Fakat Türkiye’de hazırlık okurken başarısız olabilir ve bir sene daha hazırlık okumak zorunda kalabilirsiniz.

– Elbette ki hazırlık okuyan herkes İngilizce öğrenemez, öğrense de yeterli olmaz denilemez. Evet, İngilizce konuşuyor ve yazabiliyor olabilirsiniz. Ancak akademik bir seviyeye çıktığınızda aldığınız hazırlık eğitiminin ne kadar yetersiz olduğu ile yüzleşirsiniz. Yurtdışındaki okullar akademik seviyede eğitim verdikleri için aradaki bu büyük farkı göz ardı etmemelisiniz.

– Üniversitede sizin gibi hazırlık okuyan öğrenciler ile birlikte aldığınız dil eğitimi yüksek ihtimalle üniversiteden sonra yok olup gidebilir. Bunun nedeni ise ülkemizdeki eğitim sisteminin ezbere dayalı olmasıdır. Fakat yurtdışı deneyimi ile eğitim alan öğrencinin yabancı dili unutması veya başarısız olması hemen hemen imkânsızdır.

– Üniversite sonrası iş hayatına atıldığınızda diplomanız önemli olsa da dil eğitimini yurtdışında almanız sizin için büyük bir artı olacaktır. CV’nizde bu artıyı koyarken ayrıca yurtdışı tecrübesinden de söz edebilir ve işverenleri ikna edebilirsiniz.

– Akademik alanlarda ilerlemek isteyenler için girilmesi zorunlu olan TOEFL ve IELTS gibi son derece zorlayıcı olan yabancı dil sınavlarında başarılı olmak için yurtdışında dil eğitimi almak çok ama çok önemlidir.

Yurtdışı Dil Eğitimi Alabileceğiniz Ülkeler İçin TIKLAYINIZ

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Neden Amerika’da Dil Eğitimi Almalıyım?

Neden Amerika’da Dil Eğitimi Almalıyım?

Yurtdışında dil eğitimi denilince kuşkusuz herkesin aklına düşler ülkesi Amerika Birleşik Devletleri gelir. Bunun birçok nedeni olsa da esas neden Amerika Birleşik Devletleri’nin bütün dünya insanların kendini bir cazibe merkezi olarak tanıtması ve bu konuda başarılı olmasıdır. Peki, bir öğrenci hangi nedenlerden dolayı dil eğitimi için Amerika’yı tercih etmelidir?

– Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın en çok turist çeken ve pek çok turistik mekâna sahip bir ülkesidir. Yabancı dil eğitimi için gittiğiniz ülkede yeni maceralar yaşamak ve keyifli anlar yaşamak için kesinlikle Amerika’yı tercih etmelisiniz.

– Yabancı dil eğitimi için yurtdışında tercih edeceğiniz Avrupa ülkelerinde Euro kullanılır. Türk Lirasının Euro’ya göre Amerikan Doları karşısında daha iyi bir seviyede olması ekonomik nedenlerle Amerika’yı tercih etmenizi gerektirir.

– Amerika Birleşik Devletleri’nin eyaletlerinin dahi birçok Avrupa ülkesinden daha büyük ve gelişmiş olması ve farklı milletlerin birlikte yaşıyor olması, insanlarla daha kolay iletişim kurulmasını ve daha rahat bir yaşam sürülmesini vaat ediyor.

– Dünya üniversiteleri içerisinde en iyi imkânlara sahip ve en büyük bilim adamlarını yetiştiren üniversitelere sahip Amerika Birleşik Devletleri’nin eğitim kalitesini dünyadaki hiçbir ülkenin yakalaması mümkün değildir. Bu nedenle kaliteli eğitim için Amerika’yı tercih etmelisiniz.

– Dil eğitiminizi Amerika Birleşik Devletleri’nde aldıktan sonra lisans veya yüksek lisans yapmasanız dahi çeşitli mesleki eğitim kurslarına giderek sertifika alabilirsiniz.

– İnsanların tercih yapabilmesi için önlerinde pek çok seçenek olması gerekir. Amerika Birleşik Devletleri de hayli zengin bir dil okulu listesine sahiptir. Amerika’da kendi isteklerinize en uygun dil okulunu alternatifler arasından belirleyebilirsiniz.

– Şüphesiz ki Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim almanın en önemli etkilerinden bir tanesi kariyerinize ve iş hayatınıza olacaktır. Güçlü bir CV için Amerika’yı seçebilirsiniz.

– Bir turist vizesi ile Amerika’daki dil okullarına kayıt oluyor olabilmek büyük bir fırsattır. Bu sayede vize işlemlerinde stresli dönemler yaşamaz ve bir turist gibi gittiğiniz ülkede dil eğitiminizi tamamlayabilirsiniz.

– Eğer pasaportunuzdaki ilk vize mührü Amerika Birleşik Devletleri konsolosluğu tarafından verildiyse hayatınızın geri kalanında başka ülkelerden vize almakta asla zorluk yaşamazsınız.

Öne Çıkarılmış Yazı

Dil Okulu ve Work and Travel Arasındaki Farklar

Work and Travel Programının ve Dil Okulunun Artıları

Günümüzde hangi meslek dalında çalışıyor olursanız olun yabancı dil bilmek günümüzde bir artı değil mecburiyet haline geldi. Bu nedenle üniversite eğitimine devam eden öğrenciler yurtdışında yabancı dillerini geliştirebilmek için genellikle Work and Travel programına katılmayı tercih ediyorlar. Yabancı dil öğrenmenin en hızlı ve kaliteli yolu olan yurtdışında dil okullarına kaydolan öğrenci sayısı da azımsanmayacak kadar fazladır. Peki, Work and Travel ve dil okullarının sizlere katabileceği artılar nelerdir?

Work and Travel Programı

Work and Travel programının en büyük artısı, yurtdışında kısa süreliğine de olsa iş tecrübesi kazanma şansıdır. Ayrıca her gencin gezip görmek istediği dünyaya her konuda liderlik yapan (teknoloji, eğitim, sinema, spor vb.) Amerika Birleşik Devletleri’nin en güzel şehirlerinde yaşama fırsatı yakalayabilirsiniz.

Sizin gibi Amerika Birleşik Devletleri’ne Work and Travel için diğer ülkelerden gelmiş insanlarla tanışmak paha biçilemez bir imkândır. Burada kuracağınız ilişkiler, gelecekteki sosyal ve iş hayatınızı olumlu yönde etkileyebilir. O insanların kendi ülkelerindeki eğitimine ve iş hayatına dair verecekleri bilgilerle öngörünüzü arttırabilir ve vizyonunuzu geliştirebilirsiniz.

Program süresi boyunca çalıştığınız işyerinden alacağınız ücret, Türkiye’deki piyasa ile karşılaştırıldığında oldukça yüksektir. Kazanacağınız parayı orada harcamak yerine elinizde tutarsanız programı bitirdikten sonra küçük bir servete sahip olabilirsiniz. (Yalnızca dört ayda programda çalışan bir birey yaklaşık 10 bin lira biriktirebilir.)

Work and Travel’ın şüphesiz ki bireye katkılarından en önemlisi yabancı dil konusundaki gelişimdir. Çalışacağınız işyerinde, kalacağınız evde ve program dâhilinde muhatap olacağınız herkesle İngilizce konuşmak zorunda olmanız, isteseniz de istemeseniz de yabancı dil konusunda gelişim göstermenizi sağlayacaktır.

Bulunduğunuz şehirde gerçekleşecek olan sosyal aktivitelere katılarak belki de hayatınızın geri kalanı boyunca asla yaşayamayacağınız anılar biriktirebilirsiniz. Ayrıca teknolojinin merkezi olan Amerika’da birçok teknolojik ürününü çok ucuz fiyatlara satın alarak uzun yıllar teknolojiye harcayacağınız paralardan tasarruf edebilirsiniz.

Dil Okulu

Dil okulunda yalnızca odaklanacağınız konusu yabancı dil öğrenmek olduğu için bu konuda başarısız olma şansınızı sıfıra yaklaştırır. Üniversitede aldığınız İngilizce eğitim ile dil okulunda alacağınız İngilizce eğitimi arasında çok ciddi bir fark olacaktır. Çünkü bu okulların uzmanlık alanları yabancı dil öğretmektir. Bu nedenle Work and Travel programında insanlarla konuşarak kendinizi geliştirme imkânı bulurken dil okulunda ise İngilizceyi daha doğru bir şekilde öğrenme şansı bulursunuz.

Okuldan arta kalan zamanlarda yeni insanlarla tanışabilir, yaşadığınız kentte insanlarla sohbet edebilir ve yeni bir kültürü tanımanın yanı sıra pratik yapma şansını da elde edersiniz. Bu, günlük konuşma dilindeki İngilizceyi keşfetmek için de önemlidir.

Dil okulları üniversiteler veya başka eğitim kurumları gibi eğitim şartlarına sahip olmadıkları için kabul edilme oranınız çok yüksektir. Bu da dil okulları ile Amerika’da eğitim almanın en kolay yolu olacaktır.

İş başvurularında özgeçmişinizin kabarık görünmesi, işe kabul edilmek için çok önemlidir. Peki, dil okulundan alacağınız bir belgenin iş görüşmenize ne kadar olumlu yansıyabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Bu nedenle Amerika’daki dil okullarından birinden alınacak İngilizce yeterlilik belgesi, tüm iş hayatınız ve geleceğiniz için çok önemlidir.

Amerika’da dil okulunda alacağınız İngilizce eğitimi sonrasında alacağınız belge ile Türkiye’ye döndüğünüzde artık üniversitedeki İngilizce hazırlık programını geçmek için sınavlara girmek zorunda kalmazsınız. Yurtdışında aldığınız belge, direkt olarak hazırlıktan muaf olmanızı sağlayacaktır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika Birleşik Devletleri ve Sosyal Ağ Takibi

Amerika Birleşik Devletleri Vize Vermek İçin Artık Sosyal Medya Hesaplarınızı Talep Edecek ve İnceleyecek

Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen terör saldırıları ve Başkan Trump’ın göçmenlere karşı sert tutumu, Amerika Birleşik Devletleri’nden vize almak isteyenlerin işini bir kat daha zorlaştırdı. Tüm bu zorlukları aşarak Amerika Birleşik Devletleri’ne gitme hayali kuran herkesin işini biraz daha zorlaştıracak bir uygulama yürürlüğe girdi. Başkan Trump’ın ülke güvenliğini etkilediklerini iddia ettiği göçmenlere karşı uyguladığı politika sonucunda, vize başvurusunda bulunacak herkesin beş yıllık sosyal medya dökümleri ve 15 yıllık bilgileri yetkililere sunması talep edilecek.

Bütçe ve Yönetim Dairesi tarafından da desteklenen yasa, 23 Mayıs 2017 tarihinde onaylandı. Bu yasaya göre vize başvurusunda bulunan bireyler, Facebook, Twitter, LinkedIn ve diğer sosyal medya hesaplarının son beş yıllık dökümünü ve 15 yıllık kişisel bilgilerini (hangi derneklere üye oldular, ne gibi sosyal faaliyetlerde bulunuyorlar, nerelerde çalıştılar) yeni bir form halinde görevlilere teslim edecekler.

Çıkan bu yasaya en büyük tepkiyi ise bilim adamları gösterdi. Bu uygulama neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne uluslararası öğrenci olarak gelmek isteyen zeki öğrencilerin bu aşırı sorgucu tutum nedeniyle vazgeçebileceklerine dikkat çeken bilim adamları, “Eğer büyük bir hevesle ülkemize gelip bilim dünyamıza katılmak isteyen zeki öğrencileri elimizden kaçırırsak ileride Amerika diye bir ülke kalmaz.” uyarısında bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri yöneticileri ise daha dikkatli ve detaylı güvenlik incelemesine ihtiyaç duyduklarının altını çizerek gerekli görülmesi halinde daha fazla ilave bilgi ve evrak talep edilebilmesinin önünün açıldığına dikkat çekti. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri, resmî olarak bazı Ortadoğu ülkelerinden (Türkiye de dâhil) Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleşecek uçuş seferlerinde el bagajlarında laptop ve tablet gibi elektronik eşyaların taşınabilmesinin yasaklandığını da kamuoyuna bildirmişti.

Ülkelerin geliştirdikleri güvenlik politikaları, kimi zaman sıkıcı ve anlamsız olabilir ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim alma hayali kuran bireyler, artık sosyal medya hesaplarında daha dikkatli davranmalılar. Elbette ki sosyal medyada özgürce fikirlerinizi paylaşabilirsiniz. Yine de bu hayali mahvetmemek için daha dikkatli ve titiz davranmanız Amerika Birleşik Devletleri’nden vize almak için işinizi kolaylaştıracaktır.

Öne Çıkarılmış Yazı

İngilizcenizi Geliştirebileceğiniz Faydalı Dil Uygulamaları

Amerika Yolculuğunu Beklerken Dil Uygulamaları ile İngilizcenizi Geliştirin

Work and Travel, yaz okulu, dil okulu veya yükseköğrenim için danışmanlarla birlikte başvuru sürecini atlattıktan sonra size ulaşacak vize onayını almak stresli bir sürecin sonu anlamına gelir. Vizenizi aldıktan sonra danışmanınız size uçuş tarihinizi bildirecek ve orada yaşayacağınız süreç hakkında gerekli bilgileri aktaracaktır. İşte en sancılı süreç, beklemek ile geçecek olan bu süreçtir. Uçuş tarihinize kadar dil konusunda pratik yapmanız ve kendinizi geliştirmeniz Amerika’daki hayatınızı olumlu yönde etkiler. İşte yazımızdaki birbirinden kolay uygulamaları telefonunuza veya tabletinize yükleyerek yeni kelimeler ve cümleler öğrenebilir, Amerika hakkında yeni bilgiler edinebilir ve kendinizi geliştirebilirsiniz.

Duolingo

Tamamen ücretsiz olan Duolingo uygulamasında İngilizce dili için toplamda 19 kurs ve çok sayıda tasarlanmış dersler bulunuyor. Uygulamanın en dikkat çekici kısmı, İngilizce dilinin nasıl konuşulduğuna dair klasik anlatımlardan ziyade uygulamalı ve eğlenceli şekilde pratik yapmanızı sağlayan konsepttir. IOS ve Android sistemlerin yanı sıra web tarayıcılarında da açabileceğiniz uygulama üzerinden hem gramer konuları hem de kelime öğrenme anlamında pek çok alanda pratik yapabilirsiniz. Egzersiz kısımlarının okuma, dinleme, yazma ve konuşma gibi farklı öğrenme biçimlerine yönelik hazırlanmış olması ise uygulamaya ayrı bir kalite katıyor.

Memrise

Memrise uygulaması, İngilizce dilini öğrenirken yoğun olarak kelime ezberinizi geliştirmeye dayalı bir uygulamadır. Hem IOS hem Android işletim sistemine sahip telefonlarda indirebileceğiniz uygulamada, öğrendiklerinizi unutmamanız için farklı hatırlatmalar ile karşılaşırsınız. Bu da zaman içinde unutulmaya müsait olan İngilizce dilini öğrenirken size büyük fayda sağlar. Ücretsiz olarak kullanabileceğiniz uygulamayı aynı zamanda çevrimdışı mod ve sohbet sistemi gibi ek seçeneklerinden faydalanmak için ücretli sürümünü de satın alabilirsiniz.

Tandem

Tandem uygulaması, hem İngilizcenizi geliştirmek hem de dünyanın dört bir yanından yabancı kişilerle sohbet etmek için birebirdir. Örneğin Amerika’daki bir vatandaşla sesli sohbet ederek İngilizcenizi geliştirmeye çalışabilirsiniz. Bu uygulamada dilediğiniz ülkeden dilediğiniz dil için seçim yapabiliyorsunuz. Eğer konuştuğunuz kişilerin İngilizcenizi geliştirmenizde faydası olduğunu düşünürseniz o kişiyi başkalarına tavsiye etmek için işaretleyebiliyorsunuz. Bu da amacın dışına çıkan kullanım şekillerinden korunmanızı sağlıyor.

Babbel

Dil öğrenmenin daha geleneksel yöntemlerini kullanıcılara sunan Babbel uygulaması, IOS ve Android işletim sistemli akıllı telefonlara indirilebiliyor. Dinleme, konuşma, yazma gibi İngilizce öğrenirken önemli olan yöntemlere yer veren uygulama aynı zamanda dilbilgisi ve kelime ezberine yönelik seçenekler de içeriyor. Tüm bu geleneksel yöntemler ile birlikte kültürel bilgiler edinmeniz açısından da ek bir sunumu olduğunu söyleyebiliriz.

HiNative

HiNative uygulaması, dünyanın dört bir yanından öğrenmek istediğiniz dilin kültürüne yönelik sorular sorarak pratik yapmanızı sağlıyor. Ayrıca o kültüre dair yeni bilgiler edinirken bilmediğiniz kelimelerle karşılaşarak kendinizi bir üst seviyeye hazırlama fırsatı sunuyor. Temel amacı, hızlı ve basit öğrenim sağlamak olan HiNative uygulamasında günlük konuşmalardan o ülke vatandaşlarının grameri yerine soruları nasıl sorduklarını veya nasıl cevapladıklarını öğrenebilirsiniz.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Yurtdışı Dil Okuluna Hazırlık

Dil Okuluna Hazırlık Süreci

Amerika’da dil okumak heyecanlı bir süreç olsa da öncesinde başarıyla atlatılması gereken pek çok aşama vardır. Eğer bu aşamaları başarıyla atlatabilirseniz hayal ettiğiniz yabancı dil eğitimini almaya hak kazanabilirsiniz. Dil okulunda eğitim almaya karar almaktan vize şartlarını sağlayıp sağlayamayacağınıza kadar pek çok aşama bu sürecin içerisinde yer alır. Tüm bu aşamalara hazırlanırken bilgi ve deneyim sahibi olan bir danışman firma ile birlikte çalışmanızı tavsiye ederiz.

Karar Alma Aşaması

Öncelikle dil eğitimi almak için uygun durumda olup olmadığınızı gözden geçirmeli ve buna hazır olup olmadığınızı tartıp biçmelisiniz. İngilizce diline ne kadar hâkim olduğunuz, Amerika’da dil okuluna ne kadar bütçe ayırabileceğiniz, gideceğiniz şehrin hangisi olacağı ve ne tür bir konaklama tipini tercih edeceğiniz gibi daha pek çok unsuru belirledikten sonra eğer Amerika’da dil eğitimi almaya karar verirseniz sonraki aşamaya geçebilirsiniz.

Kayıt Aşaması

Amerika’da dil okuluna kayıt aşamasında ne kadar erken davranırsanız sizin için o kadar iyi olur. Gerek uçak biletlerinin bazı dönemlerde çok uçuk olması nedeniyle gerek vize başvuru evraklarının hazırlanması için belli bir süreç gerekmesi nedeniyle erken hareket etmeniz çok önemlidir. Amerika vizesi için en az altı hafta önceden kayıt işlemlerinizi tamamlamış olmalısınız.

Kayıt aşamasında size yardımcı olan danışman firma tarafından verilen başvuru formunu ve dil okulu sözleşmesini doldurmanız gerekir. Ardından ön kayıt ücretini ödemeli ve sizden istenen belgeleri danışmanınıza teslim etmelisiniz. Danışman firma, topladığı bu bilgiler ile tercih etmiş olduğunuz dil okuluna kayıt işleminizi gerçekleştirecektir.

Uçuş Rezervasyon Aşaması

Dil okuluna kaydınız yapıldıktan sonra Amerika vizesi almak için başvuru aşamanız başlar. Ancak bunun öncesinde danışman firmanız, ileride uygun fiyatlarla uçuş yapabilmeniz için şimdiden uçak bileti rezervasyonu ayarlar. Ancak bileti satın almazsınız. Yalnızca vizeniz kabul edildikten sonra uçuş yapabilmeniz için şimdiden rezervasyon yapılır.

Vize Başvuru Aşaması

Vize başvuru aşamasında öncelikle gereken evrakları toplamanız gerekir. Bunlar içinde yer alan şahsi evrakları ve kayıt yaptırdığınız dil okulundan gelecek evrakları 3 gün ile 1 hafta içinde temin edebilirsiniz. Tüm evraklarınız hazır olduğunda konsolosluktan size bir vize başvuru randevusu verilir ve mülakat zamanınız belirlenir.

Okul Ücretinin Ödenme Aşaması

Vize başvurunuzun onaylanmasının ardından konaklama ve okul ücretlerini ödemeniz gerekir. Bu işlemi yapabileceğiniz süre, vize onayınızdan sonraki 48 saat ile sınırlıdır. Eğer bu süre içerisinde okul ücretini ödemezseniz, dil okulu tarafından kaydınız otomatik olarak iptal edilir.

Konaklama Aşaması

Amerika’da kalacağınız şehre gitmeden önce konaklama yapacağınız yer hakkında detaylı bilgi edinmeli ve gerekirse sizi karşılayacak kişilerle irtibata geçmelisiniz. Eğer danışman ile birlikte çalışıyorsanız sizin için bu işlemleri yapacaktır.

Uçuş Aşaması

Tüm bu işlemleri bitirdikten sonra artık uçuşa hazırsınız demektir. Daha önceden ücretini ödediğiniz bilet ile yolculuk yapabilir ve Amerika’da sizi bekleyen dil okulunda eğitiminize başlamak üzere ülkeye adım atabilirsiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

DS-160 Formu ve Doldurulması

Amerika Vizesi İçin Gereken DS-160 Formu Nedir ve Nasıl Doldurulur?

DS-160 formu, Amerika için vize almak isteyen ve göçmen olmayan herkesin doldurması gereken bir başvuru formudur. Elektronik ortamda doldurulması gereken DS-160 formunun doldurulmasının ardından tüm bilgiler Amerikan konsolosluğuna aktarılır. Form doldurulurken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, eksiksiz ve hatasız doldurulmasıdır. Formda yapılacak en ufak eksiklik veya hata vize işlem sürecini aksatabilir ve hatta vizeyi almanıza engel olabilir. Formun ardından bilgisayarda belirecek onay belgesinin çıktısını almayı unutmayın. Zira konsoloslukta gerçekleştireceğiniz vize başvurusunda bu forma ihtiyacınız olacak.

Formu Doldurmaya Başlayalım:

– Amerika Birleşik Devletleri’nin vize isteyen herkes için zorunlu tuttuğu DS-160 başvuru formuna https://ceac.state.gov/genniv adresinden ulaşabilirsiniz.

– DS-160 başvuru formunda yer alan resim bölümüne 5 x 5 cm boyutlarında bir fotoğraf eklemeniz gerekiyor. Önceden bu ebatlarda çektirmiş olduğunuz fotoğrafı tarattıktan sonra jpg formatında kaydedin. Daha sonra formdaki resim bölümüne fotoğrafınızı taşıyın. DS-160 başvuru formuna fotoğraf yüklemezseniz başvurunuz otomatikman reddedilir.

– DS-160 formunu dolduran her bireye sistem bir güvenlik sorusu belirlemesi için otomatikman yönlendirilir. Seçtiğiniz güvenlik sorusunun ardından size özel bir ID numarası verilir. Bu işlemleri tamamladıktan sonra DS-160 formuna yönlendirilirsiniz. Size özel olarak belirlenen ID numarasını mutlaka bir yere not edin.

– DS-160 formunu doldururken başvuru gerçekleştireceğiniz konsolosluğun bulunduğu şehri seçmelisiniz. (İstanbul veya Ankara) Bu işlemin ardından “Start An Application” sekmesine tıklayarak formu doldurmaya başlayabilirsiniz.

– DS-160 başvuru formu aşamalardan oluştuğu için her tamamladığınız başvuru bölümünün ardından mutlaka “Next” butonuna basınız. Herhangi bir nedenle işleminizi yarım bıraktığınızda 30 gün içerisinde geri dönerek işleminize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

– DS-160 formunuzu bilgisayarınıza kaydedebilmek için “Save Application to File” sekmesini kullanmalısınız. Ardından dosyayı indirmek için “Save” sekmesine basabilir, daha sonra da yarım kalan formu doldurmak için “Getting Started” bölümündeki “Import Application Date” opsiyonunu kullanarak işleminizi tamamlayabilirsiniz.

– DS-160 formu tamamen İngilizcedir ve formu dolduracak bireylerin de cevapları İngilizce yazı dilini kullanarak girmesi gerekir. Anlayamadığınız terimler olduğunda soru kutucuğunun sağ üst köşesinde yer alan bölümden sorunun Türkçe karşılığını okuyabilir ve bu sayede soruları daha kolay cevaplayabilirsiniz. “İsteğe bağlı” (optional) yazan soruları boş bırakma hakkına sahipsiniz.

– DS-160 formunu doldururken aklınızdan çıkartmamanız gereken konu, kasti olarak yanlış veya yanıltıcı bir bilgiye yer verilmesi durumunda vizenin ve Amerika’ya girişinizin daimi olarak reddedilme olasılığı olduğudur. Böylesine ciddi yaptırımları olan DS-160 formunu hatasız şekilde doldurmak için bir danışmanla irtibata geçmeniz faydalı olacaktır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’da Dil Eğitiminde Kurs Türleri

Amerika’da Yabancı Dil Eğitiminde Doğru Dil Programını Tercih Etmenin Önemi

İnsanlar ihtiyaçlarına göre doğru tercihler gerçekleştirdiklerinde başarısız olmaları hemen hemen mümkün değildir. Yabancı dil eğitiminde de doğru tercihleri ve doğru programı seçmek oldukça önemlidir. Dil eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri’ni tercih eden bireylerin birçok dil programından birini tercih etmeleri gerekir. Örneğin hiç İngilizce bilmeyen veya yalnızca temel seviyede İngilizce konuşmak isteyen bir bireyle az da olsa İngilizce konuşabilen ama yabancı dili yalnızca iş hayatında kullanmak için öğrenmek isteyen öğrenciler aynı programı tercih etmemelidir. İşte bu doğrultuda dil programları hazırlayan Amerikan dil okulu yetkilileri, öğrencilerinin tercihlerine dayalı olarak eğitim vermeye devam ediyor.

Dil Programları

Genel İngilizce: Hiç İngilizce bilmeyen veya biraz biliyor olsa da doğru gramer kullanamayan kişilerin gitmesi için uygun olan programdır. Genellikle 20 saatlik ders programı şeklinde uygulanır.

Yarı Yoğun İngilizce: Semi Intensive adı verilen bu dil programı, geniş zamanı olmayan ancak yeterli olan bilgilerin hepsini de almak isteyen kişiler tarafından tercih edilir. Bu programda 25 saatlik ders programı uygulanır.

Yoğun İngilizce: Intensive adı verilen bu dil programı, en kısa sürede İngilizce öğrenmek isteyen kişiler tarafından tercih edilir. Bu programda 30 saatlik ders programı ile gerekli olan bilgiler yoğun şekilde sizlere verilir.

Akademik İngilizce: İngilizce dilini yapacağı akademik araştırmalarda kullanabilmek için öğrenmek isteyen kişiler bu dil programını seçebilirler.

Mesleki İngilizce: İngilizceyi icra ettiği meslek için kullanmak üzere öğrenmek isteyen kişiler bu dil programını tercih edebilirler.

Hazırlık İngilizcesi: Kimi öğrenciler ülkelerindeki üniversitelerin hazırlık sınıflarından geçebilmek için önceden hazırlık yapmak isteyebilirler. Bu durumda Foundation adı verilen dil programlarına gidebilirsiniz.

Teacher Trainer: TOEFL/IELTS/GMAT/GRE gibi sınavlara hazırlık amacıyla düzenlenen dil programlarıdır. Bu tür sınavlara hazırlık aşamasında sadece sınav sorularına hazırlanmanızı sağlayacak şekilde bir eğitim verilir.

One-to-One: Birebir öğrenciye yönelik dil dersinin verildiği bu dil programında öğretici ile birlikte çalışma imkânı bularak daha verimli çalışabilirsiniz.

Yukarıdaki dil programlarının yanı sıra yaş aralıklarına göre de dil programları sunulabilmektedir. Yetişkinler için “adult”, genç yetişkinler için “young learners” ve çocuklar için “junior” dil programları tercih edilebilir.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika Vize Başvurusu İçin Gerekli Evraklar

Amerika Turistik ve F1 Vize Başvurusu İçin Gerekli Evraklar

Ülkelerin aralarında yapmış olduğu anlaşmalar gereği bir ülke vatandaşı bir diğer ülkeye seyahat edebilmek veya eğitim alabilmek için o ülkenin belirlediği vize şartlarını yerine getirmeli ve gerekli izinleri almalıdır. Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye arasında yapılan anlaşmalar gereği Türk vatandaşları belli süreliğine turistik seyahat gerçekleştirmek için turist vizesine, Amerika’da herhangi bir kurumdan eğitim alabilmek için eğitim vizesine ihtiyaç duyar.

Amerika Birleşik Devletleri sahip olduğu ekonomik ve teknolojik güç sayesinde dünyanın en çok turist ve yabancı öğrenci kabul eden ülkesi konumundadır. Bu ülkeye bu gerekçelerden biriyle gitmek istiyorsanız aşağıdaki vize evraklarını eksiksiz tamamlamalısınız. Unutmayınız ki her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği bu ülkede vize şartları oldukça ağır ve katıdır. Evraklar konusunda yapacağınız bir hata, vize başvurunuzu mahvedebilir.

Turist Vizesi İçin Gerekli Evraklar

– Turist vizesi için DS-160, göçmen olmayanlar için düzenlenmiş vize başvuru formu doldurulmalıdır. Bu vize başvuru formları elektronik ortamda doldurulur ve formu dolduran bireylere barkodlu onay sayfasından bir çıktı gerekir. Konsolosluğa gittiğinizde bu belgeyi ibraz etmeden başvuru işlemlerinizi gerçekleştiremezsiniz. DS-160 formuna http://ceac.state.gov/genniv adresinden ulaşabilirsiniz.

– İkinci aşamada Amerika Birleşik Devletleri’nde kalmak istediğiniz süre boyunca geçerli olacak bir pasaporta sahip olmanız gerekir. Başvurunuzun olumlu sonuçlanması için ne kadar kısa süre kalacak olursanız olun en az altı aylık bir geçerlilik süresi bulunan bir pasaport ile başvuru gerçekleştirmelisiniz.

– Daha önceden kullandığınız ama süresi dolmuş pasaportlarınızı da beraberinizde götürerek onaylanmış diğer ülkelere veya Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat vizelerinizi yetkililere sunabilirsiniz.

– Altı aydan daha uzun bir süre çekilmemiş 1 adet 5 x 5 cm boyutlarında renkli fotoğraf.

– Türkiye’de çalıştığınız veya eğitim almaya devam ettiğiniz kurumlardan geri dönmek istediğinizi kanıtlayacak belgeler ve dokümanları da beraberinizde bulundurmalısınız. Ayrıca banka döküm belgeleri de vize işlemlerini kolaylaştıracaktır.

F1 Vizesi İçin Gerekli Evraklar

F1 vizesi ile alakalı bilinmesi gereken en temel nokta, vizeyi onaylayacak yetkililerin eğitim için ülkelerine gelecek öğrencinin eğitimini tamamladıktan sonra kendi ülkesine geri döneceğini garanti etmesidir. Sizler de takdir edersiniz ki fırsatlar ülkesi olarak bilinen Amerika Birleşik Devletleri’ne vize alıp kaçak yollarla ülkede hayatını sürdürmek isteyen pek çok art niyetli insan her türlü yolu deniyor. Bu nedenle vize başvurunuz esnasında evraklarınızı bu noktayı açıklayacak belgeler ile desteklemeniz çok önemlidir. Bu konuda kendinizi yetersiz görüyor ve vize konusunda problem yaşayacağınızı düşünüyorsanız mutlaka bir danışman ile irtibata geçerek yardım almalısınız.

– Vize başvurusu için minimum altı ay geçerliliği bulunan bir pasaport yeterli olsa da bir yıl geçerliliği bulunan bir pasaport işlemlerinizi daha kolaylaştıracaktır. Eğer daha önce yurtdışında başka ülkelere seyahat etme fırsatı yakaladıysanız ve o seyahatlerdeki pasaportunuzun geçerlilik süresi dolmuş olsa da yanınızda bu pasaportları da götürerek önemli bir referans artısı sağlayabilirsiniz.

–  Nüfus cüzdanınızın aslı ve fotokopisini mutlaka yanınızda bulundurmalısınız.

– Altı ay içerisinde çekilmiş 5 x 5 cm boyutlarında 1 adet renkli fotoğrafı yetkililere teslim etmelisiniz.

– Amerika’da eğitim alacağınız kurumun sizi kabul ettiğini gösteren onay belgesini (I20 belgesini) yetkililere teslim etmeniz gerekiyor. I20 belgesi, öğrenci için pasaport kadar önemlidir. Eğer Amerika’daki herhangi bir eğitim kurumundan bu belgeyi alamazsanız vize alma ihtimaliniz bulunmuyor.

– Elektronik ortamda doldurulması gereken DS-160 başvuru formunu doldurduktan sonra çıktısını alabileceğiniz onay belgesini teslim etmelisiniz. Eğer bir eğitim danışmanı ile birlikte çalışıyorsanız başvuru formunu danışman sizin için dolduracak ve onay evrakını size sunacaktır.

– Amerika Birleşik Devletleri tarafından belirlenmiş olan Amerikan öğrenci vize başvuru ücretinin ödendiğine dair dekontu teslim etmelisiniz.

– SEVIS ücretinin eksiksiz yatırıldığını gösteren dekontu ibraz etmeniz gerekir.

– Öğrencilik hayatı boyunca bireyin, Amerika’da geçimini sağlayacağı kaynağın açık ve reddedilemez belgelerle beyan etmesi mecburidir. Aşağıdaki şartlardan hangisi size uyuyorsa buna dair belgeleri yetkililere teslim etmelisiniz.

  • Aile bireyleri eğitim masraflarınızı karşılayacaksa veya bir sponsorunuz varsa onların bankalardan alacağı teminat mektubu
  • Eğer hesabınızda yeterli maddi kaynak varsa banka cüzdanlarınız ve hesap hareketlerinizi gösteren banka ekstreleriniz
  • İşyeri sahibiyseniz işyeriniz ile alakalı maddi deliller (vergi levhası, ticaret sicil kaydı, imza sirküleri)
  • Size ait taşınmaz mallarınız varsa onların tapuları

– Başvuru esnasında önceden şart koşulmuş ve sizden talep edilen öğrenci belgesi, transkript ve diplomanızı beraberinizde bulundurmalısınız.

– Öğrenim hayatına devam etmeyen erkek adayların askerlik durumlarını gösteren belgenin ibraz edilmesi mecburidir.

– İngilizce yeterliliğinizi kanıtlamak için önceden katıldığınız sertifikaların veya kursların sizlere verdiği geçerli belgeleri yetkililere teslim etmelisiniz.

– Evli olan başvuru sahiplerinin evlilik cüzdanlarının fotokopilerini de başvuru esnasında sunmaları gerekir.

Turist vizeleri için maddi deliller büyük önem taşırken öğrencilerin alması gereken F1 vizesi tamamen uzmanlık gerektiren bir alandır. Hayli stresli ve yorucu bu süreçte yıpranmamak adına mutlaka bir danışmandan destek almanızı öneririz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Akedemik Yıl İngilizce Programları

Akademik Yıl İngilizce Programlarının Amaçları ve Faydaları

Yurtdışında üniversite hayali kuran herkes, yeterli seviyede İngilizceye sahip olmak zorundadır. Dil konusunda yeterliliğini ispat edemeyen hiç kimse Amerikan üniversitelerinde eğitim göremez. Yalnızca dil konusunda yeterlilik sağlamak isteyenlere değil, aynı zamanda liseyi bitirip üniversiteyi kazanamayan gençlerin de İngilizce konusunda gelişim gösterebilmeleri için Amerika Birleşik Devletleri’nde akademik takvim yılı içerisinde İngilizce programları geliştirilmiştir. Bu programlar, 6 ay ile 9 aylık bir süreyi kapsarken müfredatları ile bu süre içerisinde İngilizceyi en ileri seviyede öğretmek konusunda yeterlidir. Kazanımları düşünüldüğünde öğrenciyi 6 ay ile 9 ay içerisinde en iyi İngilizce seviyesine getirmeyi hedefleyen programlara ayrıca üniversite hayatını Türkiye’de tamamlayan ve İngilizce konusunda problem yaşayan bireyler de yoğun talep göstermektedir.

Akademik yıl kurslarına kayıt olan ve eğitim alan öğrencilerin İngilizce seviyesi TOEFL ve IELTS düzeyine ulaştırılırken öğrenciler Türkiye üniversitelerindeki hazırlık sınıflarından muaf olma hakkı da kazanırlar. Bir yıl süre ile hazırlık okumak yerine yalnızca 6 ayda bu aşamayı geçmek, hem maddi hem manevi olarak öğrenciye çok fazla şey katacaktır. Ekstra olarak öğrenci yurtdışı tecrübesi de edinmiş olacaktır.

Temel olarak 5 ile 9 ay öngörülen akademik yıl İngilizce programlarına katılan öğrenciler, ilk önce bir seviye belirleme sınavına tabi tutulurlar. Burada belirlenen seviye, öğrencinin başlayacağı sınıfın düzeyini tespit eder. En alt seviyedeki sınıftaki öğrenciler dâhil eğer gereken önemi derslerine gösterirlerse Amerikan üniversitelerinde eğitim almak için yeterli İngilizce seviyesine ulaşacakları kurumlar tarafından garanti edilecektir. Ayrıca Genel İngilizce dersinin yanında farklı konularda ek dersler veren akademik yıl kurslar da bulunmaktadır.

Basit bir mantıkla Amerikan üniversitelerinden birine kaydolabilmek için bir yıl Türkiye’de İngilizce kursu alan bir öğrenciye göre akademik yıl İngilizce programlarında bu eğitimi alan bir öğrencinin Amerikan üniversitelerine kabulü ve F1 vizesi başvurunun kabulü çok daha kolay olacaktır. Bu süreci Amerika’da atlatıp ülkesine dönmüş bir öğrenci, özellikle konsolosluktaki mülakattaki birçok konuyu kolaylıkla atlatabilir.

Akademik yıl İngilizce programlarındaki gösterilen başarı, öğrencinin geriye kalan eğitim hayatı boyunca önemli bir özgüven kaynağı olurken iş hayatında öne çıkmak için bu kursa katılan bireyler de cv’lerine çok çok önemli bir değer katma fırsatı yakalayacaklardır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Vize Reddi ve Sonrası

Amerikan Öğrenci Vize Başvurusu Reddedilenler Nasıl Bir Yol İzlemeli?

Amerika’da üniversite eğitimi almak veya dil okuluna gidebilmek için F1 vizesi almak zorunludur. Eğitim görmek istediğiniz üniversite, kolej veya dil okulu ile iletişime geçip gerekli evrakları sunduktan sonra kurumdan bir form almanız gerekir. Bu formun eksiksiz doldurulmuş hali ve I20 belgesi sayesinde vize başvurusu gerçekleştirilebilir.

Vize başvurusu konusunda danışmanlık hizmeti almayan bireyler, bu süreçte karşılaşacakları problemleri ve dikkat edilmesi gereken konuları ancak yaşayarak tecrübe edebilirler. Bu tecrübeler de ne yazık ki vizenin reddedilmesi ile sonuçlanabilir. Bu nedenle her yıl binlerce öğrencinin Amerika hayaline kavuşmasını sağlayan danışmanlardan yardım almayı denemenizi öneririz.

Ancak evraklarınızın tamam olması ve talep edilen her şeyi karşılıyor olmanız size mutlaka vize çıkacağı anlamına gelmez. Konsolosluğun vize konusunda değerlendirme yapan uzmanları, gerek mülakat esnasında gerek evraklarınızın incelenmesi esnasında herhangi bir gerekçeye takılarak vizenize onay vermeyebilir. Peki, vize başvurusunda problem yaşayan öğrenci adayları hangi yolu izlemelidir?

Vizenin Reddinden Sonra İzlenmesi Gereken Yol

Vize işlemlerinin tamamı ve resmî belgeler ciddi bir süreç olarak gerçekleşir. Başvuru yapan birey hakkında gerekli evrakları inceleyen ve yeterli fikre sahip olan konsolosluk, eğer vize başvurusunu reddediyorsa bu konuda bir açıklama mektubu hazırlamak ve başvuru sahibine bilgi vermek zorundadır. Genellikle konsolosluğun reddi konusunda verdiği cevap yuvarlak cümlelerden oluşsa da bazen vizenin reddedilmesi konusundaki asıl neden mektupta açıkça yer alabilir. Reddedilme gerekçesi ister net olarak açıklansın ister açıklanmasın, işlemler esnasında nerede hata yaptığınızı düşünmelisiniz. Yeniden hazırlanma sürecini gerçekleştirdikten sonra ikinci başvuruyu gerçekleştirebilirsiniz.

Eğitim için Amerika’ya gittiğinizin altını katiyetle çizmeli ve kariyer planınızı en ince ayrıntısına kadar yetkililere anlatmalısınız. Ayrıca ülkenize ve ailenize ne kadar bağlı olduğunuza dikkat çekmeli, eğitim süreci bittikten sonra hemen onlara geri dönmek istediğinizi samimi şekilde dile getirmelisiniz. Eğitim süreciniz boyunca maddi açıdan hiçbir problem yaşamayacağınızı reddedilemez ve açık deliller ile ortaya koymalısınız. Bu konular üzerine eğilmeniz ve ilk başvurudaki yaşanan aksaklıkları ortadan kaldırmaya yönelik cümleler sarf etmeniz, ikna edilmesi gereken konsolosluk görevlilerinin fikrinin değişmesinde etkili olacaktır.

Öne Çıkarılmış Yazı

IELTS Sınavı

IELTS Sınavına Hazırlık Sürecinde İpuçları

Akademik ve Genel Eğitim şeklinde iki ayrı alana ayrılan IELTS sınavında İngilizce eğitimi için akademik, iş deneyimi ve eğitim programları için genel eğitim bölümüne girmeniz gerekir. Bu sınavda dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerilerinizi ölçen sorulardan oluşan farklı bölümler bulunur. Toplamda 2 saat 45 dakika süren sınavda konuşma sınavı ayrıca ve yüz yüze olacak şekilde yapılır.

Sınavın zorluğu sizin İngilizce seviyenize ve bilginize göre değişiklik gösterse de ortalama olarak sınavın çoğu insana zor geldiğini söyleyebiliriz. Ancak her sınavda olduğu gibi bu sınavda da planlı bir çalışma ve azim ile yüksek puan almak mümkündür.

Dinleme Bölümü

Dört farklı ses kaydının dinletildiği bu bölümde dinlediğiniz kayıt ile ilgili sorulan sorulara doğru yanıtlar vermeniz gerekir. Bu kayıtlar genellikle farklı konularda olur. Günlük bir konuşmadan da bahsediliyor olabilir, teknik bir konudan da bahsediliyor olabilir. Bu alanda kendinizi geliştirebilmeniz için yararlanabileceğiniz yöntemler; altyazısız şekilde filmler izlemek, İngilizce kitapların sesli anlatımlarını dinlemek olabilir.

Okuma Bölümü

Üç farklı okuma bölümünün sunulduğu bu bölümde, okuma metinleri hakkında sorulan sorulara doğru cevap vermeniz gerekir. Burada okuduğunuzu anlamanız ve hatta metnin ana konusunu çözebilmeniz çok önemlidir. Karşınıza çıkan okuma metinleri genellikle genel konulardan gelir. Ancak günlük yaşam gibi daha genel olan konuların yanı sıra iş hayatına dair özel konuların da geldiğine de tanık olabilirsiniz. Kendinizi okuma bölümüne hazırlayabilmek için farklı alanlarda okuma metinleri bulabileceğiniz BBC, The Economist gibi siteleri takip edebilirsiniz. Ne kadar farklı konularda okuma çalışmaları yaparsanız sınavdaki konuya aşina olmanız da o kadar olasıdır.

Yazma Bölümü

İki bölümden oluşan yazma bölümünde, farklı sınavlardan geçersiniz. İlk bölümde grafik, resim veya tablo gibi veriler hakkında bir yazı yazmanız istenir. Diğer bölümde ise size bir konu başlığı verilerek bu konuda yazmanız istenir. Yazdığınız yazıda gramer anlamında cümlelerinizin doğruluğu önem taşırken aynı zamanda cümle kurarken seçtiğiniz kelimeler de önem arz eder. Bu bölümde başarılı olabilmek için kelime dağarcığınız üzerine ve metin paragrafları arasındaki geçiş yöntemlerine çalışabilirsiniz.

Konuşma Bölümü

Bu bölümde, üç farklı alanda yaklaşık 12 dakikalık sürelerde sınanırsınız. Günlük bir konuşma gibi başlayan bölümün devamında size bir konu verilerek bu konuda konuşmanız istenir. Ardından yaptığınız konuşmadan sonra bu konu hakkında onlarla tartışmanız istenir. Bu bölümde başarılı olabilmek için mümkün olduğunca konuşma pratiği yapmanız çok önemlidir. Gerek ailenizle gerek arkadaşlarınızla olsun farklı konular seçip bu konular üzerine fikirlerinizi İngilizce olarak aktarmaya gayret edin. Eğer bu konuda çok zorluk yaşarsanız, konuşma kurslarına giderek yeteneğinizi geliştirme şansına da sahipsiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

TOEFL Sınavı

TOEFL Sınavına Hazırlık Aşamasında Yardımcı Olacak İpuçları

Amerika’da eğitim almaya karar veren her öğrencinin seçtiği üniversiteye kayıt olabilmesi için zorunlu olarak girmesi gereken sınavlar vardır. Bunlardan biri de İngilizce yeterliliğinizi ölçen dil sınavıdır. Girebileceğiniz farklı dil sınavları olduğu gibi bunların en çok bilineni TOEFL sınavıdır. Bu sınavda geçmeniz gereken baraj puanı üniversitelerin tercihlerine göre değişiklik gösterse de ortalama olarak en az 70 puanı almanız gerekir. Alacağınız TOEFL puanınız iki yıl geçerli olacaktır. Peki, ortalama İngilizce bilenlerin bile zorlanabildiği bu sınava nasıl hazırlanmak gerekir?

İngilizce Seviyenizi Ölçün

TOEFL sınavına hazırlanırken öncelikle mevcut İngilizce bilginizi ölçmeniz önemlidir. Eğer temel seviyede İngilizce bilgisine sahipseniz bu durumda Beginner seviyesinden değil Elementary seviyesinden çalışmaya başlayabilirsiniz. Ancak bilmeniz gereken şey, kesinlikle en az Upper Intermediate seviyesine kadar kendinizi geliştirmeniz gerektiğidir. Bu nedenle öncelikle seviyenizi ölçmenizi sağlayacak online ortamdaki testlerden yararlanabileceğiniz gibi İngilizce diline özel seviye tespit sınavları hazırlayan kursların sınavlarına da girebilirsiniz. Seviyenizi belirledikten sonra kendinize daha doğru bir çalışma planı hazırlayabilirsiniz.

Çalışma Planı Hazırlayın

Seviyenizi belirlediniz ve artık çalışmaya nereden başlamanız gerektiğini biliyorsunuz. O zaman kendinize bir çalışma planı hazırlayabilirsiniz. Sınava hangi tarihte gireceğinize göre yoğun veya rahat bir plan oluşturabilirsiniz. Örneğin sınava iki ay gibi bir süre kalmışsa yoğun çalışma planı sizin için daha uygun olacaktır. Ancak TOEFL sınavına en az 6 ay önceden çalışmaya başlamanız çok daha başarılı bir sonuç almanızı sağlar. Çalışma planınızın içerisine belli periyotlarla deneme sınavları eklemeyi ihmal etmeyin. Kendinizi belli aralıklarla sınamanızı sağlayacak olan bu sınavlar, ne kadar gelişme gösterdiğinizi görerek daha verimli çalışmanıza da katkıda bulunacaktır.

Bol Bol Pratik Yapın

TOEFL sınavının içeriğini ve ne tür sorular geldiğini mutlaka araştırmalısınız. Her sınavda olduğu gibi TOEFL sınavında da belli soru kalıpları ve bölümleri vardır. Kelime bilgisini ölçen bölümlerin yanı sıra deyimler ile ilgili sorular, grameri ölçen sorular da bu sınavda yer almaktadır. Ayrıca okuduğunuzu anlama becerinizi ölçen Reading bölümü, dinlediğinizi anlama becerinizi ölçen Listening kısmı ve düşündüklerinizi İngilizce’ye dökme becerinizi ölçen Writing bölümü, ayrı ayrı çalışmanız gereken kısımlardır.

Film, Uygulama ve Oyunlarla Vakit Geçirin

Özellikle dinlediğinizi anlama kısmında dilinizi geliştirecek ve size aşinalık kazandıracak yöntem, bol bol altyazısız İngilizce film izlemek, dilinizi geliştirmenizi sağlayan uygulamaları indirmek ve oyunları oynamaktır. Ayrıca film izlemek, yalnızca dil öğrenmek için değil dili konuşmak anlamında da size katkı sağlayacaktır. Kelime haznenizi geliştirecek olan bu tür yöntemleri küçümsemeyin. Hem keyif almak hem de İngilizce sınavına hazırlanmak için bu tür etkinliklere başvurabilirsiniz.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerikan Üniversitesi Üniversite Terimleri

Amerikan Üniversitelerinde Okuyacaklar İçin Yurtdışı Eğitim Sözlüğü

Amerika’da üniversitede okumak için büyük bir çaba gösterdikten sonra uzun ve zorlu bir eğitim sürecine hazır olmalısınız. Üniversiteye kaydolabilmek için belli bir seviyede İngilizce bilmek yeterli olsa da bazı teknik terimler ve kelimelerin anlamını bilemiyor olabilirsiniz. Aşağıda açıklamaları verilen kelimeler, eğitim hayatınız boyunca çok sık karşılaşacağınız ve işinizi kolaylaştıracak öğrenci sözlüğünün küçük bir kısmıdır.

Akademik Danışman (Academic Adviser): Öğrencilere akademik konularda destek olma ve akıl verme görevlerini üstelenen öğretim görevlileridir.

Ders Ekleme / Ders Bırakma (Add / Drop): Öğretmenin izni doğrultusunda öğrencilerin derslerini seçip seçmeme aşamasına verilen isimdir.

Ön Lisans Diploması (Associate Degree): İki yıllık eğitiminizin ardından alacağınız diplomadır. Bu diploma, gittiğiniz okula göre meslekî veya transfer diploması olabilir.

Lisans Diploması (Bachelor’s Degree): Dört yıllık eğitiminizin ardından alacağınız diplomadır. Dört yıl boyunca beşeri ilimler, fen bilimleri veya mesleki alanlarda dört yıllık eğitim aldıysanız bu diplomayı almaya hak kazanırsınız.

Temel Dersler (Core Requirements): Diploma almaya hak kazanmak için zorunlu olarak almanız ve başarılı olmanız gereken derslerdir.

Ders (Course): Öğretim yılının bir dönemi boyunca bölüm ile ilgili bilgilerin aktarıldığı saatlik sunumlardır. Bu dersler arasında zorunlu olanlar olduğu gibi seçmeli olanlar da olabilir.

Seçmeli Dersler (Electives): Eğitim görmekte olduğunuz bölümde almanız gereken zorunlu kredi sayısını tamamlamak için kendi istekleriniz doğrultusunda seçebileceğiniz derslerdir.

Harçlar (Fees): Üniversitelerin size verdikleri hizmetin karşılığında aldığı dönemlik ücretlerdir.

Not Ortalaması (Grade Point Average): Bölümde aldığınız her derste gösterdiğiniz başarı derecesinin ortalaması alınarak son aşamada genel olarak hesaplanan mezuniyet derecenizdir.

Uluslararası Öğrenci Danışmanı (International Student Adviser): Yurtdışından gelen öğrencilere her konuda danışmanlık eden kişilerdir.

Ana Dal (Major): Öğrencilerin kendi tercihlerine bırakılmış ana bölümdür.

Üç Aylık Dönem (Quarter): Alacağınız üniversite eğitiminin 10 ile 12 haftalık sürecine verilen isimdir. Öğretim yılının çeyrek bölümleridir.

Burs (Scholarship): Eğitiminize maddi açıdan katkı sağlayacak kişiler veya kurumların size yapacağı yardımdır. Bu yardım okul ücreti veya harçtan muafiyet şeklinde olabilir.

Ders Programı (Syllabus): Eğitiminiz boyunca aldığınız derslerde işlenecek konuları listeleyen programdır.

Okul Ücreti (Tuition): Aldığınız eğitim karşılığında okulun sizden talep ettiği ücrettir.

Öne Çıkarılmış Yazı

Vize Görüşmesinde Sorulan Sorular

Amerika Vize Görüşmesi İçin Mülakat Öncesi Hazırlık ve Mülakat Esnasında Sorulacak Örnek Sorular

Vize sürecinin son noktası olan mülakata gelmeden önce Amerikan konsolosluğu tarafından belirlenmiş bütün adımların eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Başvuru sahibinin talep ettiği süre boyunca geçerli pasaportun alınmış olması, DS-160 formunun eksiksiz tamamlanması, konsolosluğun vize için belirlemiş olduğu ücretin ödenmiş olması, yetkililer tarafından mülakatta talep edilmiş tüm belgelerin hazırlanması ve konsolosluktan mülakat için bir randevu alınmış olması gerekiyor.

Amerikan konsolosluğu tarafından vize için talep edilen her şeyi yerine getirmiş ve randevu almaya hak kazanmış bireylerin mülakat günü dikkat etmesi gereken bazı konular göz ardı edilmemelidir. Konsolosluk girişinde görevliler, telefon, tablet ve buna benzer elektronik cihazlar, çakmak veya herhangi yanıcı bir madde, bavul veya benzeri büyük bir çanta, parfüm ve içecek gibi her türlü sıvı maddeye el koyar. Bu nedenle bu yasaklı ürünlerin listesini önceden konsolosluktan öğrenip yasak olan herhangi bir maddeyi yanınızda bulundurmamanız antipatik görünmemenizi sağlayacaktır.

Mülakat Esnasında Karşılaşabileceğiniz Sorular

Konsolosluklar bağlı oldukları ülkelerin yasaları gereği önceden belirlenmiş olan vize süreçlerini başvuru sahiplerine karşı eksiksiz şekilde uygulamakla görevlidirler. Bu nedenle tatil için kısa süreliğine vize isteyen biriyle dil okulu için altı ay ile bir yıl arasında vize talep eden bir kişi, aynı süreç ve aynı sorular ile karşılaşmaz. Amerika Birleşik Devletleri’nin F1 adını verdiği vize hangi amaçla olursa olsun eğitim için başvuran öğrenci adayları için geçerli bir vize türüdür. F1 vizesine başvuran bireylerin mülakatı, genel olarak eğitim verecek kurum üzerine planlanır. Konsolosluk görevlilerinin bireyler üzerindeki esas sorgusu ise eğitim süresi tamamlandıktan sonra kişinin ülkesine geri dönüp dönmeyeceğini tespit etmek ve eğitimin kendisine ne gibi bir katkı sağlayacağını öğrenmektir.

Dil okulu için altı aylığına Miami’ye gitmek isteyen ve kısa bir süre önce Türkiye’de bir üniversiteden mezun olmuş herhangi bir öğrenci, mülakat sürecinde şu sorularla karşılaşabilir:

– Mülakatta Amerika konsolosluğunu temsil eden görevliler, ilk olarak bireyin eğitim hayatını sorgularlar. Hangi okuldan mezun oldunuz? Neden o okulu tercih ettiniz? Bölümünüz sizin için bir zorunluluk muydu yoksa bir hayal miydi? Kaç not ortalaması ile diploma aldınız? (Not ortalamanızı ispat edebilmek için okulunuzdan transkript almayı unutmayın. Yüksek bir not ortalamasına sahipseniz mülakat süreciniz daha kolay geçecektir.)

– Görevlilerin mülakat sürecindeki ikinci konsantre olacakları konu ise seçilen dil okulunun neden tercih edildiği, nerede konaklanacağı ve bu eğitim süreci boyunca ihtiyaç duyulan maddi kaynağa bireyin sahip olup olmadığıdır. Mülakatın bu noktasında I20 belgenizi, okul için ödenen ücretin dekontunu ve önceden kararlaştırdığınız konaklama tesisinin bilgilerini sunmalısınız.

– Üçüncü ve son aşama, öğrencinin maddi gücü üzerine kuruludur. İkinci aşamada üstü kapalı sorulan maddi sorular bu bölümde daha detaylandırılmak istenecektir. Konsolosluk, Amerika’ya eğitim için gelen bir bireyin ülkelerinde maddi problem yaşayıp kaçak işçi olarak çalışmasını veya başka bir kötü yola sapmasını istemez. Burada eğitiminizi finanse edecek kişi ya da bir kurum varsa bu kişi veya kurumların bankalardan aldığı teminat mektubu işinizi kolaylaştıracaktır.

Amerika Birleşik Devletleri Vizesi İçin Profesyonel Destek Alınız

Öne Çıkarılmış Yazı

Üniversite Sonrası Sertifika Almanın Önemi

Üniversite Sonrası Sertifika Almanın Önemi

Lisans veya yüksek lisans yapmış bir öğrenci sertifikaya ihtiyaç duyar mı? Bilinmesi gereken temel konu, birçok üst düzey yöneticinin de söylediği gibi “Diploma sahibi olmak, iş hayatına atılmak için çoğu zaman yeterli değildir.”. Farklı bir açıdan dile getirilmesi gerekirse işi yapan, kişinin diploması değil bizzat kendisidir. Bu nedenle birey için oldukça önemli olan üniversite diplomasını pratikte birleştirmek çok önemlidir. Amerikan eğitim sistemini planlayan yöneticiler, bu önemli ayrıntıyı dikkatle incelemiş ve birçok alanda üniversite sonrası sertifika programı hazırlamıştır.

Bu sertifika programına katılan öğrenciler, yurtdışı tecrübesinin yanı sıra farklı bir kültürü de tecrübe edip kendilerini geliştirme fırsatı bulurlar. Ayrıca İngilizce seviyesinin geliştirilmesi de meslekî kariyer açısından büyük önem taşır. Pratik imkânı sağlayan sertifika programları, öğrencinin mesleği konusundaki bilgilerini pekiştirir ve yeni bir vizyona kavuşmasını sağlar. Programı tamamlayan öğrencilerin alacağı yeterlilik sertifikası, iş hayatında birçok kapıyı açacak ve CV’yi oldukça kuvvetlendirecektir.

Programa katılmak isteyenler için belirlenen İngilizce seviyesi de oldukça makuldür. Orta seviyede bir İngilizce ile programa başvurabilir ve kabul görebilirsiniz. Elbette bazı özel programlar için TOEFL skoru gerekebilir. Sertifika programları yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde değil, Kanada, Avustralya ve İngiltere’de de düzenlenmektedir.

Sertifika programlarını özellikle lisans yapmış öğrenciler tercih ederler. Bunun nedeni ise yüksek lisans ile sertifika programları karşılaştırıldığında daha ucuz, daha kolay ve uygulamaya dayalı bir eğitim süreci vaat etmesidir. Ayrıca sertifikayı almaya hak kazanan öğrenciler, eğitim aldıkları ülkede bir süre çalışma izni de alabilirler. Düşünüldüğünde sertifika almış ve uluslararası bir firmada iş tecrübesi edinmiş birisi, kendi ülkesine döndüğünde kolaylıkla üst düzey bir firmada iş hayatına atılabilir.

Sertifika programlarının temeli, öğrencilere pratik yaptırmak ve iş tecrübesi kazandırmaktır. Bu nedenle birçok alanda hazırlanan ve öğrenci kabul eden sertifika programları sayesinde belli bir süreliğine eğitim alarak tecrübe kazanılır. Bu programa başvurabilmek için lisans veya yüksek lisans diplomanız, CV’niz, pasaportunuz, İngilizce seviyenizi gösteren yeterlilik belgesi gerekir.

Sertifika programları arasında öğrenciler tarafından en çok tercih edilen programlar; muhasebe, halkla ilişkiler, aşçılık, pazarlama, kalite yönetimi, turizm, uluslararası ticaret ve bilgi işlem programlarıdır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerikan Üniversite Kampüslerinde İngilizce Eğitimi

İngilizce Eğitimini Amerikan Üniversite Kampüslerinde Almanın Avantajları

İngilizce öğrenebilmek zor bir süreç olmasına rağmen öğrenilen İngilizce’nin yeterliliği çoğu zaman bireyler üzerinde baskı oluşturur. Devamlı olarak yabancı dil konusunda kendi yeterliliğini sorgulayanlar, çareyi yurtdışında İngilizce eğitimi almakta bulurlar. Amerika Birleşik Devletleri’nin eğitim sistemine bağlı yabancı dil okulları ilk tercih olsa da Amerikan üniversitelerinin kampüslerinde verilen yabancı dil eğitimi de önemli sayıda öğrenciyi bu alanda eğitir. Peki, dil okulunda yabancı dil eğitimi almak yerine üniversitelerde yabancı dil öğrenmek ne kazandırır ve artıları nelerdir?

Aralarında iki yıllık eğitim veren kolejlerin de bulunduğu toplam 5 bin Amerikan üniversitesinden birinde yabancı dil eğitimi alabilirsiniz. Üniversitede yabancı dil eğitimi almanın en büyük artısı, eğitim alanında kendini geliştirmiş ve uzun yıllar birçok alanda başarılı öğrenci yetiştirmiş bir kurumda eğitim alıyor olmaktır. Yabancı dil okulları da yetiştirilmiş özel eğitmenler ile yabancı dil öğretse de asla bir üniversitenin sahip olduğu şartlara ve ekipmanlara sahip olamaz. Temel olarak yabancı dil okulları, kısa sürede ve çabuk dil öğretmeyi hedeflerken üniversiteler detaylı ve meslekî bir yabancı dil eğitim programı uygularlar.

Ayrıca bir Amerikan üniversitesinin kampüsünde yabancı dil öğrenmek için bile olsa bulunmak, büyük bir motivasyon kaynağıdır. Sizinle birlikte başka ülkelerden gelen yabancı dil öğrencilerinin yanı sıra üniversitenin diğer bölümlerinde farklı alanlarda eğitim gören öğrenciler ile kaynaşma fırsatı önemlidir. Yabancı dil problemini çoktan aşmış bu öğrenciler, size içtenlikle İngilizce konusunda yol gösterebilir ve tecrübelerini aktarabilirler. Bu öğrenciler sizden daha önce Amerika’da eğitim hayatına başlamış kişilerse nerelerde yemek yemeniz ve diğer sosyal aktiviteler konusunda da yol gösterici olabilirler.

Bazı Amerikan üniversitelerinin kampüslerinin içerisinde bulunan yurtlarda kalma şansına sahip olabilirsiniz. Bunun yanı sıra üniversitenin kafeteryası, spor salonu, yüzme havuzu ve kütüphanesi gibi benzer bütün sosyal imkânlarından yararlanarak keyifli bir eğitim süreci geçirebilirsiniz. Takdir edersiniz ki bu imkânları yabancı dil okullarında bulmak oldukça zor ve pahalıdır.

Amerikan üniversitelerinde yabancı dil eğitimi almış öğrenciler, daha sonra bu ülkede lisans veya yüksek lisans başvurusu gerçekleştirirlerse TOEFL sınavına girme gereklilikleri otomatik olarak ortadan kalkar.

Öne Çıkarılmış Yazı

Dil Okullarına Başvuru ve Kayıt İşlemleri

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Dil Okullarına Başvuru ve Kayıt İşlemleri

Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim almak için uygulanan prosedüre titizlikle uymanız gerekiyor. Üniversite başvurularında olduğu gibi İngilizce dil okullarının da başvuru süreleri bulunuyor. Ayrıca başvurusu kabul edilen öğrencilerin, kayıt için bazı evrakları önceden hazırlamaları ve kayıt işlemlerini gerçekleştirmeleri gerekiyor.

Okul Başvurusunda İzlenmesi Gereken Yol

Dil okulları konusunda karar vermek öğrencileri zorlayan bir konudur. Bu konuda verilecek kararların yanlışlığından korkan öğrenciler, uzman bir danışmana başvurabilir ve doğru bilgiler ile doğru tercihi yapabilirler. Okulun belirlenmesinden sonra bu okulda okuyabilmek için gerekli evrakların hazırlanma süreci başlar. Okulun talep ettiği belgelerin yanı sıra başvuru formu doldurulur ve küçük bir miktar depozito ödenmesi gerekir. Bu ödeme daha sonra ödeyeceğiniz okul ücretinden düşülecektir. Danışman daha sonra öğrenciye okulun programı, süresi, konaklamanın ne şekilde yapılacağı ve diğer konularda gerekli bilgilendirmeyi yapar ve öğrenciye program sözleşmesini sunar. Sözleşmenin imzalanmasının ardından danışman öğrencinin eğitim alacağı okul ile iletişime geçer, evrakları teslim eder ve beş ile yedi gün içerisinde kabul evrakını öğrenciye ulaştırır.

Dil Okullarına Başvuru Ne Zaman Gerçekleştirilmelidir?

Dil okuluna yapılacak başvurunun eğitimin başlayacağı sürenin yaklaşık dört ile 12 hafta öncesinde olması, süreci sorunsuz geçirmek için önemlidir. Amerikan konsolosluğu, şartları yerine getiren öğrencilerin vize belgelerini sorun çıkarmadan onaylasa da bazı zamanlar bazı ek evraklar ve belgeler talep edebilmektedir. Takdir edileceği üzere konsolosluğun talep edebileceği evrakların ve belgelerin 1 gün içerisinde toplanması mümkün değildir. Bu nedenle başvuru sahipleri, süreci ne kadar erken başlatırlarsa lehlerine olacaktır. Vizenizin erken çıkması sizin için bir problem teşkil etmez ve rahat şekilde eğitimin başlayacağı tarihi ve uçuş gününüzü keyifle bekleyebilirsiniz.

Seyahat Öncesi Son Hazırlıklar

Danışman yardımı ile dil okulundan kabul evrakını alan ve vizesi onaylanan öğrenciler, okula eğitim için ödeyecekleri miktarın tamamını belirtilen hesaba öderler. Ödeme işlemini yapmayan veya geciktiren öğrenciler, ciddi problemler ile karşılaşabilirler. Ödeme işleminin gerçekleştirilmesinin ardından konaklama, havalimanında karşılama ve eğitim ile alakalı diğer bilgiler öğrenciye aktarılır ve bu aşamaların ardından eğitime başlamak için geriye sadece uçak seyahati kalır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Daha Hızlı İngilizce Öğrenmek

İngilizceyi Daha Hızlı ve Daha Akıcı Konuşmak İçin Tüyolar

Yabancı dil öğrenme konusunda birbirinden farklı fikirler ve yöntemler mevcuttur. Ancak herkesin bilmesi gereken temel konu, bireylerin yetenekleri ve kişilikleri birbirinden farklıdır. Dolayısıyla bir bireyde çok hızlı etki gösteren bir yöntem başka bir bireyde hiçbir etkiye sahip olmayabilir. Ama bazı yöntemler ve tüyolar var ki dil öğrenmenizi ve daha akıcı konuşmanızı sağlaması açısından çok önemlidir. Türkiye’deki yabancı dil eğitimini yeterli görmeyip yurtdışında yabancı bir dil okuluna gitmek isteyenler aşağıdaki tüyoları dikkate alarak diğer öğrencilere göre birkaç adım daha öne geçebilirler.

Nasıl olsa yurtdışında yabancı dili öğreneceğim diye çalışmayı bırakmayın. Tam tersine yurtdışına öğrenebildiğiniz kadar fazla kural ve kelime öğrenerek gitmeye çaba gösterin. Çünkü yurtdışına yabancı dil eğitimi için giden öğrenciler, orada bir seviye tespit sınavından geçirilirler. Tespit sınavdaki başarınız sizin eğitime hangi sınıftan başlayacağınızı doğrudan etkiler. Dolayısıyla İngilizce seviyeniz temel seviyede ise bir üst sınıftan eğitime başlayabilir ve kendinizi çok daha fazla geliştirme imkânı bulursunuz.

Yabancı dil öğrenmek isteyen herkesin en çok duyduğu kelime pratik yapmaktır. Pratik, yalnızca yabancı dil konusunda değil, insanoğlunun hayatının her alanında oldukça önemlidir. Maharetiniz ne olursa olsun bildiğiniz bir şeyi bir süre yapmazsanız bu yeteneğinizin veya bilginizin yavaş yavaş körelmeye başladığını görürsünüz. Siz de yabancı dil öğrenirken pratik yapmayı asla bırakmayın. Pratik, yabancı dil konusunda en önemli kuraldır.

Yurtdışında yabancı dil eğitimi alırken size sunulan konaklama seçenekleri arasından mutlaka ama mutlaka bir ailenin yanında kalmayı tercih edin. Okulda öğretilen İngilizcenin hayattaki karşılığını anlayabilmek için o dili konuşan bir ailenin yanında yaşamak son derece önemli bir deneyimdir.

Bazen bildiğiniz çok basit kelimeleri dahi unutabilirsiniz. Yanınızda küçük bir İngilizce sözlük bulundurmak sizi bu zor durumdan kurtarmaya yeter. Nerede ve hangi ortamda olursanız olun sözlüğü çıkartıp bakmaktan çekinmeyin.

Yabancı dil öğrenen birçok kişi yabancı dil konuşmak için oluşan bir ortamda çekingen davranır. Hata yapmaktan veya yanlış kelime kullanmaktan endişe etmek daha büyük hatadır. Kullanmak istediğiniz kelimeyi hatırlayamadığınızda sağa sola sormak veya konuşmaktan vazgeçmek yerine hatırlamak için çaba gösterin ve asla hata yapmaktan, yanlış kelime kullanmaktan korkmayın.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Uçuş Öncesi Tavsiyeler

İlk Defa Yurtdışı Uçuş Gerçekleştirecekler için Tavsiyeler

Yurtdışı uçuşlarda en önemli konu, onaylanmış ve geçerlilik süresi olan bir pasaporttur. Pasaport, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarından çıktıktan sonra sizin uluslararası kimliğinizdir. Her ülke vatandaşı, o ülkenin yetkili makamları tarafından verilen pasaport ile başka bir ülkeye seyahat edebilir. Başka bir ülkenin yetkilileri sizin kayıtlarınıza ulaşmak ve kim olduğunuzu öğrenip sorumluluk almak yerine bu işlemleri sizin ülkenizin yapıp sorumluluk almasını ister. Dolayısıyla pasaport, başka ülkelere seyahat edebilmek ve kimliğinizi karşı tarafa ispat edebilmek için çok önemlidir.

Daha önce uluslararası uçuşa katılmamış bireylerin en çok aklına takılan konu yasak maddelerdir. Valizinize koyacağınız sizin için çok önemli bir eşya, uluslararası uçuş sahasında çok ciddi bir suç teşkil edebilir. Özellikle son dönemde tüm dünyayı saran terör endişesi, havayolu şirketlerinin daha katı kurallar koymasına neden olmuştur. Bu nedenle nasıl olsa bir şey olmaz gibi ülkemize özgü bir düşünce ile valizinizi doldurmak yerine havayolu şirketinin ve gideceğiniz ülkenin belirlediği kurallar listesine göz gezdirip valizinizi bu şekilde hazırlamalısınız.

Teknolojinin hızlı gelişimi sayesinde artık herkes bir cep telefonuna, bir laptopa ve daha birçok teknolojik ürüne bağımlı hale geldi. Ancak bazı ülkelerin kullandığı elektrik prizleri ile ülkemizdeki elektrik prizleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle böyle bir problem yaşamamak için çevirici adı verilen elektronik aparatı almayı unutmayın.

Uçağınız uluslararası hava sahasında uçup başka bir ülkeye indikten sonra sizi gümrük memurları karşılar. Burada aslında size konsoloslukta sorulmuş sorulara benzer sorular bir kez daha yöneltilir. Görevlilerin sizin kim olduğunuzu ve hangi amaçla geldiğinizi bilmek gibi bir görevi yoktur. Bu nedenle sorulan bütün sorulara nezaketle cevap verip talep edilen bütün evrakları göstermeniz, bu süreci hızlı atlatmanızı sağlar. Ancak sorulan sorular karşısında agresif bir tavır takınır veya aşırı heyecanlanırsanız sorun yaşayabilir ve hatta polis sorgusuna gidecek kadar bir süreç başlayabilir. Rahat olun ve hangi amaçla ülkede bulunduğunuzu anlatın.

Uçuşlardan sonra yolcuların en korktukları şey, valizlerinin kaybolması veya karışmasıdır. Eğer uçuşun ardından valiziniz kaybolursa endişeye kapılmayın. Görevlilere durumu bildirin ve valizinizi bulmaları için onlara zaman tanıyın. Bu süreç kimi zaman çok kısa sürebilirken bazen birkaç gün de sürebilir. Görevliler valizinizi bulduklarında sizin bıraktığınız adrese ücretsiz bir şekilde getirip size teslim edeceklerdir.

Hayatınızda ilk defa uluslararası uçuş gerçekleştirdikten sonra havalimanına indiğinizde acele ile havalimanından çıkmayın. Gideceğiniz adresi ve şehri internetten defalarca check etseniz dahi, bazen her şey internette gördüğünüz kadar kolay olmayabilir. Havalimanında hizmet veren Touristic Information görevlilerine yönelerek gideceğiniz adrese en kolay hangi araçları kullanarak gidebileceğinizi öğrenin ve ücretsiz dağıtılan haritalardan edinin.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’nın Eyaletleri

Amerika Birleşik Devletleri Eyaletleri Hakkında Temel Bilgiler

Her ülkenin ve devletin siyasi yapısı ve yönetim şekli birbirinden farklıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde de eyalet sistemi yürürlüktedir. Eyaletler, kendilerine ait yasalar çıkartabilirken birkaç şehrin bir araya gelmesi ile oluşur. Eyaletlere göre yasalar farklılık gösterdiği gibi eğitim sistemleri de farklılık gösterebilmektedir. Amerika’da eğitim alacak öğrenciler için Amerika’nın önemli eyaletleri hakkında önemli bilgileri derledik.

New Jersey

Amerika Birleşik Devletleri’nin yüzölçümü bakımından en küçük eyaleti olan New Jersey, yeşil doğası ve tüm eyaleti saran büyük ormanları sayesinde Yeşil Eyalet olarak anılmaktadır. Birleşik Devletleri’nin sembolü olan Özgürlük Heykeli de eyaletin övgü kaynakları arasında yer alır. Bilim ve teknoloji alanında yatırım yapmış birçok uluslararası firmanın kurulduğu eyaletin en önemli teknoloji kurumları, Verizon Wireless ve AT&T Communications firmalarıdır.

California

Amerika Birleşik Devletleri’nin en kalabalık eyaleti olan California, ürettiği ekonomik değer ile ülkenin en büyük ekonomik gücüdür. California’nın ekonomik katma değeri o kadar yüksektir ki bu eyalet bağımsız bir ülke olsa dünyanın sekizinci büyük ekonomisi olacaktı. Eğitime büyük önem verilen California eyaletinde gelirin hemen hemen yarısının eğitime harcanması yasal zorunluluktur. Teknoloji merkezi Silikon Vadisi, sinemanın lokomotifi Hollywood, eğlence ve televizyon yayınlarının merkezi olan Los Angeles eyalet sınırları içerisindedir.

Massachusetts

Özgürlükler ülkesi Amerika’nın en özgür eyaleti olan Massachusetts, uygulanan liberal ve sosyo ekonomik politikalar ile günden güne daha da büyümektedir. Dünyanın en büyük tatil merkezlerinden olan Cape Cod, eyaletin güneyinde yoğun şekilde turist çekerken birçok uluslararası öğrenci de Boston’da bulunan üniversitelere kayıt yaptırmak için talepte bulunmaktadır. Eyalette dünyanın en önde gelen üniversiteleri arasında yer alan Harvard Üniversitesi eğitim vermektedir. Bu üniversite Amerika Birleşik Devletleri’nin teknoloji üssüdür ve birçok bilim adamı bu üniversitede yetişmektedir.

Nevada

Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşu ve iç savaşında büyük bir rol oynayan Nevada’da tüm dünya ekonomisini sarsan büyük buhranın ardından kumar 1913 yılında yasal hale getirildi. Bu gelişme ile birlikte Las Vegas şehrinin temellerinin atılmasının ardından hem eyalet hem de bu şehir kumar cenneti olarak adlandırıldı. Eyalette çıkartılan altın sayesinde dünyanın en büyük altın üreticileri listesinde dördüncü sırada yer almaktadır.

Teksas

Çölleri ve kovboy şapkalı yerli halkı ile Amerika’nın sembol eyaletlerinden biri olan Teksas, ülke ekonomisi için stratejik bir öneme sahiptir. Yüzölçümü bakımından ve nüfus açısından Amerika Birleşik Devletleri’nin ikinci büyük eyaleti olan Teksas, geçmiş dönemde Meksika’ya bağlı bir bölge iken önce bağımsızlığını kazanmış, sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne katılmıştır. Dünyanın en önemli petrol rezervlerine sahip eyalette yaklaşık 25 milyon insan yaşamaktadır. Amerika’nın en zengin bölgeleri arasında yer alan eyalette, son derece yüksek standara sahip birçok eğitim kurumu hizmetlerine devam ediyor.

Hawaii

Amerika Birleşik Devletleri’nin tek ada eyaleti olan Hawaii, Büyük Okyanus’taki bir grup adadan oluşur. Diğer Amerikan eyaletlerine göre daha düşük bir nüfus popülasyonuna sahip eyalet, benzersiz sahilleri sayesinde ülkenin en çok turist çeken bölgelerinden biridir. Kapitalist bir sisteme sahip Amerika Birleşik Devletleri’nde en az fabrikanın ve gökdelenin bulunduğu bu eyalet, doğanın korunmasına özel bir önem veriyor. Eşsiz kumsallarının yanı sıra el değmemiş ormanları ile tam bir doğal yaşam alanı olan Hawaii’de en önemli iş alanı turizmdir.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’nın En Popüler Şehirleri

Amerika Birleşik Devletleri’nin En Popüler Şehirleri ile İlgili Temel Bilgiler

Amerika Birleşik Devletleri, birçok alanda olduğu gibi şehir mimarisi ve altyapısı konusunda da dünyaya liderlik yapmaktadır. Hollywood filmlerinde görenleri hayran bırakan gökdelenler, mükemmel ulaşım imkânları ve sağladığı yaşam standardı ile birçok Amerikan şehri, her dünya vatandaşının yaşamak istediği bir hayatı vaat etmektedir.

New York City

Amerika Birleşik Devletleri’nin en popüler kenti olan New York City, gökdelenler ile dolu mimarisi ve harika manzarası ile öne çıkıyor. Şehrin simgesi olan Brooklyn Köprüsü ve Manhattan bölgesi, birçok Amerikan filmi için vazgeçilmez görsellerdir. Amerika’nın en kalabalık şehri olan New York, her yıl milyonlarca turisti de ağırlamaktadır. Brooklyn Köprüsü, Empire State Binası, Özgürlük Heykeli, Times Meydanı ve Broadway şehrin öne çıkan mekânlarıdır.

Orlando

Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletine bağlı özel bir şehir olan Orlando, eğlence mekânları ve tatil mekânları ile öne çıkmaktadır. Orlando’nun simgesi olan ve şehrin gelişip büyümesinde büyük önemi olan Walt Disney World’ün yanı sıra Universal Stüdyoları ve Sea World özellikle turistler tarafından ziyaret akınına uğramaktadır. Doğa harikası Eola Gölü yakınlarında kurulmuş olan dünyanın en güzel tema parkları da şehre turist çekmektedir. Şehir ekonomisinde önemli bir gelir kaynağı olan turizm sayesinde her yıl yaklaşık 62 milyon turist kenti ziyaret etmektedir.

Los Angeles

Hollywood’un kurulduğu şehir olan Los Angeles, Amerika’nın gelişiminde oldukça özel bir yere sahiptir. Günümüzde dünyanın en büyük metropolleri arasında yer alan şehir, Büyük Okyanus kıyısında yer alır. Hollywood Bulvarı, Griffith Park, Santa Monica, Venice Beach ve Long Beach, şehrin görülmesi gereken özel mekânlarıdır. Ayrıca NBA’in en büyük basketbol takımları arasında yer alan Los Angeles Lakers ve diğer NBA ekibi Los Angeles Clippers şehre önemli bir popülerlik katıyor.

Las Vegas

Casinolar, kulüpler, restoranlar ve görkemli konserlerin şehri olan Las Vegas, dünyanın en önemli eğlence merkezlerinden biridir. Hemen her köşede ayrı bir eğlencenin sunulduğu şehir, devasa otelleri ve alışveriş merkezleri ile doludur. Ayrıca dünyanın en görkemli mekânları arasında yer alan Büyük Kanyon, yalnızca Amerika Birleşik Devleti vatandaşları değil dünyadan da pek çok ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

Miami

Amerika Birleşik Devletleri’nin en özel şehirlerinden biri olan Miami denilince akla deniz, kum, güneş ve tatil gelir. Atlas Okyanusu kıyasında sıralanan muhteşem oteller tatil severleri ağırlarken şehir merkezindeki devasa gökdelenlerde üretimlerine devam eden birçok uluslararası firma da şehre değer katar. Everglades Ulusal Parkı’nda doğal yaşam alanları sağlanan timsahlar ve vahşi hayvanlar ziyaretçi akınına uğruyor. NBA’de birkaç kez şampiyon olmayı başarmış Miami Heat takımı şehrin gururu ve sembolüdür.

Boston

 

Amerika Birleşik Devletleri’nin en köklü geçmişe sahip şehri olan Boston, günümüzde bir bilim ve araştırma kentidir. Dünyanın en gözde üniversiteleri (Harvard, Masssachusetts, Northeastern) şehirde eğitim verirken bu üniversitelere bağlı araştırma merkezleri de insanlık yararına pek çok buluşa ve icada imza atmaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’ne en çok Avrupalı nüfusun göç ettiği ve hayatını sürdürdüğü Boston, ülkenin en elit şehirleri arasında yer alıyor. Yaşam standardının ve kültürünün oldukça yüksek olduğu kentte kurulan Boston Celtics, NBA’in gelmiş geçmiş en büyük ve en başarılı takımıdır.

Öne Çıkarılmış Yazı

Amerika’daki Eğitim İçin Öncelikli Şehirler

Amerika’da Eğitim İçin En Uygun Şehirler

Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın geri kalanında yaşayan milletler için her zaman bir hedef olmuştur. Böylesine bir cazibe merkezinde eğitim almaksa milyonlarca öğrencinin hayali olsa da bunu çok az öğrenci başarabilmektedir. Milyonlarca uluslararası öğrencinin eğitim aldığı ve mezun olduğu Amerika Birleşik Devletleri üniversiteleri pek çok şehirde faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak öğrenci kendisi için en uygun şehrin ve üniversitenin hangisi olduğunu doğru tespit edemezse eğitim süreci kötü etkilenebilir. Böyle bir sorun yaşamak istemeyen öğrenciler danışmanlara başvurarak doğru seçimi yapabilirler.

Boston

Dünya genelindeki üniversitelerde her anlamda önde bulunan ve dünyanın en büyük üniversiteleri kabul edilen Massachusetts Institute of Technology ve Harvard Üniversitesi Boston’da bulunuyor. Üniversite tercihinde kaliteye ve başarıya önem veren uluslararası öğrencilerin ilk tercihi, genellikle Boston olmaktadır. Ancak şehrin çok tercih edilmesi ve şehirde yaşamak için ciddi bir bütçeye ihtiyaç duyulduğundan maddi seçeneklerin uygunluğu göz önünde bulundurulmalıdır. Şehir, iklim olarak ülkemizin Karadeniz Bölgesi’ndeki şehirler ile benzerlik göstermektedir.

New York

New York, dünya teknolojisinin ve sanatının kalbinin attığı bir şehirdir. Böylesine önemli bir şehirde eğitim veren üniversiteler de her açıdan birinci sınıf kalitesindedir. Şehirdeki en önemli üniversiteler olan Columbia Üniversitesi’ne ve New York Üniversitesi’ne kayıt yaptırabilmek için her yıl binlerce uluslararası öğrenci sıra beklemektedir. New York şehri popülaritesi ile İstanbul’a benzetilebilir. Alışveriş merkezleri, tiyatro salonları, eğlence mekânları ile donatılmış olan bu görkemli şehirde eğitim almak isteyenler İstanbul’u düşünerek kıyaslama yapabilirler.

San Francisco

Dünyada en yeni teknolojilerin üretildiği Silikon Vadisi’nin yanı sıra Standford Üniversitesi, California Üniversitesi ve Berkeley Üniversitesi’ni sınırları içerisinde yer aldığı San Francisco kenti, özellikle teknolojiye meraklı öğrenciler tarafından tercih edilebilir. Eğitim kalitesinin son derece yüksek olduğu kentte yaşam standardı oldukça yüksektir. Üniversite eğitimi görürken Silikon Vadisi’nde çalışmalarına devam eden Facebook, Google, Apple, Microsoft, LinkedIn ve Netflix gibi teknoloji devleri ile iletişim kurup bireysel olarak da gelişme sağlanabilir.

Chicago

Amerika Birleşik Devletleri’nde özel bir yere sahip olan Chicago kentinde birçok finans, ticaret ve eğitim kurumu faaliyetlerini sürdürüyor. Ülkenin en önemli üniversiteleri arasında yer alan ve yetiştirdiği öğrenciler ile saygınlığını her yıl bir kat daha arttıran Chicago Üniversitesi ve Nortwestern Üniversitesi, uyguladıkları müfredat ile öğrencileri geleceğe taşımayı hedefliyor. Pek çok müziğin (caz, blues, gospel) doğuşuna tanık olan ve hâlâ birçok müzikal sahnede yaşamalarını sağlayan Chicago kenti, iklim olarak ve kültürel olarak ülkemizdeki İzmir şehrine benzetilebilir.

Öne Çıkarılmış Yazı

I-20 Belgesi

I-20 Belgesi Alınma Süreci ve Danışman Desteğinin Önemi

Amerika Birleşik Devletleri’nde öğrenci vizesi almak isteyenler için Birleşik Devletler kanunu I20 Belgesi almayı şart koşar. Bu belge, yalnızca izin verilen okullar tarafından hazırlanabilir ve öğrencilerin vize başvurusu yapmasını sağlar. I20 Belgesi’nin ne olduğunu anlamak isteyenler için yeterlilik belgesi olarak tanımlayabiliriz. Eğer Amerika Birleşik Devletleri eğitim sistemindeki bir okuldan I20 belgesi alamazsanız öğrenci vizesi almanızın hiçbir yolu yoktur. Bu nedenle sizin için Amerikan üniversiteleri ile görüşüp bu belgeyi almanızı sağlayacak bir danışman ile birlikte hareket etmeniz süreci kolaylaştıracak ve başarı oranını arttıracaktır. I20 belgesini alan öğrenciler diğer gerekli belgeler ile Amerikan konsolosluklarına başvurarak vize işlemlerini hızla gerçekleştirebilirler.

I20 Belgesi Ne Kadar Sürede Öğrenciye Ulaştırılır?

Pek çok öğrenci, Amerika Birleşik Devletleri’nde okumak için gereken prosedürü yerine getirmekte zorlanmaktadır. Bu da yapılması gereken işlemleri tam kavrayamamalarından ve gereken evrakların ne kadar sürede elde edileceğini bilmemelerinden kaynaklanır. I20 belgesini almanın en kolay yolu, daha önce de belirttiğimiz gibi aracı bir danışman firma ile bu süreci gerçekleştirmektir. Okumak istediğiniz okulu danışmana ilettikten ve ödemeyi gerçekleştirdikten yaklaşık iki hafta sonra I20 belgesi posta yolu ile öğrencinin adresine gönderilir. Konsolosluklarda vize için ileri tarihe randevu verildiği için o tarihe kadar belgeleri eksiksiz tamamlamanız gerekir. Bu nedenle konsolosluğun size verdiği randevu tarihine yetişmek için I20 belge alınması için gereken süreyi göz önünde bulundurmalısınız.

I20 Belgesinin Önemi Nedir?

Bu belgeyi almaya hak kazanan bireyler, Amerika Birleşik Devletleri’nin onayı ile ülkelerindeki okullarda eğitim almak için F1 vizesine başvurabilme hakkı kazanırlar. Başvuru sürecinde öğrencinin eğitim alacağı okul, bireyin yeterliliğini ölçer ve yeterlilik belgesini (I20) öğrenciye ulaştırır. Bu belge o kadar önemlidir ki belgeyi almaya hak kazanamayan hiçbir öğrenci Amerika’da eğitim için gerekli olan F1 vizesini alamaz.

I20 Belgesinin Geçerlilik Süresi ve Uzatma Şartları Nedir?

I20 belgesinin ne kadar süre geçerli kalacağı, öğrencinin başvurduğu eğitim programına göre farklılık göstermektedir. Kısaca özetlemek gerekirse İngiliz dili ve/veya TOEFL için 13 ay, akademik dönem/akademik yıl için 13 ay, uluslararası öğrenciler GMAT için 6 ay ve uluslararası öğrenciler GRE için 6 aydır.

Öğrencilerin I20 vizelerini uzatmaları çok ağır şartlara bağlıdır ve pek görülmez. Ancak eğer eğitim sürenizin şartlarına uyarsanız ve bu süre içerisinde eğitiminizi doğru ayarlarsanız uzatmak için başvurunuz değerlendirecektir. Eğer eğitim sürenizin günü dolduktan sonra bu konuda başvuru yaparsanız isteğiniz reddedilecektir.

 

Öne Çıkarılmış Yazı

San Diego Şehri Hakkında Herşey

San Diego Şehrinde Eğitim, Ulaşım, İklim ve Dil Okulları

Kaliforniya eyaletinin en özel şehirleri arasında yer alan San Diego, doğal güzellikleri, Amerika’nın gözde kentlerine yakınlığı ve muhteşem iklimi ile yaşanası bir şehirdir. Ülkenin yüzölçümü açısından en büyük beşinci kenti olan San Diego, teknolojik ve şehir altyapısı açısından oldukça gelişirken şehir halkı da oldukça anlayışlı ve harika insanlardır. Pasifik Okyanusu kıyısında yer alan şehrin sahilleri göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahiptir. Ayrıca San Diego’dan çok kısa bir sürede Los Angeles, Las Vegas ve San Francisco’ya seyahat etme imkânı vardır. Şehirde yaklaşık 1 buçuk milyon insan yaşamaktadır.

San Diego’da Ulaşım

San Diego kentinde yaşayan 1 buçuk milyonluk nüfusun yüzde 80’i kendi özel araçları ile seyahat etmeyi tercih ederken otobüs, tramvay ve Coaster’lar ise toplu taşımayı kullanmak isteyenlere hizmet vermektedir. Banliyö kültürünün bir yansıması olarak banliyö sakinleri bisiklet ile seyahat etmekten keyif alırken şehirde hizmet veren San Diego Uluslararası Havaalanı havayolu ulaşımını sağlamaktadır.

San Diego’da İklim

Kendine has bir iklimi olan San Diego’da yaz ve kış mevsimleri genel olarak ılık bir hava hüküm sürmektedir. Aralık ve Mart aylarında yoğun şekilde yağış alan San Diego, ülkenin en dengeli ikliminin hüküm sürdüğü şehir olarak öne çıkıyor. Özellikle bunaltıcı sıcaklardan ve aşırı soğuklardan mustarip olanların birinci tercihi San Diego şehri olmalıdır.

San Diego’nun Cazibe Merkezleri

Seeport Village bölgesinde dünya mutfağının pek çok lezzeti özel lokantalarda sunulurken sadece Pasifik Okyanusu’ndan çıkan özel balıklar da bu bölgede tadılabiliyor.

Şehrin Old Town bölgesini ziyaret edenler şehre göç eden ilk Meksikalıların kurduğu eski tip evleri görebilirler.

Şehrin simgesi haline gelmiş olan panda ve koalalara ev sahipliği yapan San Diego Hayvanat Bahçesi, şehrin görülmeye değer diğer mekânları arasında yer alıyor.

Hollywood filmleri arasında özel bir yere sahip olan ve başrollerinde Marilyn Monroe’nun oynadığı Bazıları Sıcak Sever’in çekildiği Coronado Adası, ziyaretçilerini büyülüyor.

San Diego’nun Dil Okulları

– EC San Diego

– Eurocentres San Diego

– Embassy CES San Diego

– LSI San Diego

Öne Çıkarılmış Yazı

Seattle Şehri Hakkında Herşey

Seattle Şehrinde Eğitim, Ulaşım, İklim ve Dil Okulları

Washington eyaleti sınırları içerisinde yaklaşık 600 binlik nüfusa sahip Seattle, ülkenin en kuzey ucunda Kanada sınırındadır. Yağmur ormanları ile çevrili yemyeşil doğaya sahip bu muhteşem şehir, kent sakinleri tarafından ülkenin zümrütü olarak anılmaktadır. 1971 yılında küçük bir kafe olarak açılan Starbucks, günümüzde tüm dünyaya yayılmıştır. Yetiştirdiği müzisyenler ile ülkede özel bir yere sahip olan Seattle, dünyaya Nirvana, Alice in Chains, Pearl Jam ve Soundgarden gibi müzisyenleri sunmuştur. Sakin ve doğa ile iç içe bir şehirde eğitim almak isteyenler için bir numara kesinlikle Seattle şehridir. Ayrıca şehir üniversitelerinin eğitim kalitesi de yadsınamaz bir gerçektir.

Seattle’da Ulaşım

Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin uyguladığı ulaşım politikası, Seattle’da da uygulanmış ve şehrin dört bir yanı toplu taşıma araçlarının hizmet etmesine uygun bir hale getirilmiştir. Metrobüs, tramvay ve otobüsle, Seattle halkının ulaşım taleplerini karşılamak için hizmet etmeye devam ediyor. Seattle–Tacoma Uluslararası Havaalanı’ndan kalkan uçaklar, dünyada pek çok destinasyona ulaşım imkânı sağlıyor.

Seattle’da İklim

Yağmur ormanlarının etkisinden dolayı Seattle bir yağmur kentidir. Yaz aylarında ısınan hava, geriye kalan üç mevsimde ılık bir seviyede seyretmektedir. Kış aylarında zaman zaman eksi dereceleri gören hava, şehre yıl içerisinde birkaç kez kar yağmasını sağlar.

Seattle’ın Cazibe Merkezleri

Şehrin dünyaca ünlü firması olan Starbucks’ın ilk kurulduğu kafe, bugün hâlâ şehirde misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Seattle’ın eğlence merkezi olan Broadway’de hizmet veren publarda kent sakinleri ve turistler stresten uzaklaşarak güzel anlar yaşayabiliyorlar.

Jackson Bulvarı’nda sıralanan antikacılar, Amerikan tarihinden günümüze yansıyan eserleri meraklılarına teşhir ediyor.

Müzisyenleri ile ünlü Seattle kent meydanında meraklılarını bekleyen Experience Music Project müzesi, dünyadaki en büyük müzik müzeleri arasında yer alıyor.

Alaska’ya oldukça yakın bir konumda bulunan Seattle’dan feribotlar aracılığı ile Alaska’ya geçmek ve keyifli bir gün yaşamak mümkündür.

Seattle’ın Dil Okulları

– Kaplan International Seattle

– ELS Language Centers

– ALPS Language School

Öne Çıkarılmış Yazı

San Francisco Şehri Hakkında Herşey

San Francisco Şehrinde Eğitim, Ulaşım, İklim ve Dil Okulları

Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletine bağlı San Francisco şehrinde yaşayan yaklaşık 800 bin nüfusun büyük kısmı kentin merkezinde hayatlarını sürdürse de kasabalarda da ciddi bir nüfus yaşıyor. Birleşik Devletler kültürünün yaşatıldığı kasabalar, bu kültüre bağlılıkları ile biliniyor. Los Angeles ve Las Vegas gibi tatil kentlerine yakınlığı sayesinde her yıl binlerce turist ağırlayan San Francisco, eğitim alanında da oldukça üst düzey bir kaliteye sahiptir.

San Francisco’da Ulaşım

Özellikle kasabalarda yoğun bir nüfusun olması, toplu taşıma araçlarının önemini arttırıyor. Şehrin hemen her bölgesine otobüs seferleri ve hızlı tren hatları ile yolcu taşınırken şehrin önemli bir bölümü de özel araçlar ile seyahat etmeyi tercih ediyor. Ayrıca şehirde tramvay, ferry ve eski model trenler hizmetlerini sürdürüyor. San Francisco’ya dünyanın hemen her bölgesinde yolcu getiren uçakların son durağı olan San Francisco Uluslararası Havalimanı, her yıl binlerce yolcu tarafından tercih ediliyor.

San Francisco’da İklim

Akdeniz ikliminin gözlemlendiği San Francisco’da yaz ayları oldukça sıcak ve nemli bir hava hüküm sürüyor. Takvimler kış aylarını gösterdiğinde ise şehir ılık ve yağışlı bir havanın etkisine giriyor ve sıcaklıklar 7 dereceye kadar düşebiliyor. Meteoroloji verilerine göre San Francisco’da yılın en yüksek sıcaklık değeri 21 iken en düşüklük sıcaklık değeri ise 7 derecedir. Şehirde yağmurlar sıkça yağsa da kar yağışı nadiren görülüyor.

San Francisco’nun Cazibe Merkezleri

Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski ve en ünlü hapishaneleri arasında yer alan Alcatraz Adası Hapishanesi, 1930 ile 1970 arasında birçok ünlü mahkuma ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde müze olarak kullanılan Alcatraz Adası’nı ziyaret edip o günlere tanıklık edebilirsiniz.

San Francisco’nun en eski tarihi yapıları arasında yer alan Grace Katedrali, Nob Hill bölgesinde bulunuyor.

Okyanus kıyısında harika bir manzaraya sahip Golden Gate Parkı, şehrin en özel yapıları arasındadır. Park sınırları içerisinde müzeler, heykeller, spor tesisleri ve özel bir akvaryum bulunuyor.

Hollywood filmlerinde sık sık yer alan Çin Mahallesi Chinatown bölgesindedir. Bu bölge birçok hediyelik eşya dükkanının yanı sıra Çin kültürünü yaşatan eserler ile doludur.

Yalnızca San Francisco’nun değil Amerika’nın da simgeleri arasında yer alan Golden Gate Köprüsü, kırmızı rengi ile görenleri büyülemeye devam ediyor.

San Francisco’nun Dil Okulları

– EC San Francisco

– Embassy CES San Francisco

– LSI San Francisco

– St Giles San Francisco

Öne Çıkarılmış Yazı

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: