İngiltere’de Nasıl Daha Ekonomik Dil Eğitimi Alırsınız?

İngiltere’de Nasıl Daha Ekonomik Dil Eğitimi Alırsınız?

İnsanlar kimi zaman yeterli bütçeye ve imkâna sahip olmalarına rağmen doğru tercihleri yapamadıkları için hayallerine kavuşamazlar. İngiltere’de yabancı dil eğitimi almak denilince öğrenciler maddi olarak çok büyük bir paraya ihtiyaç duyacakları yanılgısına kapılabilirler. Elbette ki bu kadar yüksek standartlara sahip bir ülkede eğitim almak belli bir bütçeyi gerektirse de dil okullarının ve ülkedeki yaşam standartlarının doğru kurgulandığında hiç de hayal olmadığını görebilirsiniz. Öncelikle uygun bir dil okulu bulabilir, düzenlenen herhangi bir kampanya varsa buna dâhil olabilir, sabırlı olarak en uygun uçak bileti temin edilebilir, standart bir yaşam maliyeti tutturulabilir ve uygun konaklama seçeneği bulunarak İngiltere’de çok da pahalı olmayan bir eğitim süreci geçirebilirsiniz.

Yukarıdaki seçeneklerin herhangi birinde yanlış tercih yapmak, eğitim hayatınızı maddi ve manevi olarak doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle yurtdışı eğitimi konusunda kendini ispatlamış bir danışmanlık firmasından yardım alabilirsiniz.

Doğru Dil Okulu Tercihi

İngiltere gibi köklü bir geçmişe sahip büyük bir ülkede birçok kent ve bu kentlerde hizmet veren eğitim kurumu bulunuyor. Fazla alternatifin olması akıl karışıklığı yaratabileceği gibi öğrenciler beklentilerini düzgün şekilde sıralarsa bu öğrencinin faydasına olabilir. Öncelikle okul için ayıracağınız maksimum bütçeyi belirleyebilir ve buna uygun olmayan dil okullarını eleyebilirsiniz. Ardından eğitim konusunda sizin beklentilerinizi karşılamayacağını düşündüğünüz okulları eleyebilirsiniz. Geriye kalan dil okulları içerisinde hangi şehirde yaşamak daha ekonomikse onu tercih edebilirsiniz. Elbette ki hayatı boyunca yurtdışına çıkmamış ve uluslararası hiçbir tecrübesi bulunmayan öğrenci, bu alanda doğru tercihleri gerçekleştiremez. Bu sebeple mutlaka bir danışmana başvurmalısınız.

Eğitim Kampanyaları ve İndirim Fırsatları

Her ne kadar yabancı dil eğitimi veren kurumlar birer eğitim kurumu olsalar da bir yandan da ticari faaliyet gösteren kurumlardır. Tüm ticari kurumlarda olduğu gibi eğitim kurumları da daha fazla öğrenci çekebilmek adına kampanyalar ve indirimler gerçekleştirebilirler. İşte bu kampanyalardan ve indirimlerden yararlanarak çok daha ekonomik bir okul seçebilirsiniz. Elbette ki bu kampanyaları veya indirimleri beklerken sürenin aleyhinize işlemesine izin vermemelisiniz.

Yurtdışı Serüveni ve Uçakla Seyahat

Yurtdışına çıkmak başlı başına bir serüvendir. Yurtdışında eğitim almanın dışında yurtdışına çıkmak bile insana birçok katkı sağlar. Yurtdışına daha ucuz yollarla çıkabilmek için de birçok püf noktası var. Bunlardan en önemlisi uçak biletinin daha uygun şartlarla satın alınmasıdır. Öğrenciler için en büyük problem, gidecekleri ülkeye ucuz bir bilet bulmaktır. Özellikle uluslararası öğrencilerin yurtdışına çıkmak için benzer tarihleri tercih ettiği dönemlerde bilet fiyatları oldukça yükselebilmektedir. Ancak planlı hareket eder, gidiş ve dönüş tarihinizi net şekilde belirleyebilirseniz gidiş-dönüş biletinizi aynı anda alarak ciddi anlamda tasarruf yapabilirsiniz. Bilet konusunda da danışmanlık firması ile çalışmanın size sağlayacağı birçok fayda bulunur. Danışmanlık firmaları, kimi zaman öğrencilere bedava uçak bileti sağlayabilirken bunun sağlanamadığı durumlarda öğrencilerin kendi imkânlarıyla elde edemeyecekleri kadar ucuz uçak bileti de sağlayabilirler.

Konaklama Planlaması

Bilmediğiniz bir ülkede en büyük endişeniz güvenlik olacaktır. İngiltere, güvenlik anlamında endişe etmeyeceğiniz nadir ülkelerden biridir. Ancak yine de yabancı olduğunuz bir ülkede kendinizi en rahat hissedeceğiniz konaklama alternatifi aile yanında konaklamadır. Eğer bir danışmanlık firması ile çalışıyorsanız onlar sizin adınıza en mantıklı aileyi tespit edip sizi onlarla irtibatlandırır. Aile yanında kalırken sabah ve akşam yemeklerini onlarla yiyebilirsiniz. Yemek kültürü olarak çok da yabancı sayılmayacağınız İngiltere’de aileler sizler için güzel yemekler hazırlayarak mutlu olmanızı sağlarlar. Ayrıca pratik yapmak için birilerini aramazsınız. Aile fertleri canı gönülden size yardımcı olurlar. Ülke sınırlarının dışına çıktıktan sonra yaşayacağınız özlemi de gidermek adına aile yanında konaklama önemlidir.

Ülkedeki Yaşam Standardı ve Maliyetler

İngiltere’de kendiniz için en mantıklı okulu tercih ettikten sonra ucuz bir uçak bileti satın alıp ülkeye ayak bastıktan sonra esas giderleri göz önünde bulundurmalısınız. En temel ihtiyaç yemek olduğu için aile yanında konaklayan öğrenciler daha ucuz maliyetlerle bu ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Sabah evde kahvaltı yaptıktan sonra okula gelen öğrenciler, marketlerden satın alınan sandviçlerle öğle yemeklerini yiyebilirler. Akşam eve gittiklerinde de yemek hazır olacağı için bu konudaki masrafları oldukça aşağı çekmeyi başarırlar. Eğer öğle yemeklerini dışarıda yemek istiyorsanız her köşe başında bulabileceğiniz fast food restoranları yerine küçük İtalyan lokantalarını tercih edebilirsiniz. Burada sıcak ve özel yemekler fast foodlar ile hemen hemen aynı maliyetlere servis edilir.

Öğrencilerin diğer gider kalemlerinden biri de yol harcamalarıdır. İngiltere’de toplu taşıma araçlarını kullanmak için aylık abonman kartlarından alarak seyahat edebilirsiniz. İngiltere’nin bazı kentlerinde öğrenciler çok daha ucuza bu kartları satın alabilirler. Ayrıca sizlere tavsiye edilen aileler arasında okula yürüme mesafesinde olan bir alternatif varsa onu tercih ederek bu masraftan da kurtulabilirsiniz.

 

İngiltere’de Dil Okullarının Kalitesi ve Eğitim Programları

İngiltere’de Dil Okullarının Kalitesi ve Eğitim Programları

Eğitim, bilinmeyen bir konu veya uzmanlık alanının öğrenilme sürecidir. İnsanlar bir şey öğrenmek için farklı yollar ve yöntemler deneyebilirler. Konu yabancı dil öğrenimi olduğunda ise yapılabilecek en mantıklı tercih, o dilin anavatanında eğitim almak olacaktır. İngilizce dil eğitimi konusunda birçok ülkede birçok üst düzey eğitim kurumu bulunsa da İngiltere bu konuda zirvede yer alıyor. Dilin öğrenim sürecinde okulun ve eğitim sisteminin büyük etkisi olsa da pratik yapmak ve konuşabilmek önemlidir. İngiltere yıllar içerisinde yabancı dil eğitimi veren üniversite ve diğer eğitim kurumlarının standardını arttırarak daha fazla uluslararası öğrenciyi ağırlamayı başardı. Türkiye’den de birçok öğrenci yurtdışında dil eğitimi almak için farklı ülkelere seyahat ederek hayallerinin peşinde koşuyorlar. İngiltere ülkemize yakın konumu ve yaşam standartları nedeniyle birçok Türk öğrencinin de ilk tercihleri arasında yer alıyor.

İngiltere’nin eğitim standartları, dünyanın en eski eğitim yuvalarına ev sahipliği yapmanın da etkisi ile üst düzeydedir. İngilizlerin eğitim alanındaki göz bebeği olan ve birçok başarılı öğrenci yetiştiren Oxford ve Cambridge üniversitelerinin de aralarında bulunduğu birçok İngiliz üniversitesi dünyanın en iyi üniversiteleri arasında üst sıralarda kendilerine yer buluyor. Ülkenin sahip olduğu doğal güzelliğin yanı sıra muhteşem mimari ile dizayn edilmiş şehirler ve tarihten günümüze miras kalan kaleler, yapıtlar ve saraylar görenleri kendine hayran bırakmayı başarıyor.

Yağmurların kuşattığı bu muhteşem ülkede dil eğitimi önemli ve özel bir sektör haline gelmeyi başardı. Bunun başarılması için eğitim kurumları sıkı denetimlere tâbi tutulurken uluslararası öğrencilere birçok alanda özel hizmetler sunulması planlandı. Ayrıca Londra’da hızla artan dil okulları ve kolejlerin ardından ülkenin diğer şehirlerinde de yeni eğitim kurumları artmaya başladı. İngiltere’de eğitim veren kurumların denetlenmesi görevi, British Council ve English UK’e verilmiştir. Kurullar diğer eğitim kuruluşlarının tekel oluşturmasını ve kaliteyi aşağı düşürmesini engellemek için çalışırken müfredatın başarısını da sağlamak için görev yapıyorlar.

Öğrencilerin rahat hissetmeleri ve başarılı olabilmeleri için iki farklı eğitim programı uygulanan İngiliz dil okullarında saat aralıkları öğrencilere bırakılmıştır. Haftalık olarak planlanan programlarda öğrenciler dilerlerse haftada 20 saat ders görürler. Bu programda dersler sabah 09.00 ile 13.00 arasında gerçekleşir. Haftada 30 saatlik programı tercih eden öğrenciler ise 09.00 ile 15.00 arasında derslere katılabilirler ve bu sayede dil eğitimlerini daha hızlı tamamlayabilirler.

İngiltere’de Dil Eğitimi İçin Tercih Edilecek En İyi 5 Şehir

İngiltere’de Dil Eğitimi İçin Tercih Edilecek En İyi 5 Şehir

İnsanlık tarihinin en köklü geçmişe sahip devletlerinden biri olan İngiltere, büyük medeniyetinin yanı sıra kültürel olarak diğer ülkeler arasında da özel bir konumdadır. Ülkenin yetiştirdiği şair ve yazarların eserleri bugün dahi edebi olarak geçilememiştir. Ayrıca İngilizler birçok sporun da mucidi olarak isimlerini tarihe yazdırmıştır. Elbette bir milletin sanatsal, kültürel veya spor alanında ilerleyebilmesi için eğitim ana faktördür. İngilizler de eğitim anlamında kendilerine has bir eğitim sistemi kurgulamış ve bu alanda da hayli başarılı olmuşlardır. Kültürel ve ekonomik olarak 1900’lü yılların başında tüm dünyayı etkisi altında bırakan İngiltere’nin resmî dili İngilizce, tüm dünyanın ortak dili olmayı başardı. 21. yüzyıla geldiğimizde artık İngilizcenin diğer diller üzerinde tartışılamaz bir hâkimiyeti olduğu tüm dünya tarafından kabul ediliyor. İngilizce eğitimi için bu dilin ana vatanı İngiltere’yi tercih etmek öğrencilerin yapabileceği en doğru seçimdir. Peki, İngiltere’nin dil eğitimi alanında en gözde beş şehri hangileridir?

Londra

Geçmişte güneş batmayan imparatorluğun en önemli kentlerinden biri olan ve günümüzde İngiltere’ye başkentlik yapan Londra, yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip elit ve özel bir şehirdir. İngiliz ticareti, sanayisi ve biliminin de başkenti olan Londra’da eğitim veren dil okulları diğer şehirlerdeki dil okullarına göre çok daha kalitelidir. Londra, yabancı dil eğitimi almak isteyen uluslararası öğrencilerin tercih ettiği kentler arasında zirvede yer alır.

Yalnızca Birleşik Krallığın değil İngilizcenin de başkenti olan Londra, geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi bugün de önemini koruyor. İngiltere’nin ticari, siyasi, ekonomik ve kültürel olarak en önemli kenti olan Londra’da sosyal yaşam da bir o kadar keyifli ve zengindir. Başkentte yaşayan herkesin öğrencilere ve yabancılara alışık olması şehirdeki sosyal yaşamın da bir o kadar kolay olmasını sağlıyor. İngiliz milleti her ne kadar soğuk bir millet olarak bilinse de en kibar ve saygılı toplum olarak da öne çıkar. Alışverişte, kasalarda, bankalarda ve sosyal hayatın içinde yer alan pek çok noktada görgüsüzlükten ve kabalıktan eser göremeyeceğiniz şehirde bu konularda sorun yaşamak mümkün değildir. Bu anlamda öğrencilerin rahatlıkla sosyalleşebileceği bu şehirde dil pratiği yapmak ve bir yandan da gezerek kültürel birikimi arttırmak son derece kolaydır.

Gezilebilecek çok yerin olduğu Londra’da ücretsiz müzelerde kültürel deneyim edinmek mümkündür. İnsanlığın kültürel tarihinde büyük bir öneme sahip olan Londra çok sayıda müzeye sahiptir ve neredeyse tüm müzeler halkın kültürel olarak köklerinden uzaklaşmaması için ücretsiz olarak herkese açıktır. Ünlü İngiliz Müzesi içerisinde Osmanlı’nın da yer aldığı dünyanın farklı uygarlıklarından getirilen eserler sergilenirken Bilim Müzesi’nde ise bilim tarihinin geçmiş örnekleri ve canlandırmaları sunuluyor. Yaz aylarında tema parklarında güzel vakit geçirmenin mümkün olduğu şehirde diğer bir önemli etkinlik de tiyatrolardır. Dünyanın en köklü tiyatrolarının bulunduğu Londra’da çeşitli oyunlar, gösteriler ve müzikaller günün her saati meraklılarıyla buluşuyor. Ayrıca dünya müzik sektörünün merkezlerinden biri sayılan Londra’da her tarzdan müzik konserleri de bulunabiliyor. İngiltere’nin en önemli sanatçılarına ev sahipliği yapan şehrin publarında uluslararası pek çok şarkıcıyı keşfetmek de mümkün oluyor. Kültürel yaşam içerisinde büyük bir yeri olan spor faaliyetleri açısından da gelişmiş olan Londra’da futbola oldukça önem veriliyor. İnsanların takımlarına tutkuyla bağlı olduğu şehirde Arsenal, Chelsea ve West Ham United gibi dünya takımlarının maçları tıklım tıklım doluyor ve adeta futbol şöleni yaşanıyor.

Londra, yaşamsal giderler açısından dünya üzerinde pahalı olarak bilinen şehirlerden biridir. Bu kadar güzel ve popüler bir kentte dil eğitimi alabilmek için elbette ki bazı ekonomik koşulları yerine getirmek gerekir. Ancak Londra başka kentlere göre daha pahalı olarak görülse de kaliteli eğitim kurumlarına sahip olması ve başkent olması nedeniyle diğer kentler ile kıyaslandığında pahalı olması normaldir. Okul ücretleri haricinde ortalama öğrenci masraflarının ayda 800 ile 850 Pound arasında değiştiği bilinen Londra’da haftalık kira ücretleri 70 ile 400 Pound arasında değişiklik gösteriyor. Ulaşım ağının son derece gelişmiş olduğu şehirde, metro, otobüs, tren, bisiklet, taksi ve tur otobüslerini kullanmak mümkündür. Toplu taşıma araçlarının birbirine yakın fiyatları olmakla birlikte aylık otobüs ücreti 35 Pound olarak biliniyor. Dünyanın kozmopolit şehirlerinden biri olan Londra’da yabancı kökenli farklı insanların kendi damak tatlarına uygun yerleri bulmaları son derece rahattır. Öğrencilerin konaklama tercihlerine göre yeme seçenekleri de değişebilir. Öğrenci yurtlarında kalanlar yurtta çıkan yemekleri tercih edebileceği gibi otelde kalanlar ise “fast food” veya “meal deal” adı verilen ekonomik menülerden gereken besinleri alabilirler. Şehirde yeme içme masraflarına gelince haftalık 100-150 Pound arası olduğu söylenilebilir.

Kalacak yer ücretlerinin haftalık olarak alındığı Londra’da farklı konaklama seçeneklerinden yararlanmak mümkündür. İlk akla gelen konaklama alternatifi olan öğrenci yurtları şehirde çok sayıda mevcutken bu yurtlar şehir ile entegrasyon sorunu yaşayan öğrenciler için oldukça iyi bir seçimdir. Diğer bir seçenek olan aile yanı konaklamada İngiliz toplumunun kültürü içinde yoğrularak iyi vakit geçirebilirsiniz. Bilmediğiniz bir şehirde size yol gösterecek bir ailenin yönlendirmesi son derece önemlidir. Konaklama seçenekleri arasında yer alan İngiliz otelleri, pahalı bir alternatif olmaları nedeniyle çok rağbet görmese de parasal açıdan sorunu olmayan öğrencilerin tercih edebileceği yerlerdir. Son olarak mutfak, banyo ve oturma odalarının ortak kullanım alanı olarak belirlendiği öğrenci evleri de Londra’da çok sayıda bulunuyor. Yalnız yaşamaktan çekinen ve daha sosyal bir eğitim hayatına sahip olmak isteyen öğrenciler açısından uygun olan bir alternatif olduğu söylenilebilir.

Oxford

Dünya üniversitelerinin ilham kaynağı olan Oxford Üniversitesi’nin yer aldığı Oxford kenti, başkent Londra’ya yakın, düşük nüfuslu bir şehirdir. Şehir nüfusunun üçte biri kadar öğrencinin hayatını sürdürdüğü kentin ana çekim gücü Oxford Üniversitesi’dir. Bir eğitim ve bilim şehri olan Oxford’da dünyanın en kaliteli dil okulları uluslararası öğrencilere eğitim sağlıyor. Ayrıca yabancı dil eğitimi için şehirde bulunan tüm öğrenciler, dünyanın en eski üniversitelerinden Oxford Üniversitesi’nin kampüsü ve kütüphanesinde unutulmaz deneyimler yaşayabilirler.

Nüfusunun yaklaşık dörtte birini öğrencilerin oluşturduğu bu şehre çok farklı milletlerden uluslararası öğrenciler gelmeye devam ediyor. Ortaçağ’dan kalan binaları ile tarihin köklerini yansıtan ve tarihini modern yaşam ile bütünleştiren Oxford’da hoşça vakit geçirilebilecek çok sayıda kütüphane ve kafe bulunuyor. Şehrin tarihiyle tanışmak için en iyi seçeneklerden biri olan Oxford Müzesi öğrencilerin ilk uğrak yeri olurken Ashmolean Müzesi ve Modern Sanat Müzesi ise diğer ilgi çekici kültürel mekânlar arasında yer alıyor. Müzelerin yanı sıra kültürel alanda pek çok faaliyetin takip edilebileceği şehirde drama, dans, bale, opera ve müzikal gibi sanatsal aktiviteler de fazlasıyla bulunuyor. Canlı organizasyonların her köşede gerçekleştirildiği bu şehirde, Sheldonian Anfitiyatrosu’nun veya Christ Katedrali’nin görkemli yapısı içerisinde öğrenciler tarafından düzenlenen çok sayıda konser ve yapım da sergileniyor. Özellikle caz müziğin öne çıkarak çevreyi sardığı Oxford’da pub, kulüp, kafe ve komedi aktivitelerinin gerçekleştirildiği mekânlar da oldukça ilgi çekiyor.

Bir üniversiteler şehri olarak Oxford’da dil eğitimi almak oldukça ayrıcalıklı bir durumdur. Başkent Londra’ya yakın mesafede bulunan şehirde günün her saati ulaşım mümkün olmakla birlikte güvenli ve hareketli bir yaşam içerisinde eğitim almak mümkündür. Elbette ki böyle bir şehirde kaliteli eğitim almanın maddi karşılığı da olmaktadır. Eğitim masrafı haricinde yaşam masraflarına bakıldığında Oxford’da yaşamanın diğer şehirlere oranla biraz daha üst düzeyde yer aldığını söylemek mümkündür. Yeme içme alışkanlığı olarak genellikle dışarıda yemek yemeyi seven İngilizlere ayak uydurabileceğiniz Oxford’da farklı milletlerin damak tatlarına uygun restoranlarda yemek yenilebiliyor. Oxford’da ekonomik bir restoranda yemek yemek için yaklaşık 12 Pound ödemek gerekirken daha kaliteli restoranlarda ücret 25 Pound’a kadar çıkabiliyor. Yemeğini kendi yapacak olan öğrenciler için temel ihtiyaçlara verilecek toplam ücret ise 40 ile 50 Pound arasında değişiyor. İngiltere’nin pek çok şehrinde olduğu gibi Oxford’da da ulaşım son derece rahattır. Otobüs ve tren gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra taksiler de her gün hizmet verir. Taksilerde kilometre başına 2 ile 4 Pound arasında ücret farklılığı olabiliyor. Toplu taşımalarda ise 2 Pound’a tek kullanımlık bilet alınabileceği gibi 50 Pound’a aylık biletlerden de alınabiliyor.

Her şehirde olduğu gibi Oxford’da da öğrencilerin konaklayabileceği farklı alternatifler bulunuyor. Bunlardan en popüler olanı öğrenci yurtlarıdır. Diğer öğrenciler ile birlikte ortak yaşam alanında kalınabilen öğrenci yurtlarında hazır yemekler çıkabildiği gibi öğrenciler kendi yemeklerini yapma fırsatını da bulabiliyorlar. Daha güvenli ve eğitime katkı sağlayabilecek bir alternatif olan aile yanı konaklama alternatifinde ise öğrenciler yemeklerini kaldıkları aile ile birlikte yiyebilirken kaldığı şehrin kültürünü benimseme açısından da daha kolay bir ortamda bulunmuş oluyor. Misafirperver ve arkadaş canlısı bir ailenin yanında öğrenciler rahatlıkla dillerini pratik yapma imkânı bulabilirler. Bu seçeneklerin yanı sıra maddi durumu yeterli olan öğrenciler için otel seçeneği de mevcuttur. Oxford’da öğrencilere uygun kalınabilecek çok sayıda otel bulunuyor. Son olarak birkaç öğrenci birleşerek kiralanabilen öğrenci evleri de konaklama alternatifleri arasında yer alıyor. İster tek daire olsun ister bir dairenin tek odası olsun kiralama yöntemi ile iki veya üç kişi olacak şekilde konaklamak mümkündür.

Cambridge

Dünyanın ve İngiltere’nin en eski ve en kaliteli üniversitelerinden biri olan Cambridge Üniversitesi’nin faaliyetlerini sürdürdüğü Cambridge kenti, sakin ve sıradan bir İngiltere şehridir. Büyük şehirlerin debdebesi ve karmaşasından uzak kalmak isteyenlerin ilk tercihi olan kent, başkente yakın konumu nedeniyle ülke için özel bir yere sahiptir.

Dünya çapında kaliteli eğitim veren üniversiteleri ile öne çıkan Cambridge, 2000’li yıllara dayanan tarihi sayesinde prestijli ve kültürel açıdan zenginliği ile biliniyor. Son derece güzel mimariye sahip tarihi binalarla donatılmış olan bu şehre genç ve parlak zihinlerin kimliği yansıyor. Şehir yapısının yanı sıra kırsal alanlardaki manzaralarının da dikkatleri üzerine çektiği Cambridge, her yıl dört milyona yakın öğrenci tarafından ziyaret ediliyor. Mimari ve tarihi yapısının yanı sıra kültürel yaşamı da oldukça renkli olan şehirde çok sayıda tiyatro, modern sanatlar, sinema ve çeşitli kültürel etkinliklere rastlamak mümkündür. Şehir merkezi etrafında çevrelenmiş çeşitli müzelerinde çok sayıda tarihi ve kültürel eserin sergilendiği Cambridge’te otobüs turları da oldukça meşhurdur. Şehrin tüm turistik bölgelerinin gezilebildiği otobüs turları sayesinde öğrenciler şehrin kültürel yapısını keşfedebilirler. Ayrıca çok sayıda tiyatro salonuna sahip olan şehirde drama ve komedi türlerinde sergilenen oyun, konser ve operalar da izlenebiliyor.

Yürüyerek dolaşmanın son derece kolay olduğu Cambridge şehri, farklı ulaşım alternatifleri ile dikkat çeker. Cambridge trenleri sayesinde çevresindeki yakın şehirlerin hepsine kolayca ulaşılabildiği gibi otobüs servisleri ile şehir içinde rahatlıkla her noktaya gitmek mümkündür. Taksiler ise telefon ile çağrılabildiği gibi duraklardan da ulaşılabilir. Diğer İngiltere şehirlerinde olduğu gibi Cambridge’te de tek kullanımlık ve aylık biletler ile ulaşım sağlanıyor. Tek kullanımlık bilet fiyatı 2,40 Pound iken aylık bilet için 52 Poundluk bir ücret ödenmesi gerekiyor. İlgi çekici yemek mekânlarının bulunduğu şehirde neredeyse her sokakta öğle yemeği yenilebilecek bir mekân yer alıyor. Amerikan, İngiliz, Çin, Fransız, Yunan, Hint, İtalyan ve diğer dünya mutfaklarından çok değişik tatların tadılabileceği Cambridge’te orta seviyeli bir restoran yaklaşık 25 Pound ile leziz yemekler yenilebiliyor. Market alışverişi ise temel ihtiyaçlar için yaklaşık 35 Pound ile karşılanabiliyor. Cambridge’te konaklama ücretleri kiralık evde kalmayı tercih edenler veya öğrenci evi, öğrenci yurdu gibi seçenekler için farklılık gösteriyor. Kirada kalanlar için faturaların ortalama miktarının yaklaşık 175 Pound olduğu söylenebilir.

Cambridge’te öğrenciler için konaklama seçenekleri arasında en çok tercih edilen aile yanı konaklama oluyor. Yabancı öğrencilerin dil öğreniminde onlara yardımcı olmaya hevesli olan İngiliz ailelerinin evlerini açması, uluslararası öğrenciler için bir fırsat olarak görülüyor. Danışmanlık hizmeti veren firmaların özel olarak tavsiye ettiği aile yanı konaklama seçeneğinde bir ev sıcaklığında rahatça dil eğitimi almak mümkündür. Diğer bir konaklama seçeneği olan öğrenci evleri bir evin farklı odalarını kiralama şeklinde kullanılabiliyor. Mutfak, banyo ve oturma odasının ortak alan olarak kullanıldığı öğrenci evlerinde birden fazla kişi ile birlikte kalınabiliyor. Genellikle öğrencilerin ilk aklına gelen konaklama seçeneği olan öğrenci yurtları ise eğitim açısından ileri seviyeye ulaşmış Cambridge şehrinde önemli bir yer kaplıyor. Özellikle şehre entegre olma konusunda sorun yaşayan öğrenciler için öne çıkan bir alternatif oluyor. Daha bağımsız şekilde konaklamak isteyen ve ekonomik durumuna güvenen öğrenciler için ise bir otelde kalmak veya bir daire kiralamak seçenekleri de bulunuyor.

Brighton

Deniz kıyısında bol yağmur alan harika bir İngiliz şehri olan Brighton, birbirinden özel dil okullarına ev sahipliği yapıyor. Küçük bir yüzölçümüne sahip olan Brighton, ülkemizdeki birkaç ilçe ebatlarındadır. Yalnızca dil eğitimine odaklanmak isteyen öğrenciler, muhteşem bir doğaya sahip olan Brighton’da yabancı dil eğitimi alabilirler.

Hem yazlık bir şehir olması hem de canlı bir yapıya sahip olması nedeniyle hareketi seven öğrenciler için uygun olan Brighton, bünyesindeki dil okulları ve üniversiteleri ile kaliteli bir eğitim veriyor. Sıradışı festivalleri ile öne çıkan şehirde yapılabilecek kültürel faaliyetler arasında müze gezileri, gece kulüplerindeki eğlenceler ve büyük mağazalarda alışveriş çılgınlığı yer alıyor. Özel araçlara göre çok daha fazla kullanılan bisikletlerin caddeleri doldurduğu Brighton’da sade ve eğlenceli bir eğitim süreci geçirmek mümkündür. Sealife Center’da çeşitli deniz canlılarını izlemek, sahil kesimindeki barlarda vakit geçirmek ve mükemmel peyzajlı parklarında dolaşmak da en çok tercih edilen faaliyetler arasında yer alıyor. El sanatlarından tarihsel kıyafetlere ve resim işçiliğine kadar pek çok eserin sergilendiği Brighton Müzesi ve Sanat Galerisi şehri ziyaret edenlerin uğrak yeri olurken şehrin gezilmesi gereken parklarından biri olan Preston Park ise her gün ziyaretçilere hizmet veriyor.

İngiltere’nin tüm kentlerinde yaşam standartları ve kalitesi birbiriyle paralellik gösterse de küçük bir şehir olan Brighton daha ekonomik bir kenttir. Brighton’ı birbirine bağlayan tren hatları ve otobüs rotalarını kullanarak şehrin tüm bölgelerine ulaşım sağlamak oldukça kolay. İngiltere’nin en güzel tatil şehirlerinden biri olan Brighton’da bisikletler en popüler ulaşım araçları arasında yer alıyor. Ayrıca küçük yüzölçümüne sahip bu kentte yürüyerek de birçok noktaya ulaşmak kolayca mümkün. Toplu taşıma araçlarında tek kullanımlık bilet için 2,40 Pound ücret vermek gerekirken aylık bilet için ise 69 Pound ücret vermek gerekiyor. Evde yemek yemek kültürünün çok yaygın olmadığı Brighton’da dünyanın farklı mutfaklarından lezzetlerin sunulduğu restoranlar tüm gün misafirleri ağırlıyor. Türk damak tadına hitap eden İtalyan ve Yunan restoranlarında günün her öğünü lezzetli ve ekonomik yemekler tüketilebilir. Ayrıca global fast food restoranları da gece geç saatlere kadar hizmet veriyor. Ucuz bir restoranda 10 Pound ile yemek yenilebilirken daha lüks restoranlarda yaklaşık 25 Pound ile yemek yemek de mümkündür. Temel ihtiyaçların yer aldığı bir market alışverişi için ise yaklaşık 40 Pound vermek gerekebiliyor. Konaklama alanında ise Brighton şehrinin diğer İngiliz kentlerine göre daha ekonomik şartlara sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Öğrenci evleri, öğrenci yurtları, oteller ve aile yanı konaklama alternatiflerinin bulunduğu Brighton şehrinde öğrenciler kendilerine en uygun seçeneği tercih edebilirler. Kurumların yönettiği öğrenci yurtları, birkaç öğrencinin birleşerek kiraladığı öğrenci evleri ve aile yanı konaklama seçenekleri tek başına kalmak istemeyen öğrenciler için uygun olurken oteller ise daha özgürce konaklama fırsatı arayan öğrenciler için uygun olabilir.

Bristol

Güney İngiltere’de klasik bir İngiliz kenti olan ve diğer şehirlere göre daha ucuz ve kolay bir yaşam standardına sahip Bristol, bir öğrenci kenti olarak bilinir. Şehrin konumu başkente ve büyük şehirlere uzak olsa da eğitim kalitesi İngiliz eğitim sisteminin en iyileri arasında yer alıyor.

Geçmiş tarihinde İngiltere’nin en büyük üç şehrinden biri olan ve günümüzde de bulunduğu bölgede önemli bir yere sahip olan Bristol’de birbiri ile oldukça kaynaşmış bir toplumsal yapı vardır. Bu anlamda sahip olduğu kültürel zenginlikler ile dikkat çeken ve 1000 yıllık bir geçmişe sahip olan şehirde klasik bir İngiliz şehrinin özellikleri görülür. Kültür merkezleri, tarihi caddeleri, köprüleri, müzeleri ve renkli sosyal hayatı ile Bristol vakit geçirmek için oldukça keyifli bir şehirdir. Buna ek olarak dünya çapında en sevilen müzik gruplarından biri olan Massive Attack de bu şehirden dünyaya sesini duyurmuştur.

Şehir içi ulaşım oldukça gelişmiştir ve toplu taşıma araçları içerisinde yoğun olarak otobüsler tercih edilir. Şehrin hemen hemen her tarafına hizmet veren otobüsler ile ulaşım oldukça kolaydır. Otobüslerin yanı sıra ulusal demiryolu ulaşım ağının merkezinde yer alan şehirde trenlerle de ulaşım tercih edilebilir. Toplu taşıma araçlarında tek kullanımlık veya aylık biletler kullanılır. Tek kullanımlık bilet 2 ile 3 Pound arasında değişirken aylık bilet ise 50 ile 60 Pound arasında değişiklik gösterir. Dışarıda yemek yemek isteyenler için sayısız restoranın bulunduğu şehirde her Çarşamba ve Pazar günü açılan özel pazarlardan alışveriş yapılabilir. Caddeler boyunca sıralanan kafe ve barlar ise hem güzel vakit geçirmek hem de yemek yemek için uygun mekânlardır. Dış mekânlarda yemeyi tercih edenler için ortalama bir ziyarette 25 Pound harcamak mümkünken yemeğini kendi hazırlamak isteyenler için market alışverişine ise yaklaşık 40 ile 50 Pound arasında bir miktar harcanabilir.

Bristol’de konaklama seçeneklerine bakıldığında diğer İngiliz şehirlerine göre pek farklı olmadığı görülebilir. Her şehirde olduğu gibi Bristol’de de uluslararası öğrencileri kabul eden pek çok öğrenci yurdu bulunuyor. Dileyen öğrenciler bu yurtlarda diğer öğrenciler ile birlikte konaklayabilirken dileyenler ise İngiliz ailelerinin yanında konaklama seçeneğini de tercih edebilir. Bunların yanı sıra Bristol şehir otellerinde kalabilir veya son seçenek olan öğrenci evlerinde konaklamayı isteyebilirsiniz.

İngiltere Öğrenci Vizesi

İngiltere Öğrenci Vizesi Hakkında Bilgiler

Dil eğitimi için en çok tercih edilen ülkelerden biri olan İngiltere’ye gitmek için ilk aşamalardan birisi vize almaktır ve bu aşama en önemli safhalardan biridir. Çünkü bu vizeyi alamazsanız İngiltere’de dil eğitimi hayaliniz de maalesef sona erer. Dolayısıyla vize başvuru sürecine iyi hazırlanmak sizin için çok önemlidir.

İngiltere’de eğitim amaçlı olarak altı ay gibi kısa dönemli vize talebinde bulunabileceğiniz gibi iki yıllık veya beş yıllık olmak üzere uzun dönemli vize talebinde de bulunabilirsiniz. İngiltere vizesi almak diğer ülke vizelerine göre biraz daha zordur. Örneğin iki yıllık vize başvurusunda bulunmanıza ve ona göre ücret yatırmanıza rağmen yetkililer size altı aylık vize çıkarabilirler. Bu anlamda vize sürecinde görevlileri etkilemeniz, ikna etmeniz ve eğitim sürecinizin ne kadar olduğu konusunda onları bilgilendirmeniz çok ama çok önemlidir.

Alabileceğiniz farklı vize türleri vardır. Bunlardan kısa dönemli öğrenci vizesi daha rahat alınabilirken Tier 4 öğrenci vizesi ise biraz daha geniş haklara sahip olduğu için daha zor alınır. Kısa dönemli öğrenci vizesi için belirli bir İngilizce seviyesine sahip olmanız gerekmiyor ancak bu tür bir vize aldığınız zaman uzatma şansınızın olmadığını belirtelim. En fazla altı aya kadar alabileceğiniz kısa dönemli vizede çalışma izniniz de olmaz. Tier 4 öğrenci vizesinde ise en az B2 seviyesinde (intermediate) İngilizce bilmeniz gerekiyor. İngilizce seviyenizi kanıtlamak için uluslararası alanda geçerli olan bir sınava girmeniz ve sonuç belgenizi sunmanız gerekir.

Peki, kısa dönemli ve uzun dönemli öğrenci vizelerine başvururken ne tür belgelere ihtiyacınız olacak? İşte tüm belgeler ve püf noktaları…

Kısa Dönemli Öğrenci Vizesi İçin Gerekli Belgeler

– Eğitim süreciniz boyunca geçerli olacak pasaportunuzu hazır hale getirmelisiniz. Bildiğiniz gibi kabul edildiğiniz eğitim kurumunda alacağınız eğitimin süresi, en az ne kadar süreyle vize almanız gerektiğini de belirleyen en önemli faktördür. Bunun için pasaportunuzun geçerlilik süresinin buna uygun olduğundan emin olmalısınız.

– Online olarak VAFD başvuru formunu doldurmanız gerekiyor. Öncelikle bu formun Türkçe değil, İngilizce olduğunu belirtelim. Formu online olarak doldurabilirsiniz ve ardından çıktısını alarak bulunduğunuz ildeki başvuru merkezlerine teslim edebilirsiniz.

– Eskiden sahip olduğunuz pasaportlar ve vizeler sizin için görevliler üzerinde olumlu etki oluşturacaktır. Bu nedenle eğer varsa bu gibi belgeleri yanınızda bulundurun.

– Başvuru belgeleri arasında son altı ay içinde çekilmiş iki vesikalık fotoğraf da bulunuyor. Fotoğraflarınızın arka fonunun beyaz olmasına ve omuzlar ile birlikte yüzünüzü net şekilde gösterecek olmasına dikkat ediniz.

– Eğitim almayı istediğiniz eğitim kurumundan kabul edildiğinize dair belge sizin için çok önemlidir. Bu işlemi vize başvurunuzdan önce tamamlamalısınız. Bunun için öncelikle tercih edeceğiniz eğitim kurumunu araştırın ve karar verdikten sonra danışmanlar yardımı ile eğitim kurumuna başvurarak kabul edildiğinize dair belgeyi talep edin.

– Eğitim almayı istediğiniz eğitim kurumu için yapmış olduğunuz ücretin dekontunu da başvuru sırasında yanınızda bulundurmanız çok önemlidir. Her ne kadar eğitim kurumunun sizi kabul ettiğine dair belgeyi sunuyor olsanız da kuruma ödenecek ücretin dekontu sizin için daha farklı bir kanıt olacaktır. Nitekim bu aynı zamanda sizin mali yönden de sorun yaşamayacağınızı görevlilere gösterecektir.

– Daha önce almış olduğunuz İngilizce eğitimlerine dair belgeler varsa bunları da yanınızda bulundurmanızı tavsiye ediyoruz. Böylece İngiltere’ye dil eğitimi için gitme amacınızı pekiştirmiş ve uzun dönemli vize başvurularında dil seviyenizin yeterli olduğunu göstermiş olursunuz.

– İngiltere’de eğitim, konaklama ve yaşam masraflarınızı karşılayabileceğinize dair kanıt niteliğindeki belgeler başvuruda yanınızda olması gereken en önemli evraklardır. Çalışıyorsanız, üzerinize kayıtlı tapu, araba ve benzeri varlıklar varsa veya bir şirket sahibiyseniz her birine dair gerekli evrakları yanınızda bulundurmalısınız. (Maaş bordrosu, sigorta bilgisi, orijinal banka hesap ekstresi, işyeri evraklarının fotokopisi, şirkete ait banka hesapları, tapu, araba ruhsatı fotokopisi, kira geliri vb.)

– Eğer hâlâ öğrenciyseniz öğrenci belgesi, mezun olduysanız diplomanızı da yanınızda götürmelisiniz.

– Çalışma durumunda maaş bordrosu, izin belgesi ve döndükten sonra işe devam edeceğinize dair işyerinden alacağınız belgeyi de sunmanız gerekiyor.

–  Evli olanlar için evlilik cüzdanının fotokopisi.

– 18 yaşın altında olanlar için anne ve babadan alınan noter onaylı izin ve İngilizce tercümesi.

– 18 yaşın altında olanlar için Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ve İngilizce tercümesi.

Tiwe 4 Genel Öğrenci Vizesi İçin Gerekli Belgeler

– Eğitim alacağınız süre boyunca geçerli olacak pasaport

– Eski pasaport ve vizeleriniz

– İngilizce seviyenizin yeterli olduğunu kanıtlayan sınav sonuç belgesi

– İngiltere’de eğitim alacağınız kurumdan kabul edildiğinize dair belge (CAS referans numarası)

– Eğitim, konaklama ve yaşam masraflarını karşılayabileceğinize dair kanıt belgeleri (bankadan alınmış hesap dökümü, vize başvuru tarihinden en az 28 gün önce hesaba yatırılmış olan ücret dekontu, eğitim için yapılan masrafları kanıtlayacak fatura ve makbuzlar, )

– Nüfus Müdürlüğü’nden alınan Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ve İngilizce tercümesi

– İki tane vesikalık fotoğraf

 

Amerika’da Yüksek Lisans İçin Hangi Sınava Girilmeli?

Amerika’da Yüksek Lisans İçin Hangi Sınava Girmeliyim? GRE mi GMAT mı?

Amerika Birleşik Devletleri’nde yüksek lisans yapmayı düşünenlerin girebilecekleri iki tane sınav vardır. Bunlar kısaltmaları olan GRE ve GMAT isimleri ile bilinir. Peki, hangisine girmeniz sizin için daha avantajlı? Bu sorunun cevabı için bir takım bilgiler edinmelisiniz.

Öncelikle başvuracağınız kurumun hangi sınav sonucunu kabul ettiğini incelemeniz gerekiyor. Kimi kurumlar bu iki sınavdan yalnızca birini tercih ederken kimisi ise her iki sınav sonucunu da kabul etmektedir. Her ikisinin de kabul edildiği durumda hangisini tercih etmelisiniz?

Sınav yapılarını karşılaştırmamız gerekirse; GRE sınavı 75 dakikalık 1 adet makale çözümleme bölümü, 30 dakikalık 2 adet sözlü bölüm ve 35 dakikalık 2 adet sayısal bölümden oluşuyor. Sınavın toplam uzunluğu ise 3 saat 40 dakika sürüyor. GMAT sınavı ise 30 dakikalık 1 adet makale çözümleme bölümü, 30 dakikalık 1 adet akıl yürütme bölümü, 75 dakikalık 1 adet sayısal bölüm ve 75 dakikalık 1 adet sözlü bölümden oluşuyor. Sınavın toplam süresi ise 3 buçuk saattir.

Bu sınavlara yılda kaç kişinin girdiğine baktığımız zaman GRE sınavına 655 bin öğrenci girerken GMAT sınavına ise 250 bin öğrencinin girdiğini görüyoruz. Tabii ki bunun farklı nedenleri olabilir. Kolaylık veya zorluktan ziyade kurumların tercih ettiği sınava girme zorunluluğu ve yüksek lisans yapacağınız bölüm ile daha uyumlu olan sınavı tercih etme gibi sebepler bunlar arasında sayılabilir. Nitekim GMAT sınavı genellikle işletme okuluna girmek isteyen adayların girdiği bir sınav iken GRE sınavı ise diğer alanlarda okuyacak öğrenciler için daha yaygın olarak tercih edilir.

GRE sınavında genel olarak kelime bilgisine önem verilir. GMAT sınavında ise daha çok dilbilgisine dair bilginiz ölçülür. Hesap makinesinin GMAT sınavında kullanılmasına izin verilmediği için matematik bölümünün daha zorlayıcı olabileceğini söyleyebiliriz. GRE sınavında bilmeniz gereken diğer bir şey ise belirlediğiniz konu alanına dair 7 farklı seçenekten birini tercih edebileceğinizdir.

GRE sınavının ardından üç bölüm için üç ayrı puan hesaplanır. GMAT sınavının ardından ise beş bölüm için beş ayrı puan hesaplanır. Her iki sınavda da genel puanınız da ayrı şekilde hesaplanacaktır. Puan hesabının yanı sıra yüzdelik başarınız da size sunulur. GRE sınavında sözel ve sayısal puanlar 130 ile 170 arasında olabilirken GMAT sınavında ise genel puan 200 ile 800 puan arasında değişiyor.

 

Anaokulundan Üniversiteye Amerikan Eğitim Sistemi

Anaokulundan Üniversiteye Amerikan Eğitim Sistemi

Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim almak istiyorsanız bu ülkedeki eğitim sisteminin ana hatlarını bilmek daha başarılı bir eğitim süreci geçirmenizi sağlayabilir. Öncelikle Amerika Birleşik Devletleri’nde Türkiye’deki gibi tüm ülkeye yayılmış yasalarla korunan bir eğitim sistemi yoktur. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 50 yıl önce faaliyete başlayan Eğitim Bakanlığı’nın görev tanımı ise daha çok denetleme üzerinedir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Eğitim Bakanlığı, eyaletlerin belirlediği eğitim prosedürünün doğru olup olmadığını denetlerken anayasaya aykırı yerel uygulamaları önlemek için denetmenler görevlendirir. Eyaletler, kendilerine bağlı şehirlerde nasıl bir eğitim sistemi uygulanacağını ve eğitim prosedürünü kendileri belirleme hakkına sahiptir. Hazırlanan prosedür ve eğitim sisteminin aksamadan çalışabilmesi için eyalet gerekli bütçeyi okullara aktarmakla sorumludur.

Eyalet yetkililerinin görevlendirdiği yerel yönetimler ve okul aile birliği üyeleri okulun laboratuvarları, kütüphanesi, spor tesisleri ve bu yapıların yapım ve onarımının gerçekleştirilmesini sağlamakla görevlidir. Ayrıca yerel yetkililer okullardaki müfredatın yanı sıra ders kitaplarının belirlenmesinde de yetkilidir. Belirlenen müfredatı öğretecek öğretmenler ve okul idarecileri de yerel yetkililer tarafından seçilir. Eğer bölgede yeni bir okul yapmak veya okula yeni bir tesis yapmak gerekirse gereken bütçeyi sağlayabilmek için yerel yetkililer şehir bütçesini kullanabilir veya mahalli vergiler çıkartabilirler.

Amerika Birleşik Devletleri’ni birçok farklı kültür ve millet meydana getirdiği için merkezî yönetim eyaletlerdeki okullardaki eğitim müfredatını ve tarzını tamamen eyalette yaşayan insanlara bırakmıştır. Bu da eğitimin kalitesini doğrudan etkilemiş ve birçok bilim adamının yetişmesinin yolu açılmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde öğretim öncesi anaokulu, bir ile üç yıl arasında eğitim vermektedir. İlk ve orta öğrenimin ardından high school eğitimi alan normal bir birey, toplam 12 senede yükseköğrenim öncesi eğitim hayatını tamamlamış olur. Türkiye’nin aksine Amerika Birleşik Devletleri eğitim kurumlarında yetenekli ve zeki öğrenciler için sınıf atlama sınavları yapmaktadır. Örneğin altıncı sınıftayken bu sınıfın gerektirdiği dersleri verecek yeteneğe ve zekâya sahipseniz bir testten geçerek yedinci sınıfa atlayabilirsiniz. Amerikan eğitim sisteminde ilk ve orta öğretim kurumlarında öğretmen olabilmek için üniversite mezunu olmak gerekiyor. Ayrıca diploma sahibi öğretmenler mezun oldukları üniversiteler veya başka üniversitelerde gerçekleşen meslekî eğitimlere, kurslara ve seminerlere katılarak çağı yakalamak zorundadır.

Teknolojinin ana merkezi olan Amerika Birleşik Devletleri, eğitim kurumlarının da ezberci olmak yerine deneme yanılma yöntemini kullanmasını tercih eder. Bu nedenle hemen hemen bütün eyaletlerdeki okullar, kitap, defter ve ezberden oluşan eğitim felsefesini reddeder. Tartışmayı, okumayı, anlamayı ve fikir yürütmeyi ön plana çıkartır. Öğretmenler, bir kitaptan bir pasajın ezberlenmesini istemek yerine öğrencilerine farklı kaynaklardan karşılaştırmalı araştırma yapma görevi verir. Bu da diyalektik düşüncenin ve araştırma alışkanlığının artmasını sağlar.

Amerikan eğitim sisteminde öğrenciler Türkiye’ye kıyasla bir yılda çok daha az ders görürken kendilerini farklı alanda yetiştirebilmeleri için teşvik edilirler. Okullarda eğitmenlerin yeteneğini keşfettiği öğrencileri o alanlara kanalize etmesi alışıldık bir durumdur. Örneğin high school (lise) eğitimi alan bir öğrenci, basketbolda veya sanat alanında yetenekliyse mutlaka bu alanlarda teşvik edilir. Öğrenci kendini yetenekli olduğu alanda geliştirmeyi başarırsa ülkenin en saygın üniversiteleri tarafından burslu olarak eğitim vermek için davet edilir.

Türkiye ile kıyaslandığında eğitim kurumlarının teknolojik yeniliklere açık olması, Amerikan okullarının en büyük artısıdır. Ayrıca ezberci eğitim yerine öğrenmeyi ve özgüveni arttırmayı hedefleyen eğitim felsefesi de kendine güvenen ve başarıya aç öğrenciler yetişmesini sağlıyor. Ayrıca high schooldan (liseden) mezun olduktan sonra üniversite eğitimi almayı düşünmeyen öğrenciler için mesleki kursların bulunması, onları eğitimin hemen ardından iş hayatına adapte edebilmeyi sağlıyor.

Amerikan üniversiteleri, dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alırken bunu sağlayan şey üniversitelerin eğitim felsefesidir. Özel ve devlet üniversiteleri tüm ülkeyi sararken yaklaşık 15 milyon öğrenci 4500 Amerikan üniversitesinde eğitim görmektedir. Amerikan üniversitelerinin yetiştirdiği bilim adamları ve ev sahipliği yaptığı bilimsel araştırmalar, yabancı öğrencilerin başvuru oranını da arttırmıştır. Amerika Birleşik Devletleri de uluslararası öğrencilere kapılarını açarak eğitim kalitesini arttırmayı ve çoğulcu bakış açısını sağlamayı hedeflemektedir.

Amerika’nın sahip olduğu genç nüfusun yaklaşık yüzde 60’ı günümüzde yükseköğrenim hayatına devam etmektedir. Bu da dünya ile kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydir. Amerikan üniversitelerini çekici kılan temel faktörlerden biri eğitim kalitesi ve bu kaliteyi sağlayan eğitim görevlileridir. Bu üniversitelerden mezun olan uluslararası öğrencilerin kendi ülkelerine döndüklerinde sağladıkları fayda yadsınamaz bir gerçektir. Ayrıca Amerikan üniversiteleri bilim üretilmesi konusunda da liderdir. Sağlık ve teknoloji alanındaki birçok buluş, bu üniversitelerin sınırlarında bulunan araştırma merkezlerinde gerçekleşmektedir.

Amerika Seyahati Öncesi Önemli Hususlar

Amerika Seyahati Öncesi Göz Önünde Bulundurulması Gereken Hususlar

Yaz okulu, dil okulu veya üniversite için Amerika Birleşik Devletleri’ni tercih ettiğinizde vize işlemleri ve diğer süreçler için ciddi bir zaman harcamanız gerekiyor. Bu zorlu süreçte danışmanların desteği birçok konuda sizin işinizi daha kolaylaştırabilir. Eğitim kurumu ve konsoloslukta işlerinizi hallettikten sonra yolculuğa hazırlık süreciniz başlar. Bu süreçte dikkat etmeniz gereken birkaç temel konu, yolculuk sırasında ve sonrasında rahat etmenizi sağlayacaktır.

Teknolojik aletler (laptop, cep telefonu, tablet, tıraş makinesi) artık insanların birer uzvu kadar önemlidir. Bütün teknolojik ürünler şarjlı olduğundan şarj edilmeleri gerekir. Ancak ülkelere göre prizler farklılık gösterebilir. Amerika’ya giderken yanınızda mutlaka birkaç tane Amerikan prizi almayı unutmayın. Henüz gittiğiniz bir ülkede cep telefonunuzun veya diğer teknolojik cihazlarınızın şarj problemi nedeniyle çalışmaması durumunda zor durumda kalabilirsiniz.

Seyahatlerde sağlık konusu da önemli bir yer tutar. Bazı hastalıklar kısa süreli ilaç kullanımları ile sonlandırılabilse de kimi hastalıklarda bu mümkün olmayabilir. Eğer devamlı kullanmak zorunda olduğunuz ilaçlarınız varsa yanınıza almayı ihmal etmeyin. Zira gideceğiniz ülkede yeniden bazı testlerden geçme ve doktorun sizin için reçete yazmasını bekleme süreci korkunç tahribatlar yaratabilir.

Tüm cep telefonu operatörleri artık yurtdışında hizmet verirken ücretleri de normal değerlere taşıyorlar. Bu nedenle yurt dışında bir hat alarak iletişim kurmak yerine mutlaka cep telefonunuzu yurt dışı aramalara açtırın. Elbette internet aracılığıyla iletişim kurulacak pek çok program bulunuyor. Ancak acil bir durumla karşılaştığınızda ve internet çekmediğinde çok ciddi problemler yaşayabilirsiniz.

Zorlu bir sürecin ardından elde ettiğiniz hakları kaybetmemek için yasal olan tüm evrakları dikkatle korumalı ve mutlaka yanınızda bulundurmalısınız. Yanınızda bulunduracağınız tüm belgelerin fotokopilerini çekip ayrıca bagajınıza koymak yaşanma ihtimali küçük de olsa problemlere karşı tedbir anlamında önemlidir.

İlk defa yurt dışına seyahat edecekseniz yurt içi uçuşlardaki check-in işlemleri gibi işlemlerinizi kolayca halledebileceğiniz kanısına kapılmayın. Uçuş öncesi tüm işlemleri sorunsuz halledebilmek adına iki veya üç saat önceden havalimanına gitmelisiniz.

Online MBA Nedir

Online MBA Nedir ve Ne İçin Yapılır?

Amerika’da eğitim sürecini bir üst düzeye çıkararak geliştirmek isteyenler için MBA çok önemlidir. Türkçe açılımı ile İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı anlamına gelen MBA, rekabetçi dünya içerisinde ayakta kalabilmeniz için size çok önemli eğitimler sunar. Online MBA ise bu programın uzaktan eğitim yöntemi ile gerçekleştirilen türüdür. Yani okula gitme zorunluluğunuz olmadan, yalnızca kendinize uygun saatlerdeki derslere girerek ve bilgisayar üzerinden dersleri takip edebileceğiniz bir program şekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu sayede çalışırken bir yandan eğitim sürecinizi sürdürebilirsiniz.

İş hayatınızda bir adım önde olmanızı sağlayan MBA programı sayesinde iş ağınızı geliştirme imkânı da bulursunuz. Çünkü eğitim boyunca iş dünyasındaki isimlerden ders alma fırsatınız olacaktır. Online olarak ders içeriklerine her yerde ulaşabileceğiniz bu programlara başvurabilmeniz için en önemli kriter İngilizce düzeyinizdir. IELTS veya TOEFL sınavlarından birinden alacağınız yüksek puan online MBA başvurunuzda sizi ayrıcalıklı hale getirebilir. Kimi online MBA başvurularında GMAT sınavı da istenebilmektedir. Başvurunuzun kabul edilip edilmeme durumunu etkileyecek diğer unsurlar ise lisans mezuniyet dereceniz, iş tecrübeleriniz ve yurt dışı deneyimlerinizdir.

Peki, online eğitim programları nelerdir? Hangi programlara başvurabilirsiniz ve hangi alanlarda eğitim alabilirsiniz? Online İşletme Yüksek Lisansı (MBA), Online Kamu Yönetimi Yüksek Lisansı (MPA) ve Online Uluslararası İşletme Yüksek Lisansı (Fen/MSc IB) programlarına başvuru yapabilirsiniz.

Online MBA programlarında üzerine yoğunlaşabileceğiniz pek çok alan vardır. Bu alanlar üzerine yoğunlaşarak kendinizi alanınızda geliştirme fırsatı bulabilir ve alana dair detaylara daha net şekilde hakim olabilirsiniz. Muhasebe, kurumsal strateji, ekonomi, girişimcilik, finans, insan kaynakları, uluslararası ticaret, pazarlama, bilişim teknolojileri, organizasyonel davranış, proje yönetimi ve işletme yönetimi gibi daha pek çok alan üzerine yoğunlaşabilirsiniz.

Amerika’da online MBA eğitimi alabileceğiniz üniversiteler mevcuttur. Stanford Üniversitesi, Pensilvanya Üniversitesi, Harvard Üniversitesi, Chicago Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü online MBA eğitimi alabileceğiniz eğitim kurumlarından birkaç tanesidir. Elbette ki bu üniversitelerde verilen online MBA programları değişiklik göstermektedir ve sizin de kendi yoğunlaşacağınız alana göre bu üniversiteleri incelemeniz gerekir. Kendinize ve yapmak istediğiniz iş alanına dair en uygun olan bölümü seçmeye gayret etmelisiniz.

Amerika’da Yaşam Neden Daha Farklı?

Amerika’da Yaşam Neden Daha Farklı?

yüzyılın ortalarında keşfedilen Amerika kıtasının en güzel ve stratejik topraklarına kurulan Amerika Birleşik Devletleri günümüzde dünyanın merkezi olarak kabul edilir. Birinci ve ikinci dünya savaşlarının ardından Uzakdoğu ülkeleri ve Avrupa ülkeleri ekonomi, teknoloji, insan gücü alanlarında zayıflarken Amerika Birleşik Devletleri büyümeye devam etmiştir. Teknoloji, sanayi, bilim, spor, sanat alanlarında lider bireyler yetiştiren Amerika Birleşik Devletleri insanlığa ne vaat ediyor ki dünya genelinde pek çok insan bu ülkede yaşamak istiyor?

– Ekonomi, birçok ülke için olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri için de önemlidir. Ülkede kendi sektörlerine liderlik yapan firmalar, kişi başına düşen milli gelirin de artmasını sağlamıştır. Dünyanın en fazla milyarderinin yaşadığı ülkede, kişi başına düşen milli gelir de oldukça yüksektir. Gelir düzeyinin yüksek olması da insanların yaşam standardını yukarıya taşıyan bir faktördür.

– Kalabalık bir nüfusa sahip olmasına rağmen geniş arazileri sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan her birey geniş yaşam alanlarına sahiptir. Hayranlık duyulan Amerikan evlerinin yanı sıra halkın eğlencesi için ayrılan spor ve sanat alanları, park alanları yaşama hazzının en üst seviyede hissedilmesini sağlıyor. Doğal yaşama ve ormanlara büyük önem gösteren Amerika Birleşik Devletleri yöneticileri, imar konusunda katı kurallar uygulayarak doğanın saf kalmasını sağlıyorlar.

– Bir konuda uzmanlaşabilmek için eğitim almak gerektiği malumdur. Amerika Birleşik Devletleri de dünya genelinde her alanda iddialı olabilmek için kaliteli bireyler yetiştirmeyi tercih eder. Amerikan eğitim sistemi ve eğitim kurumları, dünyanın en iyileri arasında yer alırken eğitim kalitesini daha da arttırabilmek için alanında başarı gösteren öğretim görevlileri ve öğrenciler ülkeye davet edilir.

– Fırsatlar ve eğlence ülkesi olan Amerika Birleşik Devletleri’nde ehliyet alma yaşı 16’dır. Bunun yanı sıra araçlar ve yakıtlar da dünya geneline göre ucuzdur. 500 ile 1000 dolara ortalama seviyede bir araba satın alarak araç kullanabilirsiniz.

– Bireyler ihtiyaçları ve istekleriyle hayata tutunurlar. İhtiyaçlarınızı ve isteklerinizi ancak kazancınız orantısında karşılayabilirsiniz. Bir ürünü alacak maddi gücünüz olsa dahi kaliteli ürün bulmak da zaman zaman zor olabilir. Amerika Birleşik Devletleri pek çok uluslararası firmanın merkezi olduğundan birçok giyim markası, teknoloji markası, araba markası bu ülkedeki ürünlerini ucuz fiyatlarla satarlar. Kendi ülkenizde bir servet harcayacağınız teknolojik bir ürün Amerikalı için kolay ulaşılabilir sıradan bir ürün olabilir.

– Farklı kültür, mezhep ve milletlerin birlikteliğinin var ettiği Amerika Birleşik Devletleri oldukça zengin bir yemek kültürüne de sahiptir. Hayatınız boyunca tadamayacağınız hatta adını bile duyamayacağınız lezzetler bu ülkedeki köşe başı dükkânlarında servis ediliyor. Bu, yalnızca yemek yemek anlamında bir artı değil aynı zamanda insanın dünya kültürü ile kucaklaşması için de önemlidir.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: