İngiltere Öğrenci Vizesi

İngiltere Öğrenci Vizesi Hakkında Bilgiler

Dil eğitimi için en çok tercih edilen ülkelerden biri olan İngiltere’ye gitmek için ilk aşamalardan birisi vize almaktır ve bu aşama en önemli safhalardan biridir. Çünkü bu vizeyi alamazsanız İngiltere’de dil eğitimi hayaliniz de maalesef sona erer. Dolayısıyla vize başvuru sürecine iyi hazırlanmak sizin için çok önemlidir.

İngiltere’de eğitim amaçlı olarak altı ay gibi kısa dönemli vize talebinde bulunabileceğiniz gibi iki yıllık veya beş yıllık olmak üzere uzun dönemli vize talebinde de bulunabilirsiniz. İngiltere vizesi almak diğer ülke vizelerine göre biraz daha zordur. Örneğin iki yıllık vize başvurusunda bulunmanıza ve ona göre ücret yatırmanıza rağmen yetkililer size altı aylık vize çıkarabilirler. Bu anlamda vize sürecinde görevlileri etkilemeniz, ikna etmeniz ve eğitim sürecinizin ne kadar olduğu konusunda onları bilgilendirmeniz çok ama çok önemlidir.

Alabileceğiniz farklı vize türleri vardır. Bunlardan kısa dönemli öğrenci vizesi daha rahat alınabilirken Tier 4 öğrenci vizesi ise biraz daha geniş haklara sahip olduğu için daha zor alınır. Kısa dönemli öğrenci vizesi için belirli bir İngilizce seviyesine sahip olmanız gerekmiyor ancak bu tür bir vize aldığınız zaman uzatma şansınızın olmadığını belirtelim. En fazla altı aya kadar alabileceğiniz kısa dönemli vizede çalışma izniniz de olmaz. Tier 4 öğrenci vizesinde ise en az B2 seviyesinde (intermediate) İngilizce bilmeniz gerekiyor. İngilizce seviyenizi kanıtlamak için uluslararası alanda geçerli olan bir sınava girmeniz ve sonuç belgenizi sunmanız gerekir.

Peki, kısa dönemli ve uzun dönemli öğrenci vizelerine başvururken ne tür belgelere ihtiyacınız olacak? İşte tüm belgeler ve püf noktaları…

Kısa Dönemli Öğrenci Vizesi İçin Gerekli Belgeler

– Eğitim süreciniz boyunca geçerli olacak pasaportunuzu hazır hale getirmelisiniz. Bildiğiniz gibi kabul edildiğiniz eğitim kurumunda alacağınız eğitimin süresi, en az ne kadar süreyle vize almanız gerektiğini de belirleyen en önemli faktördür. Bunun için pasaportunuzun geçerlilik süresinin buna uygun olduğundan emin olmalısınız.

– Online olarak VAFD başvuru formunu doldurmanız gerekiyor. Öncelikle bu formun Türkçe değil, İngilizce olduğunu belirtelim. Formu online olarak doldurabilirsiniz ve ardından çıktısını alarak bulunduğunuz ildeki başvuru merkezlerine teslim edebilirsiniz.

– Eskiden sahip olduğunuz pasaportlar ve vizeler sizin için görevliler üzerinde olumlu etki oluşturacaktır. Bu nedenle eğer varsa bu gibi belgeleri yanınızda bulundurun.

– Başvuru belgeleri arasında son altı ay içinde çekilmiş iki vesikalık fotoğraf da bulunuyor. Fotoğraflarınızın arka fonunun beyaz olmasına ve omuzlar ile birlikte yüzünüzü net şekilde gösterecek olmasına dikkat ediniz.

– Eğitim almayı istediğiniz eğitim kurumundan kabul edildiğinize dair belge sizin için çok önemlidir. Bu işlemi vize başvurunuzdan önce tamamlamalısınız. Bunun için öncelikle tercih edeceğiniz eğitim kurumunu araştırın ve karar verdikten sonra danışmanlar yardımı ile eğitim kurumuna başvurarak kabul edildiğinize dair belgeyi talep edin.

– Eğitim almayı istediğiniz eğitim kurumu için yapmış olduğunuz ücretin dekontunu da başvuru sırasında yanınızda bulundurmanız çok önemlidir. Her ne kadar eğitim kurumunun sizi kabul ettiğine dair belgeyi sunuyor olsanız da kuruma ödenecek ücretin dekontu sizin için daha farklı bir kanıt olacaktır. Nitekim bu aynı zamanda sizin mali yönden de sorun yaşamayacağınızı görevlilere gösterecektir.

– Daha önce almış olduğunuz İngilizce eğitimlerine dair belgeler varsa bunları da yanınızda bulundurmanızı tavsiye ediyoruz. Böylece İngiltere’ye dil eğitimi için gitme amacınızı pekiştirmiş ve uzun dönemli vize başvurularında dil seviyenizin yeterli olduğunu göstermiş olursunuz.

– İngiltere’de eğitim, konaklama ve yaşam masraflarınızı karşılayabileceğinize dair kanıt niteliğindeki belgeler başvuruda yanınızda olması gereken en önemli evraklardır. Çalışıyorsanız, üzerinize kayıtlı tapu, araba ve benzeri varlıklar varsa veya bir şirket sahibiyseniz her birine dair gerekli evrakları yanınızda bulundurmalısınız. (Maaş bordrosu, sigorta bilgisi, orijinal banka hesap ekstresi, işyeri evraklarının fotokopisi, şirkete ait banka hesapları, tapu, araba ruhsatı fotokopisi, kira geliri vb.)

– Eğer hâlâ öğrenciyseniz öğrenci belgesi, mezun olduysanız diplomanızı da yanınızda götürmelisiniz.

– Çalışma durumunda maaş bordrosu, izin belgesi ve döndükten sonra işe devam edeceğinize dair işyerinden alacağınız belgeyi de sunmanız gerekiyor.

–  Evli olanlar için evlilik cüzdanının fotokopisi.

– 18 yaşın altında olanlar için anne ve babadan alınan noter onaylı izin ve İngilizce tercümesi.

– 18 yaşın altında olanlar için Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ve İngilizce tercümesi.

Tiwe 4 Genel Öğrenci Vizesi İçin Gerekli Belgeler

– Eğitim alacağınız süre boyunca geçerli olacak pasaport

– Eski pasaport ve vizeleriniz

– İngilizce seviyenizin yeterli olduğunu kanıtlayan sınav sonuç belgesi

– İngiltere’de eğitim alacağınız kurumdan kabul edildiğinize dair belge (CAS referans numarası)

– Eğitim, konaklama ve yaşam masraflarını karşılayabileceğinize dair kanıt belgeleri (bankadan alınmış hesap dökümü, vize başvuru tarihinden en az 28 gün önce hesaba yatırılmış olan ücret dekontu, eğitim için yapılan masrafları kanıtlayacak fatura ve makbuzlar, )

– Nüfus Müdürlüğü’nden alınan Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ve İngilizce tercümesi

– İki tane vesikalık fotoğraf

 

Reklamlar

Amerika’da Yüksek Lisans İçin Hangi Sınava Girilmeli?

Amerika’da Yüksek Lisans İçin Hangi Sınava Girmeliyim? GRE mi GMAT mı?

Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek lisans yapmayı düşünenlerin girebilecekleri iki tane sınav vardır. Bunlar kısaltmaları olan GRE ve GMAT isimleri ile bilinir. Peki, hangisine girmeniz sizin için daha avantajlı? Bu sorunun cevabı için bir takım bilgiler edinmelisiniz.

Öncelikle başvuracağınız kurumun hangi sınav sonucunu kabul ettiğini incelemeniz gerekiyor. Kimi kurumlar bu iki sınavdan yalnızca birini tercih ederken kimisi ise her iki sınav sonucunu da kabul etmektedir. Her ikisinin de kabul edildiği durumda hangisini tercih etmelisiniz?

Sınav yapılarını karşılaştırmamız gerekirse; GRE sınavı 75 dakikalık 1 adet makale çözümleme bölümü, 30 dakikalık 2 adet sözlü bölüm ve 35 dakikalık 2 adet sayısal bölümden oluşuyor. Sınavın toplam uzunluğu ise 3 saat 40 dakika sürüyor. GMAT sınavı ise 30 dakikalık 1 adet makale çözümleme bölümü, 30 dakikalık 1 adet akıl yürütme bölümü, 75 dakikalık 1 adet sayısal bölüm ve 75 dakikalık 1 adet sözlü bölümden oluşuyor. Sınavın toplam süresi ise 3 buçuk saattir.

Bu sınavlara yılda kaç kişinin girdiğine baktığımız zaman GRE sınavına 655 bin öğrenci girerken GMAT sınavına ise 250 bin öğrencinin girdiğini görüyoruz. Tabii ki bunun farklı nedenleri olabilir. Kolaylık veya zorluktan ziyade kurumların tercih ettiği sınava girme zorunluluğu ve yüksek lisans yapacağınız bölüm ile daha uyumlu olan sınavı tercih etme gibi sebepler bunlar arasında sayılabilir. Nitekim GMAT sınavı genellikle işletme okuluna girmek isteyen adayların girdiği bir sınav iken GRE sınavı ise diğer alanlarda okuyacak öğrenciler için daha yaygın olarak tercih edilir.

GRE sınavında genel olarak kelime bilgisine önem verilir. GMAT sınavında ise daha çok dilbilgisine dair bilginiz ölçülür. Hesap makinesinin GMAT sınavında kullanılmasına izin verilmediği için matematik bölümünün daha zorlayıcı olabileceğini söyleyebiliriz. GRE sınavında bilmeniz gereken diğer bir şey ise belirlediğiniz konu alanına dair 7 farklı seçenekten birini tercih edebileceğinizdir.

GRE sınavının ardından üç bölüm için üç ayrı puan hesaplanır. GMAT sınavının ardından ise beş bölüm için beş ayrı puan hesaplanır. Her iki sınavda da genel puanınız da ayrı şekilde hesaplanacaktır. Puan hesabının yanı sıra yüzdelik başarınız da size sunulur. GRE sınavında sözel ve sayısal puanlar 130 ile 170 arasında olabilirken GMAT sınavında ise genel puan 200 ile 800 puan arasında değişiyor.

 

Anaokulundan Üniversiteye Amerikan Eğitim Sistemi

Anaokulundan Üniversiteye Amerikan Eğitim Sistemi

Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim almak istiyorsanız bu ülkedeki eğitim sisteminin ana hatlarını bilmek daha başarılı bir eğitim süreci geçirmenizi sağlayabilir. Öncelikle Amerika Birleşik Devletleri’nde Türkiye’deki gibi tüm ülkeye yayılmış yasalarla korunan bir eğitim sistemi yoktur. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 50 yıl önce faaliyete başlayan Eğitim Bakanlığı’nın görev tanımı ise daha çok denetleme üzerinedir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Eğitim Bakanlığı, eyaletlerin belirlediği eğitim prosedürünün doğru olup olmadığını denetlerken anayasaya aykırı yerel uygulamaları önlemek için denetmenler görevlendirir. Eyaletler, kendilerine bağlı şehirlerde nasıl bir eğitim sistemi uygulanacağını ve eğitim prosedürünü kendileri belirleme hakkına sahiptir. Hazırlanan prosedür ve eğitim sisteminin aksamadan çalışabilmesi için eyalet gerekli bütçeyi okullara aktarmakla sorumludur.

Eyalet yetkililerinin görevlendirdiği yerel yönetimler ve okul aile birliği üyeleri okulun laboratuvarları, kütüphanesi, spor tesisleri ve bu yapıların yapım ve onarımının gerçekleştirilmesini sağlamakla görevlidir. Ayrıca yerel yetkililer okullardaki müfredatın yanı sıra ders kitaplarının belirlenmesinde de yetkilidir. Belirlenen müfredatı öğretecek öğretmenler ve okul idarecileri de yerel yetkililer tarafından seçilir. Eğer bölgede yeni bir okul yapmak veya okula yeni bir tesis yapmak gerekirse gereken bütçeyi sağlayabilmek için yerel yetkililer şehir bütçesini kullanabilir veya mahalli vergiler çıkartabilirler.

Amerika Birleşik Devletleri’ni birçok farklı kültür ve millet meydana getirdiği için merkezî yönetim eyaletlerdeki okullardaki eğitim müfredatını ve tarzını tamamen eyalette yaşayan insanlara bırakmıştır. Bu da eğitimin kalitesini doğrudan etkilemiş ve birçok bilim adamının yetişmesinin yolu açılmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde öğretim öncesi anaokulu, bir ile üç yıl arasında eğitim vermektedir. İlk ve orta öğrenimin ardından high school eğitimi alan normal bir birey, toplam 12 senede yükseköğrenim öncesi eğitim hayatını tamamlamış olur. Türkiye’nin aksine Amerika Birleşik Devletleri eğitim kurumlarında yetenekli ve zeki öğrenciler için sınıf atlama sınavları yapmaktadır. Örneğin altıncı sınıftayken bu sınıfın gerektirdiği dersleri verecek yeteneğe ve zekâya sahipseniz bir testten geçerek yedinci sınıfa atlayabilirsiniz. Amerikan eğitim sisteminde ilk ve orta öğretim kurumlarında öğretmen olabilmek için üniversite mezunu olmak gerekiyor. Ayrıca diploma sahibi öğretmenler mezun oldukları üniversiteler veya başka üniversitelerde gerçekleşen meslekî eğitimlere, kurslara ve seminerlere katılarak çağı yakalamak zorundadır.

Teknolojinin ana merkezi olan Amerika Birleşik Devletleri, eğitim kurumlarının da ezberci olmak yerine deneme yanılma yöntemini kullanmasını tercih eder. Bu nedenle hemen hemen bütün eyaletlerdeki okullar, kitap, defter ve ezberden oluşan eğitim felsefesini reddeder. Tartışmayı, okumayı, anlamayı ve fikir yürütmeyi ön plana çıkartır. Öğretmenler, bir kitaptan bir pasajın ezberlenmesini istemek yerine öğrencilerine farklı kaynaklardan karşılaştırmalı araştırma yapma görevi verir. Bu da diyalektik düşüncenin ve araştırma alışkanlığının artmasını sağlar.

Amerikan eğitim sisteminde öğrenciler Türkiye’ye kıyasla bir yılda çok daha az ders görürken kendilerini farklı alanda yetiştirebilmeleri için teşvik edilirler. Okullarda eğitmenlerin yeteneğini keşfettiği öğrencileri o alanlara kanalize etmesi alışıldık bir durumdur. Örneğin high school (lise) eğitimi alan bir öğrenci, basketbolda veya sanat alanında yetenekliyse mutlaka bu alanlarda teşvik edilir. Öğrenci kendini yetenekli olduğu alanda geliştirmeyi başarırsa ülkenin en saygın üniversiteleri tarafından burslu olarak eğitim vermek için davet edilir.

Türkiye ile kıyaslandığında eğitim kurumlarının teknolojik yeniliklere açık olması, Amerikan okullarının en büyük artısıdır. Ayrıca ezberci eğitim yerine öğrenmeyi ve özgüveni arttırmayı hedefleyen eğitim felsefesi de kendine güvenen ve başarıya aç öğrenciler yetişmesini sağlıyor. Ayrıca high schooldan (liseden) mezun olduktan sonra üniversite eğitimi almayı düşünmeyen öğrenciler için mesleki kursların bulunması, onları eğitimin hemen ardından iş hayatına adapte edebilmeyi sağlıyor.

Amerikan üniversiteleri, dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alırken bunu sağlayan şey üniversitelerin eğitim felsefesidir. Özel ve devlet üniversiteleri tüm ülkeyi sararken yaklaşık 15 milyon öğrenci 4500 Amerikan üniversitesinde eğitim görmektedir. Amerikan üniversitelerinin yetiştirdiği bilim adamları ve ev sahipliği yaptığı bilimsel araştırmalar, yabancı öğrencilerin başvuru oranını da arttırmıştır. Amerika Birleşik Devletleri de uluslararası öğrencilere kapılarını açarak eğitim kalitesini arttırmayı ve çoğulcu bakış açısını sağlamayı hedeflemektedir.

Amerika’nın sahip olduğu genç nüfusun yaklaşık yüzde 60’ı günümüzde yükseköğrenim hayatına devam etmektedir. Bu da dünya ile kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydir. Amerikan üniversitelerini çekici kılan temel faktörlerden biri eğitim kalitesi ve bu kaliteyi sağlayan eğitim görevlileridir. Bu üniversitelerden mezun olan uluslararası öğrencilerin kendi ülkelerine döndüklerinde sağladıkları fayda yadsınamaz bir gerçektir. Ayrıca Amerikan üniversiteleri bilim üretilmesi konusunda da liderdir. Sağlık ve teknoloji alanındaki birçok buluş, bu üniversitelerin sınırlarında bulunan araştırma merkezlerinde gerçekleşmektedir.

Amerika Seyahati Öncesi Önemli Hususlar

Amerika Seyahati Öncesi Göz Önünde Bulundurulması Gereken Hususlar

Yaz okulu, dil okulu veya üniversite için Amerika Birleşik Devletleri’ni tercih ettiğinizde vize işlemleri ve diğer süreçler için ciddi bir zaman harcamanız gerekiyor. Bu zorlu süreçte danışmanların desteği birçok konuda sizin işinizi daha kolaylaştırabilir. Eğitim kurumu ve konsoloslukta işlerinizi hallettikten sonra yolculuğa hazırlık süreciniz başlar. Bu süreçte dikkat etmeniz gereken birkaç temel konu, yolculuk sırasında ve sonrasında rahat etmenizi sağlayacaktır.

Teknolojik aletler (laptop, cep telefonu, tablet, tıraş makinesi) artık insanların birer uzvu kadar önemlidir. Bütün teknolojik ürünler şarjlı olduğundan şarj edilmeleri gerekir. Ancak ülkelere göre prizler farklılık gösterebilir. Amerika’ya giderken yanınızda mutlaka birkaç tane Amerikan prizi almayı unutmayın. Henüz gittiğiniz bir ülkede cep telefonunuzun veya diğer teknolojik cihazlarınızın şarj problemi nedeniyle çalışmaması durumunda zor durumda kalabilirsiniz.

Seyahatlerde sağlık konusu da önemli bir yer tutar. Bazı hastalıklar kısa süreli ilaç kullanımları ile sonlandırılabilse de kimi hastalıklarda bu mümkün olmayabilir. Eğer devamlı kullanmak zorunda olduğunuz ilaçlarınız varsa yanınıza almayı ihmal etmeyin. Zira gideceğiniz ülkede yeniden bazı testlerden geçme ve doktorun sizin için reçete yazmasını bekleme süreci korkunç tahribatlar yaratabilir.

Tüm cep telefonu operatörleri artık yurtdışında hizmet verirken ücretleri de normal değerlere taşıyorlar. Bu nedenle yurt dışında bir hat alarak iletişim kurmak yerine mutlaka cep telefonunuzu yurt dışı aramalara açtırın. Elbette internet aracılığıyla iletişim kurulacak pek çok program bulunuyor. Ancak acil bir durumla karşılaştığınızda ve internet çekmediğinde çok ciddi problemler yaşayabilirsiniz.

Zorlu bir sürecin ardından elde ettiğiniz hakları kaybetmemek için yasal olan tüm evrakları dikkatle korumalı ve mutlaka yanınızda bulundurmalısınız. Yanınızda bulunduracağınız tüm belgelerin fotokopilerini çekip ayrıca bagajınıza koymak yaşanma ihtimali küçük de olsa problemlere karşı tedbir anlamında önemlidir.

İlk defa yurt dışına seyahat edecekseniz yurt içi uçuşlardaki check-in işlemleri gibi işlemlerinizi kolayca halledebileceğiniz kanısına kapılmayın. Uçuş öncesi tüm işlemleri sorunsuz halledebilmek adına iki veya üç saat önceden havalimanına gitmelisiniz.

Online MBA Nedir

Online MBA Nedir ve Ne İçin Yapılır?

Amerika’da eğitim sürecini bir üst düzeye çıkararak geliştirmek isteyenler için MBA çok önemlidir. Türkçe açılımı ile İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı anlamına gelen MBA, rekabetçi dünya içerisinde ayakta kalabilmeniz için size çok önemli eğitimler sunar. Online MBA ise bu programın uzaktan eğitim yöntemi ile gerçekleştirilen türüdür. Yani okula gitme zorunluluğunuz olmadan, yalnızca kendinize uygun saatlerdeki derslere girerek ve bilgisayar üzerinden dersleri takip edebileceğiniz bir program şekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu sayede çalışırken bir yandan eğitim sürecinizi sürdürebilirsiniz.

İş hayatınızda bir adım önde olmanızı sağlayan MBA programı sayesinde iş ağınızı geliştirme imkânı da bulursunuz. Çünkü eğitim boyunca iş dünyasındaki isimlerden ders alma fırsatınız olacaktır. Online olarak ders içeriklerine her yerde ulaşabileceğiniz bu programlara başvurabilmeniz için en önemli kriter İngilizce düzeyinizdir. IELTS veya TOEFL sınavlarından birinden alacağınız yüksek puan online MBA başvurunuzda sizi ayrıcalıklı hale getirebilir. Kimi online MBA başvurularında GMAT sınavı da istenebilmektedir. Başvurunuzun kabul edilip edilmeme durumunu etkileyecek diğer unsurlar ise lisans mezuniyet dereceniz, iş tecrübeleriniz ve yurt dışı deneyimlerinizdir.

Peki, online eğitim programları nelerdir? Hangi programlara başvurabilirsiniz ve hangi alanlarda eğitim alabilirsiniz? Online İşletme Yüksek Lisansı (MBA), Online Kamu Yönetimi Yüksek Lisansı (MPA) ve Online Uluslararası İşletme Yüksek Lisansı (Fen/MSc IB) programlarına başvuru yapabilirsiniz.

Online MBA programlarında üzerine yoğunlaşabileceğiniz pek çok alan vardır. Bu alanlar üzerine yoğunlaşarak kendinizi alanınızda geliştirme fırsatı bulabilir ve alana dair detaylara daha net şekilde hakim olabilirsiniz. Muhasebe, kurumsal strateji, ekonomi, girişimcilik, finans, insan kaynakları, uluslararası ticaret, pazarlama, bilişim teknolojileri, organizasyonel davranış, proje yönetimi ve işletme yönetimi gibi daha pek çok alan üzerine yoğunlaşabilirsiniz.

Amerika’da online MBA eğitimi alabileceğiniz üniversiteler mevcuttur. Stanford Üniversitesi, Pensilvanya Üniversitesi, Harvard Üniversitesi, Chicago Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü online MBA eğitimi alabileceğiniz eğitim kurumlarından birkaç tanesidir. Elbette ki bu üniversitelerde verilen online MBA programları değişiklik göstermektedir ve sizin de kendi yoğunlaşacağınız alana göre bu üniversiteleri incelemeniz gerekir. Kendinize ve yapmak istediğiniz iş alanına dair en uygun olan bölümü seçmeye gayret etmelisiniz.

Amerika’da Yaşam Neden Daha Farklı?

Amerika’da Yaşam Neden Daha Farklı?

yüzyılın ortalarında keşfedilen Amerika kıtasının en güzel ve stratejik topraklarına kurulan Amerika Birleşik Devletleri günümüzde dünyanın merkezi olarak kabul edilir. Birinci ve ikinci dünya savaşlarının ardından Uzakdoğu ülkeleri ve Avrupa ülkeleri ekonomi, teknoloji, insan gücü alanlarında zayıflarken Amerika Birleşik Devletleri büyümeye devam etmiştir. Teknoloji, sanayi, bilim, spor, sanat alanlarında lider bireyler yetiştiren Amerika Birleşik Devletleri insanlığa ne vaat ediyor ki dünya genelinde pek çok insan bu ülkede yaşamak istiyor?

– Ekonomi, birçok ülke için olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri için de önemlidir. Ülkede kendi sektörlerine liderlik yapan firmalar, kişi başına düşen milli gelirin de artmasını sağlamıştır. Dünyanın en fazla milyarderinin yaşadığı ülkede, kişi başına düşen milli gelir de oldukça yüksektir. Gelir düzeyinin yüksek olması da insanların yaşam standardını yukarıya taşıyan bir faktördür.

– Kalabalık bir nüfusa sahip olmasına rağmen geniş arazileri sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan her birey geniş yaşam alanlarına sahiptir. Hayranlık duyulan Amerikan evlerinin yanı sıra halkın eğlencesi için ayrılan spor ve sanat alanları, park alanları yaşama hazzının en üst seviyede hissedilmesini sağlıyor. Doğal yaşama ve ormanlara büyük önem gösteren Amerika Birleşik Devletleri yöneticileri, imar konusunda katı kurallar uygulayarak doğanın saf kalmasını sağlıyorlar.

– Bir konuda uzmanlaşabilmek için eğitim almak gerektiği malumdur. Amerika Birleşik Devletleri de dünya genelinde her alanda iddialı olabilmek için kaliteli bireyler yetiştirmeyi tercih eder. Amerikan eğitim sistemi ve eğitim kurumları, dünyanın en iyileri arasında yer alırken eğitim kalitesini daha da arttırabilmek için alanında başarı gösteren öğretim görevlileri ve öğrenciler ülkeye davet edilir.

– Fırsatlar ve eğlence ülkesi olan Amerika Birleşik Devletleri’nde ehliyet alma yaşı 16’dır. Bunun yanı sıra araçlar ve yakıtlar da dünya geneline göre ucuzdur. 500 ile 1000 dolara ortalama seviyede bir araba satın alarak araç kullanabilirsiniz.

– Bireyler ihtiyaçları ve istekleriyle hayata tutunurlar. İhtiyaçlarınızı ve isteklerinizi ancak kazancınız orantısında karşılayabilirsiniz. Bir ürünü alacak maddi gücünüz olsa dahi kaliteli ürün bulmak da zaman zaman zor olabilir. Amerika Birleşik Devletleri pek çok uluslararası firmanın merkezi olduğundan birçok giyim markası, teknoloji markası, araba markası bu ülkedeki ürünlerini ucuz fiyatlarla satarlar. Kendi ülkenizde bir servet harcayacağınız teknolojik bir ürün Amerikalı için kolay ulaşılabilir sıradan bir ürün olabilir.

– Farklı kültür, mezhep ve milletlerin birlikteliğinin var ettiği Amerika Birleşik Devletleri oldukça zengin bir yemek kültürüne de sahiptir. Hayatınız boyunca tadamayacağınız hatta adını bile duyamayacağınız lezzetler bu ülkedeki köşe başı dükkânlarında servis ediliyor. Bu, yalnızca yemek yemek anlamında bir artı değil aynı zamanda insanın dünya kültürü ile kucaklaşması için de önemlidir.

Amerika’da Yüksek Lisans Hakkında Temel Bilgiler

Amerika’da Yüksek Lisans Hakkında Temel Bilgiler

İnsanlık geliştikçe iş hayatı da aynı derecede gelişim gösteriyor. İş hayatındaki bu gelişim, gençlerin başarılı olabilmeleri için daha fazla çalışmaları ve donanımlı olmalarını mecbur kılıyor. Bir zamanlar lise mezunu olmanın dahi yeterli olduğu anlatılırken günümüzde üniversite mezunu olmanın hatta yüksek lisans yapmanın dahi yeterli olmadığı biliniyor. Amerika Birleşik Devletleri üniversitelerinde yüksek lisans yapmak sizinle yarış halindeki herkesten bir değil birkaç adım öne geçmenizi sağlayacaktır. Yalnızca iş hayatında başarılı olmak için değil, zirveyi hedefleyen ve özgüvenli bir birey olmak için de Amerika’da yüksek lisans yapmak önemlidir. Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde 20 bine yakın üniversitenin olması ve bu üniversitelerin uluslararası öğrenci kabul etmekte hevesli olmaları, yüksek lisansın bu ülkede yapılması için önemli bir gerekçedir. Aynı zamanda üniversitelerin eğitim kaliteleri ve yetiştirdikleri başarılı bireyler bir başka tercih sebebidir.

Elbette ki bu kadar önemli artıları bulunan üniversiteler, öğrenci seçiminde bazı kriterler öne sürmektedir. Amerika’da yüksek lisans yapabilmek için en önemli kriter İngilizce yeterliliğidir. Eğer bu seviyede yeterli olacak yabancı diliniz yoksa mutlaka yaz okuluna gitmeli ve bu açığı kısa sürede kapatmalısınız.

İngilizce konusunda yeterliliğinizi ispat ettikten sonra aşmanız gereken diğer bir problem ise Amerika’da yüksek lisansın gerektirdiği ekonomik şartları sağlamaktır. Okul tercihinizde eğitim kalitesini önceleseniz de bütçenizi aşacak veya ekonomik açıdan sizi zorlayacak okul tercihlerinden kaçınmalısınız. Eğer ekonomik olarak Amerikan üniversitelerinin şartlarını karşılamakta zorlanıyorsanız burs bulma alternatifine yönelerek bu soruna böyle bir çözüm geliştirebilirsiniz.

Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim veren üniversitelerin kalitesi tartışılmaz olsa da her üniversitenin uyguladığı eğitim politikası ve kullandığı eğitim araç gereçleri sizi doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle okul tercihi konusunda titiz davranmalı, ince eleyip sık dokumalısınız. Bu konuda eğitim danışmanlarının size yol göstermesini talep etmeli ve onların fikirlerine kıymet vermelisiniz. Aynı zamanda eğitim almak istediğiniz üniversitelerde eğitim almış mezun bireyler bulup onlarla konuşursanız bu sorunun çözümünde ciddi bir adım atmış olabilirsiniz. Zira bu deneyimi tatmış birinin sizlere sunabileceği fikirler ve görüşleri kimse sizlere sunamaz.

Yurtdışı Aile Yanı Konaklama

Amerika’daki Eğitim Hayatınız Boyunca Aile Yanında Konaklama

Amerika’da üniversite eğitimi, dil okulu veya başka bir eğitim programına dâhil olan öğrencilerin en çok kararsızlık yaşadıkları konu konaklamadır. Eğer eğitim sürecinizi planlarken bir danışman ile birlikte çalışıyorsanız bu konuda daha önce binlerce öğrenciye yol gösteren uzmanlar sizler için de en iyi konaklama alternatifini belirlemek için sorularınıza yanıt vereceklerdir. Aslında daha önce hiç gitmediğiniz bir ülkede konaklamak, eğitim almak ve yeni insanlarla tanışmak oldukça sıradışı bir deneyimdir. Ancak konaklayacağınız yer, sizin bu ülkede en çok vakit geçireceğiniz alan olacağı için bu tercihi doğru yapmalısınız. Danışmanların ve daha önce yurt dışı eğitim deneyimini yaşamış olan pek çok öğrencinin tercihi aile yanında konaklamadır. Öğrenci yurdu veya kiralık bir ev yerine neden aile yanında konaklamayı tercih etmelisiniz?

– Yurt dışında eğitim alan öğrenciler için en büyük problem kültür şokudur. Yabancı kültürlere ne kadar açık olursanız olun kültür şoku yaşamamanız hemen hemen imkânsızdır. Bu şokun etkilerini azaltmanın hatta sıfıra indirmenin yollarından bir tanesi de eğitim süreci boyunca bir aile yanında konaklamaktır. O kültürle alakalı yaşadığınız şok veya anlamlandıramadığınız her konuda onlarla konuşabilir ve onların yol göstericiliğine minnettar kalırsınız.

– Yabancı dil konusu, yurt dışında eğitim hayatının bel kemiğidir. Kimi zaman aile yanında konaklayan öğrenciler yalnızca yabancı dil öğrenmek için Amerika’ya giderken kimi öğrenciler ise üniversite eğitimi almak için bu ülkededir. Hangi gerekçe ile gitmiş olursanız olun ve en iyi okullarda eğitim alıyor olursanız olun pratik yapmak ve yaşamın içinde bu dilin nasıl kullanıldığını bilmek önemlidir. Aile yanında konakladığınızda sık sık pratik yapabilir ve yabancı dil konusunda eksikliklerinizi, hatalarınızı kolaylıkla giderebilirsiniz.

– Yurt dışında diğer önemli konulardan bir tanesi de güvenlik problemidir. Bir yurtta kimlerle birlikte kalacağınızı seçme şansınız yoktur. Ancak yurt dışında yanında konaklayacağınız aileler, göçmenlik bürosu ve okul tarafından denetlenir. Ayrıca o ülkede yaşayan bu aileler, öğrencilere hangi bölgelerin güvenlik sorunu teşkil edeceğini ve neler yapılırsa sorundan uzak kalınabileceğini anlatabiliyor olmaları da öğrenci için önemlidir.

– Sıcak aile yuvanızdan ayrılıp başka bir ülkeye gittiğinizde yaşayacağınız problemlerden bir tanesi de beslenmedir. Amerika’da aile yanında konaklayan öğrenciler önceden belirlenen üç öğün, iki öğün veya tek öğün şeklinde konaklama seçeneklerinden birini tercih ederler. Bu sayede yanında kaldığınız ailenin sofrasına oturarak aile özleminin yanı sıra beslenme problemini de çözebilirsiniz.

– Aile yanında konaklarken sizin talepleriniz ciddiye alınırken yurtta konaklamayı tercih ederseniz yurdun kurallarına uymak zorundasınız. Öğrenci yurtları size hiçbir konuda esneklik tanımazlar. Aynı zamanda buradaki gürültülü ortam derslerinizi de etkileyebilir. Bu küçük nedenler de aile yanında konaklamayı tercih etmenizi sağlayabilir.

Yurtdışı Vizyon Katar!

Genç Yaşta Yurt Dışına Çıkmanın Avantajları

Yurt dışına çıkıp farklı bir kültürü tanımak hemen herkesin hayalidir. Bazı milletler yurt dışı seyahatine küçük yaşlarda başlamanın insan hayatına büyük etkileri olduğunu keşfetmiş ve böyle bir kültür oluşturmuştur. Ülkemizde ise başka bir ülkeye gitmek için mutlaka büyük maddi imkânlara sahip olmanın gerektiği gibi yanlış bir kanı vardır. Oysaki bireylerin en çok öğrendiği ve karakterlerinin oturduğu dönem olan gençlik yıllarında yurt dışı gibi bir tecrübeyi tatmaları oldukça önemlidir. Unutulmaması gerekir ki hayallerin gerçeğe dönüşebilmesi için ileriye doğru bir adım atmak gerekir. Aksi halde yıllar geçer ancak hayalleriniz orada durup sizi beklemeye devam eder. Peki, bir insan neden genç yaşta yurt dışı ziyareti yapmalıdır?

– Günümüz dünyasında artık bireylerin sorumlulukları ve ihtiyaçları çok genç yaştan itibaren başlıyor. Sınavlarda ve okullarda başarısız olmayan bir öğrenci, sadece 22 yaşında üniversiteden mezun olduktan sonra hayata atılmak zorunda kalıyor. İş hayatına adım attıktan sonra uzun soluklu bir yurt dışı seyahatinin mümkün olmayacağı bilinen bir gerçektir. Aynı zamanda bir şeyler elde edebilmek için çekilecek krediler ve verilen diğer sözler, yıllarınızın geçmesine ve yurt dışı seyahatin insandan daha da uzaklaşmasına neden oluyor. Bu gerekçeler göz önüne alındığında hayatın bu yorucu temposuna girmeden ve sorumluluğun yükünü omuzlamadan önce yurt dışına çıkmak önemlidir.

– İnsanlar yaşlandıkça hayatta daha fazla lüks ve konfor arar hale gelirler. Örneğin yurt dışına hayatınızın ilerleyen yıllarında çıkmaya karar verdiğinizde mutlaka bol yıldızlı oteller ve konforlu bir seyahat istersiniz. Ancak gençlik yıllarınızda hotelde mi motelde mi yoksa bir pansiyonda mı kaldığınız, sokaktaki satıcılardan mı yoksa marketten aperatif alıp mı atıştırdığınızın bir önemi yoktur. Eğer genç yaşta bulunduğunuz ülkenin sınırları dışına çıkarsanız sahip olduğunuz yüksek enerji ile çok daha fazla şey yaşama fırsatı yakalarsınız.

– Bazı insanlar için risk almak bir hayat tarzı da olsa yaş ilerledikçe insanlar hayata dair daha da çekingen hale gelirler. Bu nedenle gençlik çağında kolaylıkla girebileceğiniz riskleri ve atılacağınız maceraları yaşınız ilerlediğinde denemeniz dahi oldukça zorlaşır.

– İnsanlar yaşadıkça ve yaşlandıkça yeni tecrübeler kazanırlar. Bir yerden sonra ise hayatın size ne öğrettiğinin bir önemi kalmaz. Çünkü siz tecrübelerinizle her şeyi bildiğinizi düşünmeye başlarsınız. Yeni şeyler keşfetmek ve yeni bilgiler öğrenmek için gençlik çağlarınızda başka bir ülkeye seyahat etmek size hayal dahi edemeyeceğiniz tecrübeler kazandıracaktır.

– Gençlik yıllarınızda biraz zorlasanız başarabileceğiniz şeyleri yapmadığınız için ilerleyen yıllarda çok büyük pişmanlık yaşayabilirsiniz. Bu nedenle gençken daha fazla kapı çalabilir, daha istekli davranabilir ve enerjinizle kendinizi ülkenin sınırları dışına atabilirsiniz.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: